- Kategori
- Gündelik Yaşam
Yalnızlığımı duyurmayın garip anama
Orhan Veli’ den “ İstanbul Türküsü “ adlı şiirin bir bölümü dilimde dolanır oldu bu günlerde. “ İstanbul’ un orta yeri sinema; / garipliğim, mahzunluğum duyurmayın anama; /el konuşur, sevişirmiş; bana ne?/ sevdalı’ m,/ boynuna vebalim!”
Şiiri bu kadar anlamlı kılan ise; bugünler çok yoğun geçiyor ve ben bu yoğunluğun getirdiği yorgunlukla kendimi çok yalnız hissediyorum. Özellikle estetik kaygısıyla aldığım kararları sorgulamaktan daha da yoruluyorum. Hâlbuki çoğu zaman olduğu gibi annem yanımda olsa, kendimi daha güvende hissedeceğim. Çünkü onun gerçekten estetik açıdan çok güvendiğim bir bakış açısı var. Zevkine hayranım!
Sağ olsun, yine telefonla da olsa katkı koymaya çalışıyor. Fakat benim yalnız hissetmemi engelleyecek kadar yeterli bir performans sergileyemiyor. Çünkü o da her geçen gün daha yaşlanıyor ve ne yazık ki onun bize daha çok ihtiyacı var. Yine de şükürler olsun kendi özel işlerini kotarabiliyor, elinden geldiğince bize de katkı koyuyor.
Hatta birlikte mayıs ayı içinde GAP turuna çıkacağız. Heyecanı şimdiden sardı beni. Bu heyecanın haz alarak yaptığım eyleme dönüşeceğine eminim. Bunu daha önce de deneyimledim. Annemle zaman geçirmek, onunla gezmek bana haz veriyor. Tıpkı okurken duyduğum haz gibi hiç azalmıyor ilerleyen yaşlarımıza rağmen. Logan Pearsall Smith’in alıntısını aktarıyorum, görüşümle örtüştüğü için; “ Okurken haz duyuyorum. Bu haz ilerleyen yaşla azalmıyor. Haz, ömür boyu süren huzurlu bir bencilliktir. “