- Kategori
- Futbol
Vitor Pereira’nın ‘kısa vadeli hedef’i tutuyor mu?

Fenerbahçe, Avrupa Ligi'nde gruplara kalınca, Vitor Pereira, ilginç bir saptama yapmıştı:
"Uzun vadeli hesaplar yapmam. Aslında kısa vadeli hedeflere ulaşmaya çalışıyorum.”
(“Uzun vadeli hesap”... Bunu başta Aziz Yıldırım yaptı. Kesenin ağzının açılması bunun kanıtı. Onun için “büyük beklenti” içine sokulan taraftardan sabırsız olan kesimi, taşların yerli yerine oturmaması üzerine, Aziz Yıldırım’a Pereira’yı gönder diye telkinde bulunuyor.)
“Kısa vadeli hedef”...
Bu, Pereira’nın sıradaki maçı “hedef”lediği gösteriyor. Beklenenin gerçekleştirmesi, “uzun vadeli hesap”ın kendiliğinde tutmasını sağlar. Avrupa Şampiyonlar Lig’inde şaşan “hedef”, Avrupa Ligi’nde “kısa vadeli” olarak sürüp gidiyor. Pereira, ilkinde tutturamadı, Molde yenilgisi umutları kırdı. Ardından, geriden gelinerek Celtic ile berabere kalınması, son dakikada da olsa Ajax’ın geçilmesi...
Ve dün de Ajax’tan, son anlardaki ataklarla, alınacakken alınamayan 3 puan... Tek puanla yetinilmesi... Ve Molde’nin hızlı yükselişi, Fenerbahçe’ye ikincilik yolunda yardım edişi!..
(Süper Lig’de, hakemler bir yana, takımın gol atmada “kısırlığı”, gol yemede “cömertliği”, “kısa vadeli hedef”te daha rahat olmayı engelledi. Yine de, daha “sistem”i oturtamamış bir teknik direktörle şu andaki durum, iyi gözüküyor!. )
*****
Grup maçlarında birer birer toplanan puanların önemi yadsınamaz.
İlk yarıda Fenerbahçe istediğini aldı, diyelim. Ajax’ın da gol atma sıkıntısı, Fenerbahçe’nin işine geliyordu. Molde’nin gidişi de öyle...
Bu durumda Fenerbahçe’nin bütün umudu Molde!.
İkinci yarıda Ajax’ın saman alevi gibi parlaması geçince, Pereira’nın kazanmak düşüncesi ağır basmaya başladı. Önce Nani-Fernandao, sonra Diego-Ozan Tufan ve en sonda, iyice umutlanmak için Van Persie-Volkan Şen değişikliği, ilerisi için olumlu işaret olmalıydı.
Öteki maçlarda, maçın belli bölümlerinde gördüğümüz “10 dakikalık” esme, Volkan Şen’le birlikte son 10 dakikada Fenerbahçe’ye 3 puanı rahat kazandırabilirdi. Bu esme, gol getirmeyince, gerçekten yazık oldu!.
Golleri bırakalım bir yana, niye gol yok?
Malzemenin “kaliteli” olması yetmiyor; o “malzeme”yi kullanacak beceri, çaba gerekiyor. O beceri, çaba olsa, “kalitesiz malzeme”den de ne lezzetli ürünler çıkar!.
Topu ileriye gerektiği gibi taşıma yok; orta alanda oyalan dur!.
Geride diren!
İleridekiler, yalnızları oynasın!
Etkili, can alıcı vuruşlar yok!
Beraberlik havası Fenerbahçe'ye uyuyor gibi!..
İyi de, Avrupa yolunda şimdilik işe yarayan bu hava/ gidiş, Süper Lig’de büyük sorunlara yol açmaz mı?
Son söz:
Malzemenin “kaliteli” olması yetmiyor; o “malzeme”yi kullanacak beceri, çaba gerekiyor.
https://www.facebook.com/turgutcelik
https://twitter.com/#!/turgutcelik