- Kategori
- Güncel
Yabancı dadı ve bakıcıya da rahat yok.

Yerli işçi kullanmalı kampanyası gibi.
Türkiye’de bir milyonun üzerinde kaçak çalışan yabancı işçi bulunuyor. İşsizlik yüksek ama Avrupa’da olduğu gibi bizde de bazı işleri yapacak vatandaş yok. Böyle olunca Moldova, Azerbaycan, Ermenistan, Gürcistan gibi ülkelerden gelen kadınlar dadı, yaşlı ve hasta bakıcısı, hizmetçi gibi işlerde, erkekler ise inşaat, döküm işlerinde çalıştırılıyorlar. İran'dan gelenler de var. Durum: yasa dışı, turist görünüyorlar ama çalışıyorlar fakat alan memnun, satan memnundu. Mevzuat gereği 3 ay kalıp ülkelerine dönüyor, bir gün aradan sonra yeniden geliyorlardı. Hiç dönmeyip gizliden çalışanlar da oluyordu.
Şimdi Hükümet 5683 sayılı Yabancıların Türkiye’de İkamet ve Seyahatleri Hakkında Kanun’la birlikte, Türkiye’de yabancı kaçak işçiliğin önüne geçilmesini hedefliyor. 1 Şubat’tan itibaren geçerli olacak yasayla vize mevzuatı değişiyor. Çalışma izni almak zorundalar. 3 aylığına gelenler, süre sonunda 3 ay ülkelerinde kalmadan geri dönemeyecekler. Çalıştıklarında ise sigorta edilip, en az 420 Tl civarında pirim ödenmesi gerekecek. Bu arada gelir vergisi de.
Öyle ki, Türkler Gürcistan’a giderken nüfus kağıdı yeterli olacak ama Gürcüler gelirken pasaport ve vize, hatta yerine göre bekleme süresi zorunlu olacak. Türkiye’nin vize kaldırtma çabalarına ters. Ben Gürcülere Türklerin uyguladığının aynısını yapmalarını tavsiye ederim.
Yasanın sonuçları yüz binlerce çocuk sahibi ve hasta, yaşlı mağdur olacak. Bazı sektörler çalıştıracak eleman bulamayacak, maliyetleri yükselecek. Bir milyonun üzerindeki yabancı işçi de Türkiye umutlarına veda edecek. Çünkü yeni durum çok zor. Çalışma izni verilse bile ücretleri düşse gurbette çalıştıklarına değmeyecek. Pirim ve vergileri çalıştıran ödese çok pahalıya gelecek. Özellikle anne babalarına baktırmak durumunda olan düşük gelirlileri vuracak. Onlardan vergi-pirim kesilmeyince eşit rekabet olmuyordu ama Türklerden uygun nitelikte eleman da çıkmıyordu bu işler için.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, yabancı dadı alışkanlığına son vermek ve bakıcılığı kayıt altına almak için İşkur bünyesinde 3 aylık kurs düzenleyecek,bundan böyle aileler, İşkur'a başvurarak sertifikalı bakıcı bulabileceklermiş. Fakat Türkiye’de yatılı kalabilecek özellikle bayan bakıcı bulmak çok zor. Dışarıdan gelenler hem eğitimli oluyor, hem tüm zamanlarını fedakarca verebiliyor. Bizde böyle bir kültür yok. Tanıdığım bazı aileler yabancı bakıcılardan memnun kalmışlardı. Temizdiler, işlerine bağlıydılar.Kaçak olmaları belki performanslarını yükseltiyordu.
Habertürk’ten Ali Tezel, kendisine gelen mektuplarda genelde yabancı bakıcıdan memnuniyet dile getirildiğini yazıyor. Bunlar Türkçe de öğreniyorlar, Türk kültürü ile iletişim bağı da kuruluyordu. Türk toplumunun fukarasının da daha alt düzeyinde, bir suçlu gibi ezik “en alttakiler” onlardı. Şimdi kaçaklıktan kurtulacaklar belki ama kayıt altında pek azı olabilecek, çoğu ekmeğinden de olacak.
Avrupa’da turist işçilerimize uygulanan sınır dışı olayını şimdi kendimiz uygulayacağımızın farkında mıyız?
Türk Seyahat Acentaları Birliği TÜRSAB, yasanın Türkiye’de ev edinen turistleri de vuracağını, en az 60-70 bin kişinin etkileneceğini bildiriyor. Turizmde görev yapan animatörlerin de etkileneceğini söyleyenler var. İşsizliğe çare böyle bulunmaz. Burada gene SGK’nın pirim geliri hesabı olsa gerek. Zorunlu sağlık sigortası ve emeklilik. Türkiye’den emekli olmak istemeyen, zaten o kadar çalışmayacak, sağlık hizmeti de talep etmeyen birinden para almak haksız değil mi?
Deveye sormuşlar… Neyse, fazla traş yapmayayım. "Berberdir" diye benden de pirim almaya kalkarlar.