- Kategori
- Gündelik Yaşam
Yahudi, Müslüman farketmiyor onlara!

Bu fotoğrafları yollayan Sevgili Meral Paşa'ya teşekkürlerimle...
Beni neden kandırdın Ataol Behramoğlu neden? ‘Bebeklerin Ulusu Yok’ şiiriyle neden umutlandırdın? Hani bütün bir yerzünündü onlar, hani bütün insanlığın gözbebeği? <ı>“...Babalar çıkarmayın onları akıldan / Analar koruyun bebeklerinizi / Susturun susturun söyletmeyin / Savaştan yıkımdan söz ederse biri //ı>
<ı>Bırakalım sevdayla büyüsünler / Serpilip gelişsinler fidan gibi / Senin benim hiç kimsenin değil / Bütün bir yeryüzünündür onlar / Bütün insanlığın gözbebeği…(A.B)” ı>
Fikret Bila’nın 2006 Ağustosunda kaleme aldığı yazının başlığı ne büyük ateşler düşürmüştü yüreklere “Çocukları küçük kurşunla öldürürler değil mi anne?” diye soruyordu Srebranica’da bir küçük çocuk son nefesini vermeden önce.
Avrupa’nın göbeği Bosna’da ya da Irak’ta, Lübnan’da, Filistin’de kimbilir kaç çocuk annesine, babasına, abla ya da ağabeyine ne sorular sordu, sormaya devam ediyor korkudan kocaman açılmış gözleriyle, bombaların kendilerini duymasından endişe ederek fısıltı halinde!..
Ve ABD uşağı İsrailli yöneticiler çocuklarını götürüp bomba tarlasına(!) imza attırıyorlar, akranlarının üzerine yağacak misket bombaları üstüne “Sevgilerimle(!!!)” diye.
Yaşam bir biçimde akıp giderken onlar için biteviye silah sesleri, bomba sesleri, yıkılan , çöken bina gürültülerine alışmaya başlıyorlar. Akranları birkaç yüz km ötede şık giysiler içinde gülümseyerek poz verirken basın mensuplarına; onlar, sokakta İsrail polisine sapan ile taş atmayı oyun sanıyor…
Savaş diyemiyor haber bültenleri henüz, ‘çatışma’, ‘israil saldırısı’, ‘bomba sağanağı’ gibi kavramlar ardına saklıyorlar içlerindeki “bu açıkça savaş” çığlıklarını. Ve kendine “Birleşmiş milletler Barış Gücü” adını yakıştıran ne idüğü belirsiz kollukgücü, insani yardımları bile ulaştıramadan çekildiğini açıklıyor Gazze topraklarından.
Bu, ne onların İncillerine, ne diğerlerinin Tevratlarına, ne bizim Kur’anımıza yakışıyor. Karl Marks’a kızan, küfür eden, lanet yağdıran zihniyetlerin temsilcileri buna ne diyor merak ediyorum doğrusu!
Ve Ziya Osman Saba’yı saygı ile anıyorum, bu iç yakan dizeleri armağan ettiği için dünyaya
“Patik yap kunduracı, bol bol patik;
Bebeler için, ilk adımı atacak,
Çocuklar için, koşacak, oynayacak...
Terzi abla, minimini elbiseler dik,
Yazlık, kışlık, mevsimlik...
Saçlarına kurdela,
Bileklerine bilezik...
Ama şu dünya hali, bin türlü kaza, bela
Ama bunca hastalık, gıdasızlık, verem;
Tabutçu, ölçünü büyük tut, büyük!
Çocukların öldüğünü istemem...”
Blognot: Bu fotoğrafları paylaşan dostum Meral Paşa’ya sevgilerimle