- Kategori
- Edebiyat
Yakaza

Ayrılığın kıyısında dolmuş yüreklerimizle parçalanıyor ay yüzlü gece... Camlarda beklenen ellerimin buğusu silinmiş. Gözlerim belkide hiç varılmayacak sabahları gözlüyor... Dışarda yağmur yağıyor içime doluyor, kar yağıyor yüreğim donuyor... Bir çocuk bağırıyor, gündüzüm parçalanıyor...
Gidişim vazgeçmeye eş, susuyorum, gitsem öleceğim biliyorum, gitmesem ölecek.. Kalsam bir bebek yırtacak göğsünü minicik parmaklarıyla..Bir ana ağlıyacak, yollar kan kusacak..Gitsem, dünya çıldıracak, ben susacağım... Denizler küsecek, yağmur dinecek, geceler üşüyecek, ben karanlığa doyacağım.......
Duvarlar seslerle dolacak, şarkılar acıyı güldürecek, gürültüler sessizlikten kaçacak, gözlerim bakışlarımı kefene saracak... Parmak uçlarımda sessizce geçiyorum ruhumdan, ruhum ruhsuzlara eş, öfkeyi vuruyorum tam namus yerinden ... Göğsüm idam yeri, binlerce adam asılıyor , sehpaya bir sevda bin kez vuruyor....
Ölemiyorum.... Sözüm var dönemiyorum.....
Sisler içinde bir duman
Gözüm kapalı ama uyanığım aslında
Uyanığım her uyuduğumda yaşayışım gibi
Her nefes alışımda kayboluşum gibi
Her kayboluşumda yakazaya girişim gibi
Yüzüm karanlıkta, gölgeler şehri vuruyor alnıma
Ellerim aydınlığa dönük, uzanmak istiyor uzanamıyor...
Yüreğimde bir can yarası,
Parmaklarım silinmiş, gözyaşlarımı silemiyor...
Haykırışlar Arafat dağında olsa ne
Çaresizlikler nutkumda tutulsa ne...
Gece kapatır ayın ışığını,
Ay geceye küser
Gece susar...
http://video.mynet.com/mustafaduzman80/ali-nafile-yurek-gocu/745134/