​ Yaren / Müzik / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Kasım '08

 
Kategori
Müzik
 

Yaren

Yaren
 

Özay Gönlüm - Yaren


Benim ustam olmadı!

Özay Gönlüm 1940 yılında Erzincan-Tercan’da doğdu. Babasının asker olması nedeniyle sürekli dolaştılar Anadolu’da. Babası Denizli’nin Tavas ilçesinden.

Liseye geldiğinde sazla tanışan Gönlüm büyülenir sazın sesinden. Öğrenmek ister ama ona saz çalmayı öğretecek kimse yoktur etrafında. Kendi kendine öğrenmeye çalışır ve başarır. Terzi çıraklığı yaparak kazandığı parayla İstanbul’a gider. Çeşitli etkinliklerde görev alır. Para kazanır.

1956 yılında Muzaffer Sarısözen’le tanışmasıyla hayatı değişir. Ankara Radyosu’ndaki “Yurttan Sesler” programlarına misafir sanatçı olarak katılmaya başlar. Derken araya askerlik girer. Dönüşte ise Ankara Radyosu’nun yetişmiş bir sanatçısıdır artık. 1956 yılında başlayan radyo macerası 34 yıl sürer.

Gelelim Yaren’e...

Yaren, üç farklı bağlama türünün (tanbura, bağlama, cura) aynı tekneden oyulmasıyla ortaya çıkar. Tasarımı Özay Gönlüm’e aittir. 1974 tarihinde Cafer Açın tarafından yapılmıştır. Bu ilginç çalgıya isim verme arayışları başlar ve 1976’da Halit Kıvanç’ın sunduğu bir programda seyircilerin ve Gönlüm’ün yakın arkadaşı olan Kaymakam Yüksel Aydın’ın katkılarıyla Yaren ismi seçilir.

Yaren’le birlikte kendine özgü bir çalma tekniği geliştiren Özay Gönlüm’ü Zülfü Livaneli şöyle anlatıyor : “Bir gün Ankara’da Emek Mahallesi’nde arkadaşlarla dolaşırken kulağıma bir saz sesi geldi. Yeni bir apartmanın girişindeki üç dükkanın birini perdeyle örtmüş, ev haline getirmişlerdi. Birkaç kişi vardı içerde. O güne kadar duyduğum en güzel saz çalan kişilerdi. Arkadaşlarla içeri girdik, saz çaldığımı söyledim, pek inanmadılar önce. Bunun üzerine sazı alıp Çiçekdağı oyun havasını çaldım. Çok heyecanlandılar, böylece melodiler uçuşan güzel bir dostluk başladı aramızda. Gençlerden biri o sıralarda askerliğini yapmakta olan Özay Gönlüm, öteki de ağabeyi Özkan Gönlüm’dü. Ege yöresinin mızraplarını öğrendim onlardan.”

Ege bölgesine özgü türküler, zeybekler, ağıtlar, oyun havaları, semahlar, deyişler ve “Nine’nin Mektupları”. Teatral yönü çok gelişmiş olan Özay Gönlüm, Denizli şivesiyle bir ninenin askerdeki torununa yazdığı mektuplardan oluşan Nine’nin Mektupları’nı sahne şovlarıyla seyirciye yansıttı ve çok beğenildi.

Gönlüm’ün bir diğer yönü de derlemeciliği. “Cemile’nin gezdiği dağlar meşeli”, “Elindedir bağlama”, “Zobalarında guru da meşe yanıyor”, “Denizli’nin horozları bellidir”, “Gımıldanıver” gibi birçok türküyü Türk Halk Müziği’ne kazandırmıştır.

30 civarında kaset ve plak yapan, çok sayıda yurt içi ve yurt dışı konser veren, TRT repertuarında 200’e yakın türküsü bulunan, kendine özgü saz çalma tekniğiyle ve şivesiyle halkın sevgilisi olan Özay Gönlüm 1 Mart 2000 tarihinde aramızdan ayrıldı.

Benim ustam olmadı!

Böyle demişti bir röportajında.

Hiç ustası yoktu belki ama Yaren’i, yarenleri vardı...

Kaynak

* Evren (Gönlüm) Temel ve Okan Murat Öztürk’ün büyük katkılarıyla Kalan Müzik’ten çıkan Özay Gönlüm arşiv kayıtları..

* Sevdalım Hayat, Zülfü Livaneli.

 
Toplam blog
: 5
: 3099
Kayıt tarihi
: 14.03.07
 
 

23 yaşında, İşletme bölümü öğrencisiyim. Okuldan arta kalan zamanlarda yazmanın ve paylaşmanın en fa..