- Kategori
- İnançlar
Nereye koşturuyoruz böyle...

Ah gönül, nasılda aldanırsın hayata..
Diyebilir misin, sayılmaz daha kalmadım bu dünyada..
Ölüm bir nefes kadar yakın..Hepimiz biliyoruz bu gerçeği fakat.. işte fakatı var.
Hepimiz, amaçlarımız doğrultusunda yaşamımızı idam ettiriyoruz. Gün içerinde öyle çok plan yapıyoruz ki ileriye yönelik...
Hep bir koşturmaca içerisindeyiz. Sabah kaldığımız andan yatıncaya kadar.
Benim olduğu kadar sizlerin de dikkatini çekiyordur mutlaka etraftaki bu koşturmaca..
Sabah oldu mu; çocuklar okullara, büyükler otobüse, servise yetişme telaşında..
İş icabı yurt dışına çıkacaklar sabahın ilk ışıklarıyla birlikte havaalanı yollarında..
Ayrıca etrafa da bakmamıza çok gerek yok..sadece kendi içimize bakmamız yeterli değil mi? Hep bir telaş içindeyiz, bir yerlere bir şeyler yetiştirmeye çalışıyoruz. Sanki hiç son bulmayacakmış gibi hayat.. Aldanıp gidiyoruz dünya hayatına. Aslında çok da anormal değil bu koşturmacalar, yaşadığımıza göre tabii ki koşturacağız..
Fakat asıl unutmamız gereken; o çok önemli gördüğümüz amacımıza ulaşamadan hayatın bir anda son bulabileceği..
Öyle ya hangimizin garantisi var ki, bir saniye sonrasını yaşayacağımıza.
Hepimiz Allah ne kadarına izin verirse o kadar amacımıza ulaşabiliriz..
"De ki: "Allah''ın bizim için yazdıkları dışında, bize kesinlikle hiçbir şey isabet etmez. O bizim Mevlamızdır. Ve müminler yalnızca Allah''a tevekkül etmelidirler." (Tevbe Suresi, 51)
Belki ümitsiz bir yazı gibi gelebilir ama kabul etseniz de etmeseniz de gerçekler böyle.
Geçen gün burada okuduğum bir yazıda arkadaşımız; ÖSS sınavında tek tercihini kazanan arkadaşının istediği bölümü okuyamadan hayatının son bulduğunu anlatıyordu.
O çok hevesle gittiğimiz iş yerimize bir sabah gidemeyip, trafik kazasında da hayatımızı kaybedebiliriz..
Ki.. ben de iki yıl önce bir sabah okuluma giderken aniden önüme çıkan kamyonla çarpışmış, ölümden dönmüştüm..( Allah korudu)
Yukarıda da dediğim gibi; bir saniye sonrasını yaşama garantimiz yok..
Ben artık farkındayım çok şükür; bu dünya bir kahve içimlik gelip soluklandığımız yer..
Kahvemizi içip, çekip gideceğiz..
Yaşamda hangi amaca doğru koşturursak koşturalım; tek gerçek her an ahret hayatına doğru ilerliyor olmamız.
O halde dünya hayatına, çok fazla değer vermemek gerekiyor.
Mahşer günü geldiğinde buradaki her anımızın hesabını vereceğiz. Çünkü hepimiz er ya da geç ölümle karşılaşacak ve Allah''a olan kulluğumuzdan sorguya çekileceğiz.
"Mahşer gününü düşünmemiş" olmak insana bir yarar sağlamayacaktır.
Dolayısıyla arkadaşlar, Allah''a karşı olan sorumluluklarını görmekten kaçan insan, derin düşünmemekle sadece ve sadece kendisini kandırmış olur. Ahirete gittiğinde ise; Allah''ın huzurunda hesap verirken "bilmiyordum, düşünemedim" gibi samimiyetsiz mazeretlerin geçerli olmadığını açıkça anlar.
Allah bir ayetinde insanları, hesap gününün "zalimlere kendi mazeretlerinin hiçbir yarar sağlamayacağı gün" olduğuna dair uyarmıştır. (Mümin Suresi, 52)
Sevgi ve ışıkla..