- Kategori
- Edebiyat
Yangın mı bahar mı?

"Şiir, kelimeleri bu galaksiye hediye etmektir" diyor. Ve ilk şiirini 10 yaşındayken ölen bir çocuğun arıdndan yazıyor. .. Yuvada kalıyor o yıllarda. Sevdiği insanlara bağlılığı o yıllardan belki, bilinmez. Ve belki uzun yıllar sonra eşi, çocukları, ailesinin kendisi için ne denli önemli olduğunu yazılarında vurgulayan nadir şairlerden O...Sevdiği kimseleri şiirlerinde kullanmaktan çekinmiyor. Kızı için yazdığı "Küçük kızım Su'ya" (bir derin uykudaydım ölümün içinden...) adlı şiir, yine "Güzel'e" (Dün gece senin küçücük elinle yalnız yattık/ Yalnız senin küçücük elinle yalnızlık...)...ya da .."Hayatta ben en çok babamı sevdim" gibi... Ciddiye almadığını söyler şiiri. Hani "annemler akşam size gelecekler" gibi değil, ansızın pat diye çıkagelir, bahanesi vardır her zaman der.
"kibrit çakıyorsun karanlıkta
badem çiçeklerini görmek için" derken anlatmak istediği netdir ve lirizm, mizah, öfke, siyaset, eleştirel dünya görüşü yanındadır her zaman, çekmecesindedir. Alaycı ve başkaldıran tarzı kişileri hedeflemez genellikle. Halkın söylemek isteyip söylemediklerini bir bir söyler... Hem de utanmadan çoğu kez. Bu yüzden bazen kaba ve isyankar, bazen ince ve duygulu.
Sunay Akın'ın bir düşüncesi vardı, bir yerlerde okumuştum. Bir konuşmaya davet edildiğinde söylemiş. Gerçekleşti mi bilmiyorum. Boğazdan geçen vapurlardan birine Can YÜCEL'in adı verilsin diyordu. Can simidi yerine rakı şişeleri asılı olsun, maviliklerde yalpalaya yalpalaya giderken martılar dönüp dolaşsın.
Bir gün büyük usta,
Dedi ki:
- “Yaşamın insafsızlığı yaşamın insafıdır.
İnsanı süründürerek öldürmesinde…
Bazı güzel saatler yaşarsın arada.
11 ay çiçekleri, mor salkımlar.
İşin bitmiş, yaşın 70…
Ölümden korkmayacaksın,
O kadar korkmayacaksın ki,
Ecel senden korksun.” (C.Yücel)
Ve bendeniz Canan Cengiz, -haddim olmayarak- dedim ki:
-“Ecel değildi usta
Ölmek değildi korkulan
İKİ DAL LEYLAKtı
su bardağında
Kırılıverecekti.
Mor salkımlar boğazımızda
İnsafsızlığını yaşadık yaşamın.
Ecel de korkmaz bizden
Dayanıp her sabah kapısına
deli eder yüreciğimi.
Oynar gariple.” Haziran ’96 İZMİR (…büyük şairle kalem sohbetleri) (Canan Cengiz)
O söylemişti "böyle olur" diye, su bardağında iki dal leylak çıkagelmişti bana hiç haber göndermeden. Teklifsizce...Öylece "zınk" diye çıkıp geldiler. Kurudular 11 yıldır, ama hala dururlar şiir defterimin arasında. Geldiklerini unutmadım ama, gittiklerini unuttum çoktan. Sismograf kadar hassas olmaktan vazgeçeli beri, ne mor salkımlar, ne sabah telaşları.
...
Ve mart denizinde tedirgin bir çift
sarnıç gemisi gözlerin
Bir iş açacaksın sen başımıza
yangın mı olur artık, bahar mı? (C.Yücel)
Şiirle yaşayın
Canan Cengiz ERYILMAZ