​ Virus ve Ekonomi / Ekonomi - Finans / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Nisan '20

 
Kategori
Ekonomi - Finans
 

Virus ve Ekonomi

Borç istemek zordur. Ben çocukken babam başkalarına muhtaç olmanın borç istemenin çok zor olduğunu söyler. Paraya gün gelir ihtiyaç olur derdi. Çocukluk işte!. Babamın sözü kulağımın birinden girip ötekinden çıkardı. Konuyu anlamazdım. Biraz büyüyünce, paranın önemini algılayınca kendimce  “Babamın hep muhtaç olmaktan, paradan bahsetmesinin sebebini anladığımı düşünmüştüm.” Kendisinin yaşadığı dönem İkinci Dünya savaşı sonrası yokluk dönemiydi. Herhalde ondan etkilenmişti” diye yorumlamıştım. Okulda da “Yerli malı Türk’ün malı, her Türk onu kullanmalı”  ve “Ak akçe kara gün içindir” gibi sözleri çok iyi hatırlıyorum. Daha sonra Amerikalıların “Acil durum fonu”  en az 3 ay yaşamanıza yetmeli, kaza olur, hastalık olur, deprem olur, sel olur bir kenarda bulunsun fikrini öğrendim.

Bir kenarda paran olsun.  Bizim yaşlı anne babalarımızın öldüklerinde evlatlarına yük olmamak için  “Bu benim kefen param” deyip bir kenarda daima bir kaynak sakladığını tabii ki biliyorum.  Zamanla Belediyeler/Devlet bu sosyal konuyu ölenlerin arkasından sıkıntı yaşanmasın diye çözdü. Türk’ün bu cenaze sorunu kalmadı.

Ancak virüs ile “Yaşamın hızı düştü”.  “Evinizde kalın” deniyor. Hepimiz evimizde  yaya durumuna düştük. Ancak insanların beslenmesi, soğuktan korunması, elektrik, su, gaz ihtiyaçlarının karşılanması gerekli. Para ihtiyacı var. Amerika dolar bastı. Vatandaşının ihtiyacını karşılıyor. Muhtemelen 6 ay veya bir yıl sonra dolarları tekrar toplayacak. Döviz pahalanacak. Türkiye’de ve Dünya’nın diğer ülkelerinde basılan dolarların oluşturduğu sorun “salma vergi”  gibi halka enflasyon olarak gelecek.

Evin kedisi  bazı konularda  benden üstün. Ayrıca konsantrasyonu, dikkati en çok yirmi (20)  dakika olarak sayılan insanların günlerce evinde kalmak durumuyla karşılaşması onların canını sıkıyor.  Bu konuda evdeki kedinin bizlerden üstün olduğunu görüyorum. Yiyeceği olursa ölçülü yiyor. Uykusuna dikkat ediyor. Canı sıkılmıyor.

Hükümlülük ot gibi yaşamak olmamalı. Mevcut durum ayrıca hükümlü olarak ceza evinde kapalı mekânlarda bulunan insanların çalışarak vakit geçirmesinin, ceza çekmesinin önemini bize hatırlatıyor. Tabii ki suç cezayı gerektiriyor ama cezanın tedavi edici yönü yok. Yaşamak ot gibi, üretmeden beslenmek iyi değil. Konuya daha insani yaklaşıp hükümlünün bile enerjisinden, gücünden topluma fayda sağlamak gerekli.

Türkiye’de virüs yaşamı durdurmamalı.Gerekli fiziksel uzaklık tedbirini, hijyen tedbirlerini alarak virüsü birbirimize bulaştırmamak hedefimiz olmalı. Bu kabul.Ancak bu tedbirleri alarak yaşamaya ve üretime devam etmeliyiz. 

Hepimiz evlere çekilirsek yenilgiyi kabul etmiş oluyoruz. Buna tahammül edemeyiz. Çünkü bu süre aşı olmadıkça sınırlı bir süre değildir. Evdekilerin yaşaması, ihtiyaçlarının karşılanması kontrollü yaşamı gerektiriyor. Savaşta ordunuz yenilirse halk yenilmiş olur. Tüm sıkıntılara,  aşağılanmaya, kötü muameleye uğrarsınız.

Türkiye’nin virüse karşı ordusu üretimdir.Sağlık personelidir. Koruma tedbirleri alınarak mücadele devam etmelidir.Ayrıca “Ak akçe kara gün içindir” kaynaklarımızın da olmadığı açıktır. Köy ağasının parası yoksa, kızı evlenirken bile köylülere bahşiş veremez. Borç alırsa ileride faizi dahil yerine koyamaz ve ağalık durumu da bitebilir.

Olmayan Devlet hazinesinden de hep istemek mümkün ve uygun değildir. Muhtaçlarımızın yaşamasını sağlayarak, çarkı durdurmayarak ayakta kalmalıyız. “Emek olmadan yemek olmaz” atasözü mücadeleye devam etmemizi ve çözümü özetlemektedir. Çin virus ile mücadelenin kontrolları artırarak, hastalanan kişiyi  toplumdan  izole ederek  devam etmesine karar vermiştir. Ama ayrıca 500 milyon iş gücünün üretime devam etmesine,  çalışmasına karar vermiştir. Aksi olsaydı ekonomik çöküntüyü kabul etmiş olacaktı. Biz de ekonomik çöküntüden sakınmalıyız. 

 

  

 

 

 

 
Toplam blog
: 182
: 1556
Kayıt tarihi
: 14.10.12
 
 

Elektronik Y.Mühendisiyim. Teknik alan dışında Tasarruf ve tutumlu yaşam, Kişisel Finans Yönetimi..