Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Nisan '11

 
Kategori
İnançlar
 

Yanlışlar yanlışları doğuruyor

Önce doğru kaç tane diye bakmak gerekir. Doğrubir tanedir. Neden bir tanedir dediğinizde bunu inanç sistemimle açılayabiliyorum. Allah(c.c) kuluna zuletmez. İki tane doğru yaratsaydı. Kulu bir o doğruya bakar bir diğer doğruya bakar . Yaşayacağı ikilemdir. İşte bu zuldür. Allah asla kuluna zuletmez. Bu nedenle doğru tektir. 

 

Allah(c.c) ın varlığının tekliğinde olduğu gibi. Bu doğruyu görebilirim veya göremem. Görmek içinde nefsi terbiye etmek gerekir. Nefis terbiyesinden uzak kaldığımız sürece gerçek doğruya odaklanmamız mümkün olmaz

Yanlış saat günde iki kez doğruyu gösterir deriz. Acaba doğru bir ifade mi kullanıyoruz diye bakalım. Saat durmaktadır. Zamanı göstermemektedir. Gösterdiği akrep ve yelkovanın sabit bir yerde durmaktadır. İşlevsel olmadığından doğru değildir. Varsalım 12 yi gösteriyor. 11.59 da ve 12.01 de yanlış olan bir dakikalığına doğru olabilir mi. Asıl gerçek saatin işlevsel olmaması ve zamanı göstermediğidir. Saat 12 de işte doğru dememiz sadece kendimizi kandırmaktan başka bir şey değildir. 

Burda inanç sistemimle devam edeyim. “İnandığınız gibi yaşayamıyorsanız gün gelir yaşadığınız gibi yaşarsınız” ifadesi mevcutttur. Bu ifade Hz. Muhammed(s.a.v) veya Hz. Ali(r.a) a aittir. Allah(c.c) emri namazı dosdoğru kılındır. Huşu içinde kılıyotsak doğruyu yakalarız huşu içinde kılamıyorsak doğruyu yakalayamayız. 

Yanlışa gelelim . Varsayalımki doğru yol güneye gidiyor. Biz ise kuzeye gidiyoruz.Kuzye gittiğimiz sürece zaman zaman kuzey doğu ve kuzey batıya yönelsekte kuzeye gittiğimiz sürece güneydeki doğru yoldan uzak kalırız. Dünya yuvarlaktır deme bahanesine sığındığımız zaman işte o zaman üst paragrafa döneriz. İnandığımız gibi yaşamaktansa yaşadığımız gibi inanmamıza olayı benzetiriz. Asıl gerçek yanlış yolda yürüdüğümüzdür. 

Günümüzde insan oğlu tutturmuş bir yol gidiyor. Alah(c.c) ın verdiği aklı kullanmam gereklimi diye düşünmüyor. Ben inançlı bir insanım diyor. Allah(c.c) onun inancını kabul etsin diye dua edelim lakin çelişkisini ise görmez. Başını bağlar aman saçım görünmesin der iyi amma yemekte yarım ekmek bırakır nimetin çöpe gidişine bakmaz, fazla aldığı yemeğin başka bir insanın veya kulun hakkı olduğunu unutur. Alkol haramdır der. Lakin aynı kişi Allah(c.c) ın kendisine verdiği bedene ve çevreye verdiği zarara bakmaksızın sigarayı fosur fosur içer. O haramdır deyince kendi yanlış doğrusu işler o mekruhtur der. Aynı kişi saatine bakar namaza beş dakika vardır dur bir sigara içeyim öyle namaza gireyim der. Ezan başlar sigara atılır. O pis koku ile cemaatin içine girer sözüm ona kul hakkından korkar lakin yaptığı iş kul hakkına girer onu görmez. Saatler öncesi namaza odaklanmış kulun yanına gider. Huşu içinde namaz kılınacaktır lakin acaba mümkünmüdür. Namaz bitmiş mutludur. Yanında o pis koku içinde kalan kula Allah demekten başka iş kalmamıştır. İmama dersin hocam bu konuyu biraz işleseniz. Bazen işliyoruz lakin hep olmuyor. Camiden kaçmasın der. Amma bakmaz ki saatler önce gelen kul oradan uzaklaşırsa ne olur onu düşünmez. Bilirki o Allah hakkı için zule katlanır. İşte çapraşık doğruların çarpıcı sonuçları. Yanlış yanlışları doğurur derken herhalde yalan söylemedik. 

O insanlar dua ederler. “Allah’ım beni resule komşu eyle “der. Ama buna hak ettim mi diye kendine sormaz. Bunun gereğini yaptım mı diye sormaz. Dün parkta dolaşıyordum. Yerler ilgili insanlarca güzel taşlarla düşenmiş güzel. İyi hoşta güzelliği bozan insan denen yaratık.Yerler çekirdek kabukları ile dolu. Yesin tabi yesinde kabuklarını yere atmak zorunda mıdır. Atmak zorundadır. Çünkü kendisine saygısı olmadığından çevresine saygısı olmaz. İşte gerçek bu. Ama kendi üzerine bir şey atın bağrınır. Ama kendi yaptığını göremez o zavallı yaratık. 

Yanlışlar içinde yoğrulan insan oğlu. Düşünüyorum ülkem İslamiyetten bahseder. İnancımızada toz kondurmayız. Kur’an-ı Kerim de bu dünyanın bir oyun olduğunu belirtir. Lakin bu oyunda hırslarımızdan başka, benliğimizden başka gördüğümüz yoktur. Yaradılışın nedenini unutan kul acaba mahşeri hiç düşünür mü. Bence düşünmez. Bence insan oğlu şunu yapmalı. Oturduğu yerde bir kolunu kaynar suya diğer kolunu kor ateşina sokmayı bir düşünsün yarım saat böyle kalabilir mi? Kalacağına inanabiliyorsa mesele yoktur bu dünya denen oyuna devam yoksa artık düşünme zamanı gelmedi mi? 

Son olarak geçen gün iş yerime geliyordum. Tek yönlü yoldan yukarı araba ile çıkıyoruz. Eşim arabayı kullanıyor. Yukardan aşağı ters yönden gelen araçla karşılaştık. Doğal olarak yol bizim. Yanlış yapan doğal olarak arabanın camını açar yolu versene diye ukalalaşır. Doğal olarak bizde camı indiririz. Terbiye kurallarına uygun bir şekilde yolun tek yön olduğunu karşımızdakine uyarırız.Yanlış yanlışı doğuracak ya. Cevap gelir”Biz hep böyle iniyoruz” Uyarıyı nazik bir şekilde devam edrsiniz. Yolun başında uyarıcı levha var dersiniz. Yanlış yanlışı doğurmaya devam eder. Erkek sürücü ve başı kapalı yanındaki eşi iyice kabalaşır.Çirkin ifadelerle yola zorla devam edrler. Ben ise bone takan eşim ve ben sadece Allah dedik. Biliyorum ki ahirette bunun hesabını verirken biz daha az zorlanacağız. Karşımızdaki insanlar ise epey zorlanacaklar. İşte asıl gerçek bu konu için buydu. 

 
Toplam blog
: 81
: 1191
Kayıt tarihi
: 13.02.11
 
 

Ben kimim? Ben 55 yaşında hekimlik sanatını icra eden bir kişiyim. Adım Selçuk Şensöz. Bugün için..