- Kategori
- Siyaset
Yargıçları da tarih yargılar
Ergenekon adı verilen dava da sona gelindi.Aslına bakarsanız davanın adı olmaz. Olsa olsa dosya numarası olur. Mahkeme kararını yarın açıklayacak. Kararın ne olduğunu, vasat akla sahip her Türk vatandaşı biliyor. Karar açıklanınca birileri yanındakine "Vay be!"diyecek ve sonra yorumunu söyleyecek.
Mahkeme millet adına karar verecek. Adına karar verdiği milletin yarısından fazlası, verdikleri kararı vicdanlarına sığdıramayacak.
Ergenekon davası bir ceza davası ve ceza davasında bir çok gelişmiş hukuk sisteminde olduğu gibi "vicdani delil"esası çok önemlidir. "O da nedir?" derseniz, şöyle açıklayabilirim: Bir kişiyi suçlayabilirsiniz, bir çok delil görünüşe göre sanığın aleyhinde olsa bile yargıçın vicdanın da soru işaretleri varsa, o davadan mahkumiyet kararı çıkmaz.
Bizim öğrenciliğimizde daha başlangıçta bu esaslar belletilirdi. Hukuk eğitiminin yaygınlaşmasıyla kalitesi arasında ters orantı olduğu artık bilinen bir gerçek. Bu yargıçlar savcılar da nereden çıkıyor sorusunu sormaya gerek yok. Bir çok şeyde olduğu gibi hukuk eğitiminde de iyi olduğumuz söylenemez. İyi ve köklü fakültelerin verdiği mezunlar bu iş yükünü kaldıramaz.
Yanılmıyorsam fakülte ikinci sınıfta Ankara'ya gezmeye gitmiştim. Tek başıma Kızılay'da dolaşırken tanıdık bir yüz dikkatimi çekti. Yüzünden ışığı silinmiş, ürkek, paltosunun içinde adeta görülmemek için büzülmüş adamı tanıdım.1960 ihtilali sonrası kurulan Yüksek Adalet Divanı Başkanı Salim Başol.
Sesini radyodan dinliyorduk, görüntüsü ise yazılı basında veya sinemalarda filim başında veya arasında gösterilen Yassıada duruşmalarından bellemiştik. O ihtişamlı mahkemenin astığı astık, kestiği kestik yargıcı. Devrik Cumhurbaşkanı'nı, Başbakanı'nı, Bakanlarını,general rütbeli askerlerini, polis şeflerini paylayan sert, kartal bakışlı muhteşem yargıcı... Yanımdan hiç olarak geçmişti. 1960 ihtilali daha dün gibiydi... Demokrat Partiye açıkça tavır koymuş,1961 Anayasasını kaleme almış, Sıddık Sami,Tarık Zafer'in talebesiydim ve Salim Başol yanımdan hiç olarak geçmişti.
Yüksek Adalet Divanı Başkanını tarih 10 sene gibi çok kısa bir sürede yargılamış ve mahkum etmişti. Aynı tarih idamlar bir yana Demokrat Parti'yi de mahkum etmişti. Bu gün o günleri inceleyen gençlerin bir çoğu Demokrat partinin ati demokratik uygulamalarını ortaya koymakta ve yargısını vermektedir. Aslına bakılırsa halkın Adalet Partisi'ne yönelmesinin en büyük nedenlerinden biri de Yassıada Duruşmalarındaki hukuk rezaletiydi.
Yarın karar günü. Yargıçlar kararlarını açıklayacak. Bu kez on sene beklemeye gerek kalmayacak.