- Kategori
- Güncel
Yargıtay başkanlar kurulu bildirisi
Bugün itibari ile Yargıtay Başkanlar Kurulunun yayınladığı Bildiri, ülkede kıyameti kopardı.
Öyle bir kıyamet ki sormayın gitsin!
İktidardan hemen yarım yamalak bir cevap verme gereği duyuldu. Ancak; Adalat Bakanı Mehmet Ali ŞAHİN, bildirinin içeriğini bile ne okumuş, ne dinlemiş!
Bir ülkenin Adalet Bakanı, kendisinin de üyesi olduğu bir Hükümet hakkında, Bir yüksek Yargı Başkanlar Kurulunun açıkladığı bildiriyi, okumaya bile gerek duymuyor. Onun içinde verdiği cevap, saçma sapan sözlerden ibaret.
Okumadığını veya dinlemediğini nerden mi biliyorum? Kendisi söyledi. Sadeci alt yazı geçerken okumuş(!)
Şimdi bu değerli(!) Bakanımızın, hazırladığı Yargı Reform Paketini niye AB yetkililerine taktim ettiği daha açık belli oluyor. AB yetkililerinin, Türk Yargı sistemini incelediklerini zannetmiyorum. Hele hele Yargı Personelinin içinde bulundukları ortamları ve çalışma şartlarını, bildiklerini hiç zannetmiyorum.
Yargıtay Başkanlar Kurulu Bildirisinin özü neyi anlatıyor:
Yargının bir gün herkese lazım olacağını, bu gün dokunulmazlık zırhına bürünüp, yargıdan kaçabilenlerin, yarından sonra bu zırhı çıkardıklarında yargılanacaklarını, Türk Yargı sisteminde yapılacak yenilikleri, yargının değişik kulvarlarında tartışıp, yargı mensuplarının da görüşlerinin alındıktan sonra hazırlanmasının en doğru yol olacağını, Adalet Bakanı tarafından hazırlatılan ve adına yargı reformu denilen taslağın önce AB komiserlerine verilmesinin yanlış olduğunu, iktidar tarafından ısmarlanan Anayasa taslağının da Yargının görüşü alınmadan, yargının haberi olmadan, ABD de birilerine götürülüp, birifing verildiğ! anlatılmaktadır. Ayrıca Çoğulculuğun; Ben, her alanda, her istediğimi yaparım anlamına gelmediğini, yapılacak işlerin, Demokratik, Laik, Sosyal bir Hukuk Devletinin kuralları çerçevesinde yapılabileceğini beyan etmişlerdir.
Bu Başkanlar Kurulu Bidirisinin, başka kurumlar(mesala TSK) tarafından kaleme alındığını bir düşünün, şimdiye kadar kıyamet kopmuştu. İktidardan önce Müstemleke Valileri vıyyaklamaya başlarlardı!
Herkesin içi rahat olsun; Türkiyede Demokratik, Laik ve Sosyal Hukuk Devletini koruyacak kurumlar, her zaman olduğu gibi şimdi de var.
Sadaka Ekonomisinden beslenenlerin seçtiği bir iktidar, bu ülkede istediğini, istediği yapamıyacaktır.
Buna bu ülkenin, kurumları, sivil toplum kuruluşları (Saroscular hariç) müsade etmiyecektir...