- Kategori
- Dilbilim
Yanlış kullanılan kelimeler (1)
Zaman zaman bu başlık altında dilimize geçmiş bazı yabancı sözcüklerin yanlış kullanılışına ilişkin örnekler vereceğim.
Bunu yaparken de bazı sözcüklerin neden yanlış kullanıldığına dair yorumlarda bulunacağım.
Yanlış kullanıma birkaç örnek:
(Önce yanlış, sonra doğru imlâ verilmiştir.)
muhattap > muhâtap
harfiyat > hafriyat
fücceten > füc'eten
şohben > şofben
gaffur > gafur
('Gaffar' doğrudur ancak 'gaffur' diye bir kelime yoktur.)
lavoba > lavabo
(Sonu 'o' ile biten bazı yabancı sözcükler latince fiillerin birinci tekil şahıslarının değişime uğramamış hâlidir: lavabo > yıkıyorum (yıkamak), kargo > yüklüyorum, kambiyo > değiştiriyorum, stüdyo > çalışıyorum vb.)
hatasıyla sevabıyla > hatasıyla savâbıyla
Çok kullanılan bu ifadeyi biraz inceleyelim: Bir konuyu vurgulamak istediğimizde iki karşıt kavramı birlikte kullanabiliriz. Ör.: 'Doğrusuyla yanlışıyla (veya: günahıyla sevabıyla) yaptığım işin sorumluluğunu üstleniyorum.' Doğru-yanlış, günah-sevap kavramları birbirinin zıddı olduğu için bu kullanım şekilleri doğrudur. Ancak, 'hatasıyla sevabıyla' ifadesi yanlıştır. Çünkü hatanın (=yanlış) karşıtı sevap değil, 'doğru'dur. Sevabın karşıtı da 'günah'tır. Oysa ki arapçada doğrunun karşılığı 'savâb'dır. Öyleyse bu iki kavramı ya 'hatasıyla savâbıyla' ya da 'doğrusuyla yanlışıyla' biçiminde kullanmalıyız. Aksi halde hata ve sevap sözcüklerini birbirinin zıddı imiş gibi kullanma 'hata'sına düşeriz. İhtilafların asıl sebebinin 'kavram kargaşası' olduğunu unutmamak gerek.
Şu kısa bilgiyi vererek yazıyı noktalamak isterim: Osmanlıca yazılmış kitapların sonunda "Hata - Savâb Cedveli" yani 'yanlış-doğru listesi' bulunurdu.