Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Ekim '10

 
Kategori
Sosyoloji
Okunma Sayısı
713
 

Yarın Artık Bugündür

Maraton koşucuları yaklaşık iki saat bir çeyrek süren uzun koşularının her dakikasında yolun neresinde olmaları gerektiğini önceden hesaplarlar. Yolun kaçıncı kilometresinde tempoyu yükselteceklerini, hangi noktada atağa kalkacaklarını bilirler. Bunun için arkada bıraktıkları yolu, bulundukları noktayı ve önlerinde uzanan parkuru bir an olsun akıllarından çıkarmazlar.

Koşucu, yolun neresinde olduğunu algılayamazsa yarışı kaybeder.

Elinde paletiyle önündeki tuvalde yeni bir dünya yaratan ressam, tuvalin bir köşesindeki ayrıntıya saatlerini verirken, arada bir geriye çekilerek resmin bütününe bakma gereğini duyar.

Neden?

Çizgiler ve renklerle ne yaratmak istiyordum, şu an ne yaratıyorum, ortaya ne çıkacak?

Olaylar, entrikalar, ruhsal çözümlemeler ve betimlemelerle örülmüş bir romanın yazarı, esin perisinin keyifli bir gününe denk gelmiş, belleğinden tuşlara yansıyan cümleleri harıl harıl ekrana ya da kâğıda döktürürken bir an soluk alır, yazdığı bölüme şöyle bir göz atar.

Aşkla ve şevkle yazdığı bölüm, romanın bütününde yama gibi duracaksa, ne kadar güzel olursa olsun, beş para etmez.

Yaşamın kendisi böyle değil midir?

Nereden geldin, nereye gidiyorsun? Hedefin ne? Hedefe ne kadar uzak ya da ne kadar yakınsın? O noktaya ulaşma olasılığın yüzde kaç?

Gece, uykuya geçmeden önce o günün dökümünü yaparız. Kimi zaman günlerin, ayların, dahası yılların…

* * *

Ülkenin içinde bulunduğu durum, yukarıdaki örneklerden çok mu farklı?

Türban mürban, resepsiyon mesepsiyon, asker masker, Ergenekon mergenekon… derken bir an şöyle geriye çekilip bütüne bakmak gerekmez mi?

Tek tek ağaçlara bakarken ormanı gözden kaçırana ne derler?

Cumhuriyet Bayramında topluca Onuncu Yıl Marşı’nı söylemek, Anıtkabir ziyaretlerinde yaşlı gözlerle “Ankara’nın taşına bak / Gözlerimin yaşına bak” marşını seslendirmek, akşam eve gidince de Fatmagül’ün Suçu Ne’yi izlemek hangi koşucunun, hangi ressamın, hangi romancının kitabında yazar?

Ülke nereden nereye gidiyor? Toplum olarak dün neredeydik, bugün neredeyiz? Bu gidişle yarın nerede olacağız?

Referandumdu, anayasaydı, seçimdi…

Birbirini izleyen yarınlar, yarınlar…

Tek kanallı devlet televizyonu günlerinde senaryosunu Attila İlhan’ın yazdığı bir dizi film oynardı:

“Yarın Artık Bugündür”

Yurtseverlerin, Kemalistlerin, ulusalcıların; kısacası ilerlemeden, bilimden ve aydınlıktan yana olan gerçek vatanseverlerin yarına bırakacakları hiçbir planları, programları, çalışmaları olamaz. Ülke için yapılacak ne varsa bugün, bu saat, bu dakikadır…

Resmin bütününü görenlerin “Neden?” diye sormasına gerek var mı?

Unutma, ey okurYaz aklının bir tarafına:

- Yarın artık bugündür.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 17
Toplam yorum
: 38
Toplam mesaj
: 9
Ort. okunma sayısı
: 705
Kayıt tarihi
: 06.07.10
 
 

Emekli öğretmen... Yayımlanmış yedi kitabı var. Orhan Pamuk'la birlikte Nobel alma umudu kalmadığı i..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster