​ Yalnız değiliz... / Deneme / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Nisan '17

 
Kategori
Deneme
 

Yalnız değiliz...

MİLLİYET gazetesinin, 05 Kasım 2011 nüshasında, insanlar açısından düşünüldüğünde, komplo teorileri çerçevesinde kabul edilebilecek, aşağıdaki gibi bir haber vardı...

* * *

“ABD’nin istihbarat teşkilatı CIA, her gün sizin tweet’lerinizi okuyor! CIA’in gizli bir birimi sıradan insanların Facebook ve twitter hesaplarını, internet sohbet odalarını, yerel radyo istasyonları ve gazeteleri takip ederek dünyanın ruh halini analiz ediyor. Associad Pres (AP) haber ajansı, ilk defa ‘Open Source Center’ (Açık Kaynak Merkezi) adlı birimine girmeyi başardı.

Birimin direktörü ile görüşen AP, nasıl çalıştıklarına dair ilginç detaylar aktardı. Virginia eyaletinde gizli bir yerde bulunan Open Source Center, 11 Eylül 2001 saldırılarının ardından kuruldu. Birimde Türkçe'den Arapça, Çince ve Urducaya kadar her dili bilen kişiler çalışıyor. Çalışanların anadilinin İngilizce olmaması, o dili konuşarak büyümesi tercih ediliyor.

Birimin direktörü Doug Naquin, ‘diğer insanların varolduğundan bile haberi olmayan şeyleri nasıl bulacağını bilen kişiler’ olarak tanımladığı çalışanlarının ‘Ejderha Dövmeli Kız’ polisiye romanının üstün yetenekli bir hacker olan baş karakterine benzediğini söylüyor. Çalışanlar her gün sosyal medyadan topladıkları bilgileri, yerel gazeteler ve gizlice dinlenmiş telefon kayıtları ile karşılaştırıyor. Oluşturdukları raporlar da Başkan’a ve Beyaz Saray’ın üst kademelerine gidiyor.

Open Source Center’ın amaçlarından biri, sıradan vatandaşları takip ederek dünyada yaşanabilecek olayları öngörmek. Naquin, Mısır devriminin olacağını bildiklerini, bir tek hangi gün patlayacağını tahmin edemediklerini söyledi. Bunun yanı sıra, ABD’nin dış politika hamlelerine ya da belirli olaylara dünyanın geri kalanının nasıl tepki verdiğini de analiz ediyor. Örneğin, Başkan Barack Obama’nın Ortadoğu üzerine yaptığı konuşmalarından 24 saat sonra Türkiye, Mısır, Yemen, Cezayir, İran, Körfez ülkeleri ve İsrail’deki sosyal medya kullanıcılarına yoğunlaşılıyor. Naquin, hem Araplar ve Türklerin, hem de İsraillerin bu konuşmalara olumsuz tepki verdiğini söylüyor. Araplar ve Türkler Obama’yı İsrail yanlısı, İsrailliler ise İsrail karşıtı olmakla suçluyor. El Kaide lideri Usame Bin Ladin’in Mayıs'ta Pakistan’da öldürülmesinin ardından da CIA, dünyanın tepkisini twitter’dan ölçmüş. Pakistan ve yakın müttefiki olan Çin’de atılan tweet’lerin olumsuz olduğu görülmüş.”

(05.11.2011, Milliyet)

* * *

“Dünyada yalnız değiliz...”

Evet, ne denirse densin...

İster komplo teorisi, ister fasafiso, ama gerçek olan, dinlendiğimiz ve fişlendiğimiz...

Buna, ister ŞEHİR EFSANESİ, diyelim...

Ya da, KÜRESEL EFSANE, diyelim...

Dinleniyoruz, kontrol altında tutuluyoruz...

Nabzımız ölçülüyor...

Raporlanıyor ve yüksek kişilere ulaştırılıyor.

Artık, bundan böyle küresel düzeyde olsun; bölgesel düzeyde olsun, insanlığı etkileyebilecek olaylarda, gelişmelerde, değişimlerde/kırılmalarda, birân olsun, şüpheciliği elden bırakmayacağız gibi...

* * *

Teknolojik icatların ve gelişmelerin ulaştığı nokta...

İnsanları, daha fazlası, daha fazlasını hayal edebilmede, daha fazlasını talep etmede, dizginleyemiyor. Tersine, hayal güçlerinin önlerindeki duvarların bir bir kırılmasına vasıta oluyor.

Mikro teknolojilerin eriştiği işlem yapabilme kapasiteleri, done biriktirebilme çapları, küresel gücü ellerinde bulunduranlar açısından tarifi mümkün olmayacak ihtiras ve fırsatların kapılarını aralamakta.

Sosyal medya denen mecralarda...

Sıradan vatandaşların; neler konuştuğu, neleri merak ettikleri, dünya liderlerinin ya da küresel politikalara yön veren “liderlerin” attıkları hamleler veya kararları karşısında, nasıl tepki verdiklerinin, takip ediliyor olması ve bunlardan çıkarımlar üretilerek, küresel politika yapıcılara rapor hâlinde bir veri demetinin sunulması...

* * *

Sosyal medya ve küreselleşme...

Sosyal medya ve özgürlük...

Sosyal medya ve kamuoyu oluşturabilme...

Sosyal medya ve baskı unsuru olabilme durumu...

Küreselleşmenin, sosyal medya vasıtalarıyla daha da canlı kılınabilmesi, acaba, insanlığı daha “iyiye” mi götürüyor, yoksa, içinden çıkılamayacak süreçlere mi zorluyor?

Özgürlük, evet; Facebook, twitter gibi mikro teknolojik alanların, insanların düşünsel üretimlerinde, ne denli özgürlüğe/özgürlüklere yol açtığını biliyoruz... Herkesin, “özel” ânlarını, paylaşımlarını, değerlendirmelerini, “özgürce” yaşadıkları ve kendilerini özgürleştirme adına gerçekleştirdikleri anlar, sosyal medya mecralarıdır... Öyle mi?

Big Brother, herkesi dinleyebildiğine göre, pek “özel”den veya “özgürlükten” bahsedilemez.

Sosyal medyanın; kamuoyu oluşturma ve baskı unsuru olabilme faktörü kesinlikle yadsınmaması gereken bir gerçeklik de...

Bunun, kendiliğinden veya manipülatif olup-olmadığına bundan sonra, nasıl inanacağız?

Evet, yalnız değiliz. Özelimiz de bile yalnız değiliz. Her ân dinleniyor ve gözetleniyoruz. Ama, bunu uzaylıların mı yoksa uzaylı gibi yaşayanların mı yaptıkları... Ona da herkes kendi karar versin...

 

NOT: Bu makale, 2011 yılında yayımlanmış olup "güncel" değildir... 

 
Toplam blog
: 706
: 83
Kayıt tarihi
: 18.05.16
 
 

Ben, Uludağ Üniversitesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü mezunuyum. Şuan için öze..