​ Yaradılış ve düşünce gücü / İnançlar / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Şubat '07

 
Kategori
İnançlar
 

Yaradılış ve düşünce gücü

Yaradılış ve düşünce gücü
 

Biz bedeni olan bir ruhmuyuz? Yoksa ruhu olan bir beden miyiz? Bunun cevabını Kuran-ı Kerim'de bulabiliriz.

Kuran-ı Kerim secde suresi 7-9. ayetler;

Odurki her şeyin yaratılışını güzel yaptı ve insanı çamurdan yaratmaya başladı. Sonra onun neslini bir özden, adi bir sudan yaptı. Sonra ona biçim verdi, ona kendi ruhundan üfledi ve sizin için işitme, gözler ve gönüller yarattı. Ne kadar az düşünüyorsunuz.

Batılı yazarlar düşünce gücüyle ilgili yazılarında İncil'den alıntılar yaparlar ve kutsal ruh olarak adlandırılan Tanrı'nın içimizde olduğunu, insanın Tanrının imajında ve benzerliğinde yaratıldığını söylerler.

Yukarıdaki ayette ise, hiçbir şey yokken Tanrı vardı ve yaratmağa başladı ve insanı yaratan Tanrı ona kendi ruhundan üfledi. Burada, insan ruhunun Tanrı ruhunun bir parçası olduğunu anlıyoruz, tıpkı bir su damlasının bir okyanusun parçası olduğunu anladığımız gibi. Tanrı'nın gücü bu yolla insana geçer ve bu yaratıcı güç düşünceler yoluyla geleceği yaratır.

Düşünce geleceğe atılmış bir tohumdur. Bu konuda 2 yasadan söz edilebilir.

1. Yasa : Ne hayal ediyorsan o olabilir.

2. Yasa : Korktuğunu kendine çekersin

Yaratmak düşünceyle başlar. (Düşündüğünüz ve asla fark edemediğiniz şey bir boyut yaratır. ) Söze dönüşür. (Düşündüğünüz ve söylediğiniz başka bir boyuttadır. ) Aksiyonda hayat bulur. (Düşündüğünüz, söylediğiniz ve yaptığınız şey sizin gerçeğinizdir. )

İyi bir şeyin olmasını istiyorsak, bunu kuvvetli bir şekilde hissederek düşünmeli ve söylemeliyiz. O işin olamayacağına ilişkin en ufak bir şüphe veya korku bizi hedefimizden saptıracaktır. Bu yüzden olması çok zor olan şeyleri istediğimizde bilinçaltımızdaki şüpheyi atmak kolay değildir.

Tasavvuf tarihini incelediğimizde insan ruhunun , Tanrı'nın ruhunun bir parçası olduğunu ve ondan aldığı güçle ve düşünceleriyle geleceğini yaratan insanın farkındalığına veran Hallac-el Mansur, düşüncelerinin son iki kelimesini söze dönüştürerek herkesin içinde "Ben Tanrı'yım" demiş ve hemen orada öldürülmüştür. Bu ve buna benzer derin düşüncelerin her yerde konuşulamayacağı gerçeğini gören sufiler bu bilgileri kapalı kapılar ardında konuşmaya ve tartışmaya başlamışlar ve bunun sonucunda da tarikatlar doğmuştur.

Allah yaratandır. Allah'ın bir parçası olan insan da Allah'dan aldığı bu yaratıcı gücünü yine Allah'ın verdiği izinle düşünceleri vasıtasıyla geleceğini yaratır. Düşünce çok güçlü bir ilaçtır, şifa verdiği gibi azap da verebilir. Tanrı'dan gelen ruh içimizdedir ve biz onu nefesimizde hissederiz. Nefes alamadığımız zaman zaten ruh bedenimizi terketmiştir. Nefes aldığımız sürece düşüncelerimizin çok güçlü bir silah olabileceğini bilerek onu iyi yönde kullanalım.

 
Toplam blog
: 974
: 3444
Kayıt tarihi
: 16.01.07
 
 

2017 Basın özgürlük endeksine göre 180 ülkeden 155. sırada olan ülkemizde yemek tarifleri  ve tel..