- Kategori
- Futbol
Yasak savma...

Tıpkı bir yasak savma!
Her bir oyuncu şu maç bitse de evimize gitsek, nereden çıktı bu Şampiyonlar Ligi der gibiydi!
Evet, Fenerbahçe’den bahsediyorum.
Karşısında dümdüz bir takım! Puan almayı ve gol atmayı karambollere bırakmış, koşup mücadele eden bir takım!
Fenerbahçe’ye gelince; Alex eli belinde bekliyor.(ikinci golden hemen önce atılan serbest vuruşta) Fenerbahçe’nin attığı beş kornerden sadece ikisini kullandı. Onu da dağlara taşlara bilerek vurdu gibime geliyor!
Roberto Carlos, orta sahayı geçmemek için çok direndi! Zaten de birkaç kere geçti. Bu kadar geride kalıp yorulmamasına rağmen, goller onun tarafından yenildi!
Deivid De Souza, Fenerbahçe’nin efsane(!) futbolcusu! Hiçbir olumlu pas atmadı. Sanki Porto’nun yedekte sahaya sürdüğü on ikinci futbolcusu gibiydi!
Türk Futbolunun efsane(!) ismi! Küçüklüğünden beri Fenerbahçeli! İngiltere’de kazandığı kadar Türkiye’de para kazanan ve elinden geleni yapan(!)(Demek ki elinden gelen bu kadarmış) Orta sahanın dinamosu(!) Milli Takımın Kaptanı, Emre Belezoğlu… Top oynadığı yeşil saha aldığı Dolarların rengine benzediğinden olsa gerek hep yerlerde bir şeyler arayıp, attığı hatalı paslardan sonra kendisini yere atıp, çimlerin arasında bir şeyler arıyordu! Aklıma, Aziz Yıldırım’ın ödemeleri aksattığı ve Emre’nin yerde Dolar aradığı geldi!
Gelelim İspanya Gol Kralına(!) Tıpkı Âlem Buysa, Kral Benim der gibiydi! Öyle bir kral ki! Bir sağa koştu, bir sola koştu, yasak savmak için ceza sahası dışından kaleciye bir geri pası, pardon Porto kalesine bir şut çekti(!) Bir de kaleye bir metre mesafeden, bir savunma oyuncusunun bile yapmayacağı, yapamayacağı şekilde topu auta attı. O esnada aklıma, Guiza’nın, bu zamana kadar kazanamadığı parayı bir yılda kendisine kazandıran tanrısına dua ettiği için topu ona gönderdiği geldi! Bir de dikkatimi çeken olay, top Fenerbahçe ceza sahası kenarında, Guiza Porto kalesinin ceza sahası sağ yanında gezeliyor!
Maça şöyle bir daha bakınca, Gökhan, Yasin, Edu, Uğur Boral’ın bir şeyler yapmaya çalıştığını görüyorsun. Ha bir Cosika var. Emre Belezoğlu’ndan üç gömlek daha üstün bir oyuncu. Volkan Demirel de yasak savanlardandı. Birinci goldeki hatasını görmemek mümkün mü?
Bu kadar laf etmişken, hakemler için de bir şeyler söylemek gerek. Fenerbahçeli oyuncuların Portolu oyunculara dokunması hata, Portoluların biçmelerine ses yok. Porto’nun ikinci golü resmen elle öne düşürülmüş ve vurulmuş bir şut! Eğer bu hakemler İspanyol olmayıp, Portekizli olsalardı bu kadar Porto lehine düdük çalabilirler miydi acaba?
İşte bir rüyanın sonu böyle geldi. Ha Dinoma Kiev maçına gelince. Hiç belli olmaz! Fener bir mucizeye imza atıp, Kiev’i orada yenerek, UEFA’ya katılabilir. O zaman Galatasaraylılar düşünsünler! Nasıl olsa final oynamak için Saraçoğlu’na gelecekler ya! O zaman Fenerbahçe’nin işi çok kolay!