- Kategori
- Eğitim
Yabancı dil öğretmeni proje tartışması

Küreselleşen dünyada yabancı dil öğrenme gerekliliği tartışılmaz bir konu olarak karşımıza çıkıyor.
Yabancı dil sözünden büyük bir oranda İngilizce anlaşılıyor.
Ülkemizdeki okullarda yabancı dil öğretiminde genel olarak istenen başarının sağlanamadığı uzun yıllardır tartışılan bir konu.
Yabancı dil öğretiminde ilköğretim okullarında ve liselerde sorunlar var.
Öğrenme her şeyden önce merak, ilgi ve süreç işi.
Yabancı dil ders saatlerinde, selamlaşmadan başlayan sınıf içi aktivite ve etkinliklerin sözlü, görsel ve işitsel olarak pratiğinin öğrenilmekte olan yabancı dil ile yapılması öğrencilerde motive olmayı artırıyor.
Temel eğitimde sınıf içi konuşma pratiğinin dışarıdan gelen yabancı bir öğretmen ile yapılması mümkün değil. Çünkü Türkçeyi iyi bilmeyen yabancı bir öğretmen, öğrencinin seviyesine inmekte ve onu motive etmekte büyük zorluklar çekecektir. Öğrenci öğretmen diyalogu birbirini anlayamayan iki işitme engelli işaretleşmesine dönecektir. Araya tercüman olarak Türk İngilizce öğretmeni girince, amaç nasıl gerçekleşmiş olacaktır?
Hangi branş öğretmenliği olursa olsun, öğretmenlik her şeyden önce gönül ve bilgi , beceri, yeteneklerini sunabilme işi. Bu özellikleri taşımayan öğretmen, nereden gelirse gelsin istenen başarıyı sağlamakta güçlük çekecektir.
1960’lı yıllarda, barış gönüllüleri olarak hatırlanan yabancı dil öğretmenlerinin gereken başarıyı gösteremediklerinden ve bazı dedikodular yüzünden yabancı öğretmen uygulamasından vazgeçildiği bir gerçek.
Yabancı dil öğretmenliği diğer branşlara nazaran anadil ile paralellik istiyor.
Erken yaşlarda öğretilen yabancı dilin, anadile engel olacağı düşüncesi yanlış. Ama bunun yabancı misafir öğretmenle gerçekleştirilemeyeceği de açık.
İlköğretim birinci kademesinde (4.ve 5. sınıflarda) başlatılan yabancı dil öğretimi çok geç kalınmış bir proje. Yabancı dil öğretimi ilköğretimde daha aşağı yaş gruplarına çekilmeli. Ders saatleri en az iki katına çıkarılmalı. Pratikle gramer aynı anda uygulanmalı.
Problemli çocuk sayısı, ülkemizde artan anne baba geçimsizlikleri ve boşanmalara paralel olarak artış gösteriyor. Her sınıfta üç problemli öğrencinin bulunması yabancı dil öğretiminde olduğu gibi diğer derslerin de rahatça verilmesine engel olmaktadır. Rehberlik psikolojik ve danışman öğretmen sayıları yetersiz olduğundan sorunlu veya problemli öğrenciler tüm sınıfın derslere ilgisini sürekli dağıtmaktadırlar. Sınıfta problem yaratan öğrenciler sorununa mutlaka bir çözüm getirilmeli.
Okullarda yabancı dil sınıfları oluşturulmalı ve bu sınıflarda öğrenci sayıları azaltılmalı. Ders saatleri dışında, okullar bünyesinde yabancı dil öğrenme saatleri oluşturulmalı, bu saatlere katılan öğrencilerde gönüllülük esas olmalıdır.
Ülkemizde iyi yetişmiş bu kadar yabancı dil öğretmeni atama için yıllarca sıra beklerken, yurt dışından sayıları binlerle ifade edilen İngilizce öğretmeni aramanın, haberleşme teknolojisinin (İNTERNET, BİLGİSAYAR, TELEFON) zirveye çıktığı şu zamanda pratik yaptırmak olarak açıklanan amacı anlaşılamıyor.
Ülkemizde İngilizce öğretmenlerinin belli bir aşama kaydettiği düşünülmeye değer.
Projeler, proje yapmış olmaktan daha ziyade gerçeklere hizmet etmeli. Yakında fen ve matematik derslerine de misafir öğretmen düşünülürse, böyle bir fikir projeden sayılır mı? Hüseyin Seyfi