- Kategori
- Hayvanlar Alemi
Veteriner hekimlerim ve hayvan dostları!

Hastaneye koştura, koştura sevinçle gidilir. Dünyamıza bir dünyalı daha katılınca, selamlamak hoş geldin demek için, bunun haricinde, herkes hemfikir! Eksik olmasınlar sayıları bol, yatakları boş olsun! Doktorları, profesörleri ilmin derinliklerin de yüzsünler, 5o1 den gelebilecek( En son keşfedilen, ona ulaşabilmek için bir faninin ömrü yetmez uzaklıkta bir gezegen) Hastalıklardan korunabilmenin çarelerini araştırsınlar, Birbirinden güzel hemşireler, iğnelerini aşı yapmak için batırsınlar, arta kalan zamanlarında saksı çiçeklerini sulasınlar! Tüylü çocukları onlara özel hastanelere götürmek zorunda kaldığımda, sakinleşebilmem için kurduğum hayaller bunlar. İzmir’in dışında eşimin görevi icabı gittiğimiz bir ilçede büyük kayıplarımız oldu! Yörenin beyaz melekleri, suni tohumlamada, büyük baş hayvan konusunda uzmanlardı! Ben kurt kızımın bizi bırakıp gideceğini biliyordum. Evin içinde birden peyda olan petrol rengindeki sinekler ona rahat vermiyorlardı. Kovdum gitmediler, hiç acımadan öldürdüm onları. Bile, bile ameliyat etmelerine izin verdim 7 Eylül 2oo2 bir cumartesi akşamüstü. Çok ağladı Rintin Kızım 12 saat sonra toprağa verdim. O gün ve bugün değişen hiçbir şey yok ZAMAN sanıldığı kadar usta değil yaraları sarmada! 15 senedir haşır neşiriz bu varlıklarla, her kayıp bir diğerinden daha acı! Göz görmek istemiyor, ayaklar geri, geri gidiyor ya kurtaramazsa! Tanrı’nın bahşettiği yaşam süreci sınırlı, kul bunu biliyor! Yine de içten, içten küsüyor Hekim’ine. Senelerce kliniğin kapısının önünden geçmiyor. Bir müddet sonra, İzmir’de veya başka bir yerde, yeniden beyaz güvercinler uçuşuyor! Kendi şehrinden, tanıdığın çevreden iyisi yoktur gibi gelir, öyle ya evveliyatını bilirsin, tüylü, tüysüz kanatlı kanatsız çocuklara, telaşlı tedirgin korkudan perişan ailelerine karşı sergilenen davranışlar, önemli. Sabır, anlayış bahşetmesi gerek hekimin! İşi başından aşkın olsa da, tüm ümitler Yüce’ye ve ona bağlanmış! Sorunu çözdüğünde ondan büyük yok, aksi halde “Nerede yanlış yaptı, şunu bunu da deneseydi” Akıl almaz bir çelişki! Bizim tam üç Veterinerimiz var, açgözlülükten itimatsızlıktan değil, tedbirli olmaya özen göstermekten, Doktor Levent, evimize çok yakın, 15 yıldır bize tahammül ediyor bir telefon yeterli üşenmeden gelir, motosikletinle veya arabası ile eğer Çeşme’ de Karaburun’da değilse! Tek tabanca her yere kendi koşturur! Her seferinde ikram edecek çayı kahvesi vardır, hatırşinastır! “Ava gitmek” tasvip etmediğimiz bir faaliyet, aramızda hiçbir şekilde gündeme gelmemiş bir konu. Bilginler: etyemez çocukların zekâ düzeyleriyle ilgili kuşkuları olduklarını belirtmişler. Kedi kız Monky bizimle yaşamaya karar verdiğinde, gönlü zengin sempatik Hekim: “Alev ablacığım madem sizler, Monky kızı kısırlaştırdıktan sonra sokağa bırakmadınız, tüm aşıları bundan böyle benden, o benim de kızım” dediğinde gönlümüz olmuştu ilgisinden ötürü. Hiçbir zaman pazarlık etmedik asla emeğini karşılıksız bırakmanın yollarını denemeye yeltenmedik. Onun da hayatını idame ettirebilmesi için, yaptığı işten kazanç sağlaması gerekli. Değerli diğer ikilinin, kliniği bize biraz uzakça, 24 saat açık, mütecanis(homojen) bir kadro, acil durumlarda, merhem olacak birileri karşınızda! Onlarla da tanışalı 15 yıl oldu. Veteriner Hekim Aziz Bey! Sakinleştirici ses tonu, kararlılığı, rahatsızlık vermeyen mesafeli davranışı, “yüreğim tertemiz” diyen yüz hatları, arkada toplanmış uzunca siyah saçları, olumlu ışınlar yayan kişiliği ve her şeyden önce mesleğinin erbabı. Veteriner Hekim Rauf Bey! Onun da saçları uzunca arkada toplanmış, sarışın. Hep düşünmüşümdür, Rauf Bey doktor olmasaydı sivil asayişte veya Interpolde olur muydu diye! Gözlerinden fışkıran zekâ on metre önünden gidiyor, sanki veteriner hekim olarak dünyaya gelmiş. Bu muhteşem üçlüden vazgeçemeyiz, buranın yerlilerine(Berlinde tanıdığım hayvan çevre sağlığı ile ilgili kurum ve bireylere) bizim hekimlerimiz yabana atılmaz, dediğimde:” Neden o zaman sokaklarınız terkedilmiş hasta sakat hayvanlardan geçilmiyor” sorusunu yüzüme doğru itiyorlar! “ Savunma olarak algılamayın bu bir gerçek, ahım şahım bir destek almıyorlar bir yerlerden, XY ülkelerine bir bakın yaptığınız yardımlara da, biz mutlu oluyoruz yürekten kıskanmıyoruz lâkin “AT” ye giremedik diye böyle ihmal olmaz! Kurda kuşa pasaport sorulmaz!” Eh o zaman bi düşünelim, merkez Münih’e bildirelim, şimdilik size ucuz ilaç verelim, ümidinizi kaybetmeyin listemize sizi ve İzmir’i aldık. Beraberce merkezden başvurunuza gelecek cevabı bekleyelim.