- Kategori
- Deneme
Yalanlarımın mirasısın
Zeynep,
Seni tanımam yalanların mirasıdır bana. Sekiz yıl önce tanışmıştık seninle. Kendimi daha hoş göstermek adına yalanlar söylemiştim. Seni tanıdıkça yalanların ağırlığını taşıyamayıp, gerçeklerden bahsetmiş; seni bir haftalığına da olsa kaybetmiştim. O temiz yüreğin yalanlarımı görmezden gelmeni sağlamış ve bana yaklaştırmıştı seni.
Sıkıntılı günler yaşıyordun. Sıkıntılarını paylaştıkça daha da açılıyor, zaman zaman bunun utangaçlığını yaşıyordun. Sıkıntılara kendimizce çözümler buluyor, uygulaman için çaba harcıyorduk. Her defasında da başarısız oluyordun. Belkide başarısız olan sen değil benim fikirlerimdi, ama umurumda bile değil. Benim için önmeli olan senin için bir şeyler yapabilmekti hep.
Seni tanıdıkça, yaşadığın sorunlara hayret ediyor, haketmediğini düşünüyor, sana bu sıkıntıları yaşatanlara beddualar ediyodum. Senin gibi pek çok güzelliği bedeninde taşıyan bir insanın bu sıkıntıları yaşaması beni üzüyordu.
Senin tek sorunun cesur olamamaktı. sıkıntılarını ve nedenlerini çok iyi biliyordun, aslında çözümlerinide biliyordun ama çözümler konusunda asla cesur olamadın.hayat devam ediyordu ama ömürde tükeniyordu.Hayat hep devam edecek ama ömür bir yere kadar. Ömür yettiği sürece hayatı doya doya yaşamak gerekiyor. Hayatı doya doya yaşamak herkese nasip olan bir şey değil ama en azından elindeki imkanlar çerçevesinde bunu kısmende olsa becerebilirdin ve hala becerebilirsin.
Adımlar attın çözümler için ancak bir kaç gün içinde beyninle olan savaşı kaybettin.Beynin duygusallığını yendi. Kendini suçlu hissettin hep. Belkide içinde bulunduğun durumdan kaynaklandı ama cesur olamadın.
Duygusallığın ve mantıksallığın arasında gidip gelmelerin, benden bir süre kaçmana neden oldu. Uzaklaştın benden. Sen uzaklaştıkça aslında sana daha çok yaklaşıyordum farkında bile değildin. Ne gariptir ki aslında sende uzaklaşırken, dahada yaklaşıyordun bana. Ama sen bunu dile getirecek cesarette değilsin.
Hayat senden ve senin sahip olabildiklerinden ibarettir. Diğerleri, sadece senin ve sahip olduklarının ayakta kalması için bir figürandır. Senin için düşünmeye o kadar vermişimki kendimi, kendi sıkıntılarımı bile bir kenara koymuşum. Ancak sonradan anladımki senin sıkıntıların için düşünürken, kendim içinde düşünmüşüm, seni olması gerekenlere yöneltirken, kendimde olması gerekene yönelmişim ve aslında en önemlisi, farkında olmadan aslında sen benim sıkıntılarım için bana yardım etmişsin.
Sen, kaliteli, zeki, onurlu, kişilikli, değer vermesini bilen, seven, kültürlü, olgun birisin. Bütün bunlara rağmen mutluluk sana küsmüş. Mutlulukla barışman gerekiyor. Bütün bu güzellikleri bedeninde taşıyan sen Mutlu olmayı fazlasıyla hakediyorsun. İnsan haketiğini yaşamalı. Birilerinin mecbur ettiklerini değil.
Sekiz yıl oldu. Hala ilk günki gibi heyecanlıyım. Tek isteğim bu heyecanı son nefesime kadar aynı şiddetle yaşamamdır.
Kır zincirleri ve cesaretini topla. Bu defa sen talep et......
Sevgiyle kal ...