- Kategori
- Gündelik Yaşam
Yanılgılar üzerine

Yanlışlarımı görmeye başladığım dönemlerimdi, bir liste yapmıştım düzeltmek istediklerime dair. Hepsi tamamen bana ait olan ve hayatın içerisinde yanlış yaptığımı deneyimleyerek öğrendiğim.
O liste hala duruyor, alt alta sıraladığım iki elimin parmakları ile sayabildiğim maddelerden oluşan. Bazi maddelerin yanina isaretler koymusum onlar artik yinelemedigim yanlislarim olmus -ki simdi yeniden okudugum da aslinda yanlislarim kimseye zarar vermeyen ve belki de bircok insanin uzerinde dahi durmayacagi konularmis. Yanlislik olarak nitelememin nedeni ise; kendimi kotu hissetmemi saglamalari ve yipratmalariymis beni.
Listenin en basinda kocaman harfler ile yazilmis "Hic kimse ben degil ve yine hic kimse benim dusunduklerimi dusunmek, aldigim aksiyonu almak ve bana benim onlar icin yaptiklarimi, yapabileceklerimi yapmak zorunda degil" maddesi oylece uzerinde en ufak bir kalem lekesi olmadan, yazildigi gunku haliyle, hayatimin icerisinde en buyuk yanilgim olarak ve canimi yakmaya da ayni hizli devam ederek duruyor.
Donem donem aklimin iplerini salmayi ve ayrintilara takilmamayi oyle cok diledim ki, sadece ani yasamayi ve beklentilerimi kendi sonuma kadar hayatimdan cikartmayi. Yap(a)madim! Gormezden gelmeyi denedim, umursamamaya calistim, kirilabilecegimi dusundugum noktalardan uzak durdum, istisnalar disinda kimseleri cok fazla hayatima dahil etmemeyi denedim, cogu zaman yorumsuz/tepkisiz kalmayi denedim, basaramadim basaramadim!
24 Ocak baslikli yazimda dogum gunum icin tek dilegim olacagini ve bunun; hepimiz icin saglik olacagini yazmistim. Ancak o gun dayanamayarak pastanin uzerindeki mumlari sondurmeden once gozlerimi kapattim ve ikinci bir dilekte daha bulundum. Ne olduklari paylasildiginda dilekler gerceklesmez derler ama kimin umrunda ki benim ikinci dilegim; hani su yanlislarim uzerine hazirladigim ve onem sirasina gore ilk siraya koydugum madde ile ilgiliydi.
Artik dogum gununu cocugu (cocuk mu?) olmayacagim, saatin 00:00’i gosterdigi ana kadar sevdigim, dostum, arkadasim dedigim insanlarin hepsi bana bir sekilde dokunmus olsun, bu degildi tabi ki -sadece o gun saat 00:00’a kadar o gunun benim icin onemini animsamayan, zaman yaratamayan, umursamayan ya da o gunun 24 Ocak oldugunu veya 24 Ocagin benim dogum gunum oldugunu fark etmeyen hic kimse ile ilgili en ufak birseyin aklimdan gecmemesiydi.
Henuz dilegimi sizinle paylasmadigim surecte gerceklesmedigine gore demek ki paylasilinca dileklerin gerceklesmeyecegine dair soylemin varligini gonul rahatligi curutebiliriz.
Asil onemli nokta beklentilerden nasil arinabilecegimdi degil mi? Kimseyi simdi sevdigimden daha az sevemem ya da kimseye verdigim degerden daha azini verebilmem mumkun degil, ahkam keserim rahatlikla cevremdeki insanlara "hic kimseye hakettiklerinden fazla deger vermemeleri" uzerine de ben yapmis miyim ki ya da yapabilir miyim ki onumuzde ki donemde(?)
Kisiliklerimiz taa en basindan sekillenir ve yuzlerce binlerce etken ve onlarin getirileri ile kendini bulur. Bazi noktalarini gelistirebiliriz, bazi noktalarini ise ailemiz, toplum, aldigimiz egitim, yasadiklarimiz kaliplara koyar ve biz onlari kendi atolyemizde torpuler ve kendimize ozgu kilariz. Iste buda geldikleri son nokta olur artik onunla yasariz arada guncellemelere izin verir ama temelde bir guncelleme yikima da sebep olabilir o nedenle sonradan eklenenler degisebilir (iyi ya da kotu anlamda) ama cekirdegi olusturan temel saglam kalmalidir ayakta tutan odur cunku.
Cevremdekilerin degismesini beklemek ya da ummak gibi utopik bir beklentim olamayacagina, bunca zamandir yanlis yaptigimi bildigim ve uzerinde caba sarf ettigim bu yanilgimdan kurtulamadigima gore;
- Sanirim onu benim icin nefes almak kadar dogal bir yere koyabilmek icin aksiyon planlari uretmeye baslamak ve hizla hayata gecirmeye calismak ilk amacim olmali...