​ Yasak cezbeder, kaldırılınca kalmaz anlamı / Eğitim / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Kasım '12

 
Kategori
Eğitim
 

Yasak cezbeder, kaldırılınca kalmaz anlamı

Milli Eğitim Bakanlığı, tüm öğrencilerin bir rüyasını gerçekleştirdi. Kılık kıyafet serbestliğini getirdi. Bu karar ile halkta ikiye ayrıldı. İyi oldu deyip kararı doğru bulanlar, kararı karşı çıkanlar...
Karara karşı çıkanların gerekçesi, öğrencilerin sivil giyinmeleriyle arkadaşları ile arasında gizli bir yarışın başlayacağı, sınıf ayrılıklarının göze çarpacağı...

Gelir durumu iyi olanlar her gün okulda farklı bir giysi giyerken, maddi sıkıntı çeken ailelerin çocukları aynı giysiyi giymek zorunda kalacaklar.

Pekala, üniforma giyildiği zaman maddi farklar öğrenciler arasında görünmüyor mu? Hayır, açık bir şekilde görünür ve öğrenciler de bunun farkına varır. Üniforma olduğu zaman aradaki sınıf farkı kaybolmuyor, öğrenciler eşit düzeye gelmezler.

Öğrencinin taktığı çanta, giydiği ayakkabı, kullandığı kalemlik, kalemler, defterler, günlük kantin harcamasından da göze çarpar maddi sınıfların ayrılığı... Okuyan aileler çocuklarını karşılarına alıp konuşsunlar bakalım şu an üniforma giydiği için sıra arkadaşının maddi durumu hakkında bir fikri var mı yok mu?

Üniforma kişiler arasındaki maddi dengeyi eşitlemez. Kendimizi inandırdığımız bu yalandan sıyrılıp kurtulalım. Maddi durumun tek göstergesi giyim kuşam değildir!

Üniforma resmiyetin göstergesidir. Siviller üniforma giymez ama asker-polis-jandarma vb giyer... Bundan dolayı okullarda giyilen üniformaya yıllarca üniforma gözüyle değil, "forma" gözüyle baktık.

Bu mevzu bahiste kafa karıştıran nokta şu, hangi öğrenciye sorarsanız sorun okul forması giymeyi ızdırap sayıyordu. Kumaş pantolon kuralını çiğneyerek kanvas pantolonlar, bakıldığında öğretmenin farketmeyeceği kumaş pantolon izlenimi bırakan pantolonları giymekte ısrar ediyorlardı.
Şimdi "Bu pantolonla okula girebilecek miyim?" "Öğretmen hırkamı farkedecek mi?" gibi sorular akıllardan silindi.

Yıllardır öğrencilerin istediği bu özgürlük ellerine verildi ama onlarda büyükleri gibi maddiyatı kattılar düşüncelerine. "Ne giyeceğim?" sorusuyla boğuşmaya başladılar. Madem bu kadar içlerine dert olacaktı onlara tanınan bu özgürlük neden içlerinde yatan bir sevdaydı serbest kıyafetle girebilmek derse? Neden okul süveteri yerine rengarenk kazaklar giydiler? Kumaş pantolonu giymemek için ısrar ettiler? Neden kılık kıyafet konusunda uyarıldıklarında yabancı ülkeleri örnek gösterdiler?

Yasak her zaman cezbetmiştir. Yasakken cezbediyordu okulda giyilen serbest kıyafet... Yasak kaldırıldı ve aileler de öğrenciler de sudan çıkmış balığa döndü. Kafaların karışması, "Bu çocuk ne giyecek?" "Ne giyeceğim?" sorusu da buradan doğdu.

Haftanın 5 günü 5 farklı kombinle gitmek gerekmiyor okula. Öncelikle bu bilinç yerleştirilmeli öğrenciye. Kıyafetin temiz olması, yırtık-sökük olmaması önemli olan. Aileler çocuklarına bu bilinci aşıladıklarında sorun çözülecek. "Ne giyeceğim?" diye kıvranan öğrencilerin dolabında ona yetecek kadar kıyafeti olduğuna eminim.

Etek boyunun diz üstüne çıkmaması tartışılıyor... Etek boyu tartışması forma varken de vardı, forma zorunluluğu kalktı halen var! Formalarının eteğini katlayarak kısaltanlar bu kez mini etek serbestliği istiyorlar.

Etek boyu süper mini olması öğrenciyi başarılı yapmaz. Daha zeki olduğu izlenimi bırakmaz. Etek boyu sadece dikkat çeker! Okul ortamında dikkat çekilmesi gereken tek nokta zeka ve başarıdır. O yüzden eteğinin boyuyla değil, ders notlarıyla uğraşması gerektiğini artık her öğrenci kabul etmeli.
Okullar eğitim yuvaları... O yüzden kıyafet önemsenmemeli, forma giyse de o çocuk öğrenci. Her okul günü aynı kıyafeti giyseler de o çocuk öğrenci. Her gün farklı bir kıyafetle okula gelse de o çocuk öğrenci! Öğrenciliğin onlara getirdiği sorumlulukları layıkıyla yerine getirdiklerinde hiçbir sorun kalmayacak, onlarda düşünmeyecek "Bugün ne giysem..." diye.

Kur'an derslerinde baş örtüsü de başka bir dert oldu. Mantıklı düşünmek gerek, camii rahlesinde Kur'an öğrenmiyor olabilirsiniz. Evinizde Kur'an okumuyor olabilirsiniz. Kur'an dersinize girmiş iseniz yani Kur'an-ı Kerim ile meşgul olacaksanız baş örtüsüz olmaz, abdestsiz olmaz! Bunlar yıkıldığında Kur'an'a saygı yitirilir. Herhangi bir aşk romanını okur gibi elinize alıp sayfaları çevirmek değildir, Kur'an'ı okumak... Saygı ister, içten gelen bir sevgi ister... Hem kimse silah zoruyla baş örtüsü taktırmayacak okullarda, "isteyen" kısmına dikkat etmenizi öneririm. Söyleneni istediğiniz gibi algılayıp yargılamak cahillere yakışır, bu işin kolay olanıdır. Sözü doğru anlayıp gerekçesini düşünmek ise mantık. Üstelik Kur'an elde iken yakışmaz dekolte.

Müslüman bir toplumuz elhamdülillah. Bu kıyafet meselesini sadece okul giyimi için değil özel hayatımızda da abartmamalıyız. Bu noktada Hz. Muhammed (sav) 'in hayatına bakalım

Peygamberimiz giyim konusunda nelere dikkat etmiş?
1- İsraftan kaçınmak.
2- Giyinmeyi, kibir, gurur, azamet ve gösteriş vesilesi yapmamak.
3- İçinde bulunduğu sosyal sınıfın imkan ve şartlarına uygun biçimde giyinmek.
Ve biz biliyoruz ki Efendimiz bir hadisinde "Bid'at ve dalaletlerin her tarafı istila ettiği ve ümmetimin bozulduğu bir zamanda sünnetime sarılana yüz şehit sevabı vardır." ifadesini kullanmıştır.

O halde bu hususta da sünnete uymak gerek.

Bilinçli bir şekilde ve müslüman topluma yakışır şekilde yaşamaya başladığımızda maddi sınıf farkları ortadan yok olabilir.

 
Toplam blog
: 37
: 219
Kayıt tarihi
: 05.10.12
 
 

Anadolu İletişim Meslek Lisesi & Radyo TV mezunuyum. Özel bir radyoda çalışmaktayım, köşe yazarlı..