- Kategori
- Şiir
Yani...

İstanbul.net
Hey Bahadır Bahadır..
Çok yüklenme sağa sola
Biraz önüne baksana,
Yoksa tabağına düşecek bir bulut
Kafana konacak bir akbaba…
Oturmuş da bir gazinoda
Ahularla karşılıklı ahlar çekersin
Onlar sana bakar
Sen utancından, gözlerin yerde
İçinden,
Feryat edersin.
Hey!
Sen öyle karşımda salkım saçak
Oturup durda..
Bizim sesimiz çıkmasın, öyle mi?
Hıdır mıyız biz
Yoksa ağzımız burnumuz mu yok
O dudakları görecek gözümüz mü yok
Ya o saçlar… Safran gibi…
Boş versene sen
Evliysek evliyiz, ya birde bekar olsak
Yani birlikte biraz sokaklarda sürtsek
Parklarda filan otursak,
Ele ele tutuşsak
Ne yani, haram mı?
Hıdır mıyız biz, yoksa Hızır mı
-Oğlum şuradan salçalı bir tost gönder
Yanında üç şekerli bir çay
Kız, bakma öyle…
Sonra kör olursun,
Ben çok evleri yaktım, bilen bilir.
Hah, bu tost tam bana göre, Bandırma tostu,
Yedin mi üç gün acıkmazsın
Peki, o gözleri ne yapacağız,
Yeşil desem , yeşil değil,
Mavi desem, turkuaz’ın hatırı kalır
Var sen hesap et.
Ya o saçları,
Ya o boy pos, endam
Allah boş zamanında yaratmış,
Gemiyle bu limana çıkartmış.
Bırak her şey yerli yerinde kalsın,
Sarışınlar, esmerler ve güzeller
Sen bu aklınla Bahadır,
Sokaklarda Alemdarsın
Varsın bütün evlerde bütün ocaklar
Ateşlenip yansın,
Sen bu alemde belli,
Bir küheylansın..
Burası bir devri alem
Hep gelir giderler
Sen alem edersin,
Ama kim ne derse desin
Bahadır,
Sen bu aleme niye geldiğini
Bilmezsin.
Otur oturduğun yerde Bahadır,
Otur oturduğun yerde
Kimseye faş etme
Şu iki günlük ömründe
Kimsenin kalbini kırıp
Sonra yad etme..
Etme bahadır etme…