​ Volkan Demirel’e yapılan ahlaksızlığa çanak tutan ağızlar!. / Futbol / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Kasım '14

 
Kategori
Futbol
 

Volkan Demirel’e yapılan ahlaksızlığa çanak tutan ağızlar!.

Volkan Demirel’e yapılan ahlaksızlığa çanak tutan ağızlar!.
 

Ahlaksızlığın prim yaptığı yerde asıl ahlaksız kimdir?

Sorulara, sorunlara nasıl bakılırsa, yanıtı da, çözümü de ona göredir. Ona görenin öteki adı sana/ bana göredir; yani görecelidir. Bu gibi durumlarda, sağlıklı bir sonuca varmak zordur. Kolayı ise, çarpıtma, saptırma, amaca uygun algı yaratma, sorun sayılacak olanı gizlemedir.

Görevi “kamu”yu aydınlatmak, doğru bilgiyle donatmak olanlar, ne yazık ki, tribünden küfreden taraftar kisveli adamlardan daha tehlikelidir  Volkan Demirel’e yapılan ahlaksızlığı görmezlikten gelerek, onun kesinlikle ceza alacağı havasını yaratmak, ceza keseceklerin bunu atlamaması için davranmak, buna en basit örnektir.

Volkan Demirel, ne kusur işlemiş?

Dün TT Arena’da oynanan Kazakistan maçı öncesi, ısınma sırasında tribünlerden ana avrat üzerinden gelen küfürler karşısında, soyunma odasına gidiyor. Fatih Terim’le görüştükten sonra, kadrodan çıkartılıyor.

Volkan Demirel’in “futbol kariyeri” bitebilir/miş!.

Kimin “sözcü”sü olduğu belli olmayanlar, bu uzun “maraton”da Volkan Demirel’i saf dışı bırakmak isteyenler, “Futbol Disiplin Talimatı”na sığınıyorlar. İşte, fırtınalı havalarında sığınılan liman misali madde:

“Yayın yolu ile veya yazılı tebligata rağmen haklı bir sebebi olmaksızın resmi veya özel milli müsabakalara veya hazırlık çalışmalarına katılmayan veya geç katılan veya çalışma ve müsabaka yerini terk eden futbolcular iki aydan bir yıla kadar men cezası ile müsabakalardan cezalandırılır.”

Bu maddeye sığan, bunu attıkları “Volkan Demirl’e ağır ceza geliyor”, “İşte Volkan’ın cezası” türünden başlıklarla olumsuzlukları gizleyerek, örterek, “kara”yı “ak” göstererek, amaçlarına ulaşırken kafa buluyor olmalılar.

(Artık, kafayı bulurken ne yaparlar bilinmez!

Kadehler, “şerefe” diye kalkar mı, o da bilinmez!.

Sevinçten göbek mi atılır, o da bilinmez!

Kafalar, yastığa konduğunda, “karabasan” basar mı, o da bilinmez!.

O kadar “bilinmez” içinde  “bilinmeze yolculuk” sürer!.

Gerçek yaşamı “dizi”ye çevirerek senaryoyu “dizideki yaşam”a göre yazanların keyfine değme gitsin!)

*****

Elinizde kumanda kanallarda bir tur atın, kimilerine alıcı gözle bakın bir!..

Gerçek biir “kanal”ın yanından geçtiğinizi anlarsınız. Onlarda "ağız"lar aynı:

Öne geçme, sesini daha geniş kitlelere ulaştırma, yani reyting kaygısı...

Birinin söylediğini, yazdığını küçük değişikliklerle anında yineleme...

“Çene”siyle geçinenlerinden kimilerinin iyice azıttıklarını görme...

“Çene”sine güvenler, kafa şişirerek konuşacak, ama minder dışına çıkacak, “hikâye” anlatacaklardır!

Sözgelimi sorularla haklılık numarası çekilecek:

“Volkan Demirel, Fenerbahçe TT Arena’ya geldiğinde daha ağırlarını işitmedi mi?”

Buna dayanarak, “O zaman niye soyunma odasına gitmedi de şimdi gidiyor?”  türü soru, buna bağlı yorumlarla Volkan Demirel’i haksız, sorumsuz duruma düşürmek isteyen, maçın “milli” sıfatı taşıdığını unutanlar, küfrü onaylamakla kalmıyor, küfredenlerin “dayısı” konumuna düşüyorlar, farkında değilller. 

Mantık olmayınca, yapılan karşılaştırmayı yeterli görmek, “suçlu”yu korumak oluyor!

Yeni bir "moda" yaygınlaştırılıyor:

En güzel tarafsızlık, iki tarafa da vurmak!.

*****

Fatih Terim, gelen üç puanla Mart 2015’e kadar soluk alacak.

Futbolcularına sahip çıkmakla övülen, bunu en son, silah çektiği iddiasıyla gündeme gelen futbolcusuna sahip çıkarak gösteren Fatih Terim, Volkan Demirel’e yapılanlarla ilgili, hiçbir şeyden haberi yokmuş gibi bir hava yarattığı için sınıfta kaldığını gösterdi.

İnsan, hiç değilse, küfürler konusunda genel sözler söyler!.

Söylemiyor; demek ki, küfredilmesi çok “doğal”...

Ama bırakın küfrü, eleştiri, hoşa gitmeyen sorular olunca, sözgelimi Mersin’de olduğu gibi tepki gösterir, kameraya, “Onu çekme, bunu çek!” der.

Son söz:

Bu ülkede yasalar, uygulanmamak ya da ‘biri’lerine uygulanmak için mi yapılıyor?
 

 
Toplam blog
: 2458
: 2418
Kayıt tarihi
: 10.11.08
 
 

24 Kasım 1944'te İspir'de doğdum. Ankara Kurtuluş Lisesi'ni, Dil ve Tarih - Coğrafya Fakültesi Tü..