- Kategori
- Gündelik Yaşam
Yaş aldıkça

alıntıdır
Ne kadar çok kızgınlıklar yaşamışız kendi içimizde. Şöyle dönüp bir bakınca ardına dünkü aklını beğenmiyor insan. Çok değil daha bir iki ay öncesini bile. Öfkenin esiri olurken kelimelerimiz zehir akıtmış bazen. Ya gereğinden fazla önemsemişiz olanı biteni, yada büyütecek bir şeyler aramışız hayatımızda.
Ama ne var ki çoğumuz yaşamışızdır bunu hayatın bir alanında. Gerek iş yerinde gerekse özel hayatta. Ablamla ne zaman konuşsam “yaş aldıkça değişiyor” der. İnsanın yaş aldıkça olgunlaştığını, öfkesini yendiğini, daha umursamaz olduğunu, daha toleranslı bakabildiğini söyler.
Ya gereksiz yere fazla önem verdiğini düşünüp karşındakini kızmaya bile layık görmüyorsun, yada ona kızmaya ayıracak vakit bulamıyorsun. Daha seçici ve eleyici oluyorsun mesela. Herkesi hayatına almıyorsun. Görüşmek istediklerini ise iyice ölçüp biçiyorsun. Tanımaya çalışıyor, yanılma payını daima göz önünde bulunduruyorsun.
Kullanılmaya tahammül edemiyorsun mesela. Kullanıldığını anladığında kendini geri çekiyorsun.
Yani kısacası akıllanıyorsun.
Karşındakiler senin unuttuğunu sanıyor. Halbuki sen sadece kendini düşündüğün için unutuyorsun.
Kendini öfke cenderesinden kurtarmak için rahat bırakıyorsun.
Ve belki gerçekten de unutuyorsun.
Sağlığın, bedenin ve zihnin için boş veriyorsun.
Senin unuttuğunu zannedenler aslında artık önemsenmeyen, umursanmayanlar.
Ama onlar hala bilmiyorlar.
Sen kendine değer vermeyi öğrendiğin anda yaşamaya başlıyorsun. Ve bunu gerçekten de yaş aldıkça öğreniyorsun.
İyi haftalar…