- Kategori
- Gündelik Yaşam
Yangın vaaaar! Cumali nerede?

Sessiz bir pazar öğle sonrası bir çığlıkla bölündü: "Koşuuuuuun! Cumali Abinin evi yanıyor." O ölü gibi sessiz evlerin kapıları hızla açılıp onlarca insan kadın, erkek, çoluk-çocuk dışarı akın ettiler. Bir telaş halinde dumanın geldiği yöne koşmaya başladılar. Bir bölümü de sokakta elleri arkasında bağlı yorumlar yapmaya giriştiler. İtfaiye arabaları o can yakıcı çığlıklarıyla geçerken ortaya bir siyaset meydanı seti kurmakta gecikmeyen insanlar, bir biri ardına yorumları sıralıyor ve sanki böyle bir olayı bekliyormuş da onlara fikir belirtme imkanı çıkmasına sevinmişcesine konuşuyorlardı.
Göbekli ve emekli olan söz aldı önce. "Ben dedim Cumali'ye. O elektrik tesisatını bir gözden geçirt diye. Ama nerdeee? Hiç umursamadı. Kesin elektrik kontağıdır bu. Bakın görün kesiiin." Kendinden emin başını salladı ve yüzünü yangından tarafa çevirdi. Bakkal ise aynı görüşte değildi. Çekinerek "Abi" dedi "Bu çocuk işi bence. Çocuklar oyun oynarken ateş yakmışlardır. Ev de tutuşmuştur." Onaylayan var mı diye etrafına baktı. Ama herkes kendi fikirlerinin peşine öyle takılmıştı ki bakkala destek veren çıkmadı. Yan evlerden çıkan genç ve saçı sakalı birbirine girmiş bir adam daha şüpheciydi. Ona göre bu yangın ne çocuk işi ne elektrik kontağıydı. Bu Cumali'nin bir düşmanı olduğuna işaretti. Biri karşı çıkacak oldu Cumali'nin düşmanı olamaz diye ama saçı sakalı karışık adam onu bir bakışıyla susturdu ve "Kimin düşmanı var kimin düşmanı yok bilemezsin"dedi. Gözlerini uzaklara dikip öyle kaldı bir süre.
İtfaiye arabaları birbiri ardına geçtiler. Bir kadın sokakta oynayan çocuklara bağırdı "Çekilin yoldan şimdi ezileceksiniz" diye ve dönüp bir arada olduğu kadınlarla konuşmasına devam etti. Orta yaşlı pembeli örtülü kadın iki elini birbirine vurarak "Vay! vay!" dedi "Gitti Semahat'ın evi. Yandı eşyaları. Vay! Çoluk çocuk açıkta kalacaklar. Vay!" Genç bir kadın " Aman" dedi "Allah'a şükür ki evde yoklar. Cana geleceğine mala gelsin Teyze". Pembe örtülü kadın "O da doğru ya" dedi "Neyse ki canlarına gelmedi."
Yangın devam ediyor, itfaiye araçları var güçleriyle çalışıyorlardı. Polis itfaiyenin çalışmasını kolaylaştırmak için toplanan insanları uzaklaştırmaya çalışıyor ama bir türlü başarılı olamıyordu.Meraktan ve izleme içgüdüsünden kopamayan insanları uzaklaştırmak bir yana yenilerinin gelmesine engel olunamıyordu.
Çocuklar ise herşeyi olduğu gibi yangın yerini de bir oyun alanına çevirmekte gecikmemişlerdi. Kimi itfaiye arabalarının peşine takılıyor, kimi yanan eve mümkün olduğunca yaklaşmaya çalışıyor, kimi polislerin etrafında onları inceliyor, kimi kendine akla fikre gelmeyecek oyunlar icat ediyordu.
Yangın söndürüldü. Evden geriye sadece küller ve ağır bir koku kaldı. Tüm mahalle sakinleri yorumlarını ve fikirlerini alarak evlerine döndüler. Herşey bir anda olup bitmişti. Cumali ise hala ortalarda yoktu...