- Kategori
- Gündelik Yaşam
Yardımlaşalım, gerçek ihtiyaç sahiplerini bulalım, aç insan kalmasın ülkemizde, zekatımızı verelim

bir olalım, diri olalım
İnsanlara yardım etmek, insanlık görevidir. Suriye'liler mezalimden kaçmışlar, gelmişler. Elbette yardım edelim, bir yerde misafir edelim. Suriye'deki zulüm bitikten sonra tekrar yurtlarına gönderelim... Buraya kadar tamam...
Ama onlara vatandaşlık vermeyi anlayamıyorum.
Osmanlı, dünyaya hükm'ediyordu ve Zulme uğrayanları aldı kabul etti. Bizim şimdi bunu yapmamız lüksümüz yok. Bir gün azınlıklara özgürlük diye karşımıza çıkıp, biz de toprak istiyoruz derlerse, evlatlarımıza böyle bir dert bırakmaya hakkımız da yok.
Avrupa bütün yükü bizim sırtımıza atsın, biz kucak açalım..
Kucak açmak yerine, açalım kapılarımızı, nereye istiyorlarsa, oraya gitsinler.
Trafikte gidiyoruz, ellerinde birer karton tutuşturulmuş , üzerinde Kocaman AÇIZ yazısı var. Dikkat edin, hepsi aynı elden yazılmış, ellerine tutuşturulmuş. Bu da birilerinin rant kapısı olduğunun farkında mıyız acaba?
Elinize su şişelerini alın ve İstanbul trafiğinde su satmaya kalkın, bakalım size su sattırıyorlar mı? Sattırmazlar; denemesi bedava.. Dayağı yer, oturursunuz.
Sabahın erken saatlerinde gidin bakın; bir araba bütün o satıcıları dağıtır, akşam da hasılatı toplarlar. Benim yufka yürekli vatandaşım da, yazık, açlarmış, para vereyim garibana der ve o trafikte arabasını yavaşlatır ve para verir.
Düşünün milyonlarca araç geçiyor, bin kişi birer lira verse, ayda 30 bin lira para eder. AÇIZ ; öyle mi???
Benim bu yazımı da siyasete lütfen alet etmeyelim . Siyaset yapmıyorum, fikrimi söylüyorum.
Uyanık olalım. Aç insan asla dilenmez. Sadakanızı verecekseniz, lütfen poponuzu biraz kaldırın da bir zahmet, gerçek ihtiyaç sahiplerini arayın bulun da bir işe yarayın.
Türkiye'de zekat müessesesi gerçekten işlese, gerçek ihtiyaç sahiplerine verilse, beş yıldızlı otellere giderken, birine eksik gidilse, bir öğrenciyi okutsa bunca paralı iş adamı, bunca maaşı iyi olan yönetici , o çocuklar belki de gelecekte senin çocuklarının refahı için bu ülkeyi refah içinde yönetecekler.
İşte onlara Allah razı olsun diye edilen tüm dualar sana da gelecek ve belki de senin bu yardımseverliğin seni Cennete ulaştıracaktır.
Unutmayalım ki, Peygamber'lerden sonra Cennete ilk girecek olanlar, cömertler olacaktır; ben bilgisine inandığım, güvendiğim Rahmeti babamdan böyle öğrendim.
Cennetin kapısına, alimler, şehitler ve cömertler gelecekler evladım ; diyordu babam. Alimler, Ya Rabbim biz senin dinini layıkıyla insanlara öğrettik, cennete biz girelim ilk önce. Şehitlere dönecek Cenab-I Allah ve siz ne yaptınız ey güzel kullarım? Diyecek. Şehitler de, biz, vatanımız için, senin Rızan için canlarımızı verdik , onun için biz girelim; diyecekler. Allah c.c. Bu sefer cömertlere soracak diyor . Siz ne yaptınız kullarım ? Cömertler de Ya Rabbi, biz de Senin Rıza'n için bu Mübarek şehitlerimizin yetim yavrularına baktık. Onları yedirdik, içirdik okuttuk, babalarının yokluğunu hissettirmedik. Ey cömert kullarım, haydi siz önce girin cennetime diyecek.
Allah helal yollardan para kazanıp, onu güzel yollarda harcayan kullarından eylesin cümlemizi . Önce yakınlarımızdan başlayarak, ihtiyaç sahiplerine, ihtiyaç sahibi öğrencilere ve şehitlerimizin ailelerine iyi bakalım. Onlara sahip çıkalım . Ben namaz kılıyorum abdest alıyorum, bu yeter , ben cennetliğim diyorsan, kalp kırıyorsan, komşu Hakkı yiyorsan, paranın zekatını vermiyorsan, kendinden başka kimseyi beğenmiyorsan , Hayvanları hor görüyorsan, yeşile zarar veriyorsan, kendi menfaatini herşeyden üstün görüyorsan, boşuna spor yapmış olursun.
Bütün bunları layıkıyla yapıp, bir de Allah'ın. Huzuruna geçip şükredebiliyorsan, ne Mutlu sana ..
Sevgiyle kalın, Hz Yunus Emre'nin dediği gibi sevelim, sevilelim; dünya kimseye kalmaz.