- Kategori
- Siyaset
Obama'nın kilise aşkı!
Tüm dünyada olduğu gibi bizlerde bu günlerde iki olayla yatıp kalkıyoruz!
Bunlardan birincisi ekonomik kriz, ikincisi Obama!
Ekonomik kriz ile ilgili değişik senoryalar üretilip, halkın önüne sürülüyor!
Örnek mi istersiniz! Kriz Lobileri faaliyetteymiş. Kriz olmadan, kriz varmış gibi gösterip, dışarıda kaybettikleri paraları, Türkiye’de yerine koyacaklarmış!
Gelelim diğer olayımıza;
Bilindiği gibi Barack Obama ilk siyahî başkan olarak ABD seçimlerini kazandı ve 20 Ocakta Başkanlık koltuğuna oturacak…
Adam ABD başkanı seçildi ya her attığı adım bir haber, bir olay. Obama’yla yatıp, Obama’yla kalkıyoruz!
Obama hakkında söylenmeyen hiçbir kalmadı! Adamın Müslümanlığından tutun da Türk kökenli olduğuna kadar!
En son da yok efendim niye kiliseye gitmiyormuş? Birisi de çıkıp, size ne demiyor! Yani herkes bizim gibi düşünmüyor ve Toplum psikolojisini düşünerek, çok güzel bir yanıt veriyorlar.
Barack Obama’nın Kiliseye gitmeme nedeni neymiş bakın!
Kiliseye giderek insanların dikkatini dağıtmak istemediği, Kilisede tüm dikkatin Tanrı'ya verilmesi gerektiği, bu nedenle başkan gelmiş diye dikkatler dağıtılmamalı gerekçesiyle gitmiyormuş.
Ve ayrıca kilisede siyasi bir sirkin yaşanmasına yol açmak istemediği için gitmiyormuş.
Bir de bizimkileri düşünüyorum. Benim hatırladıklarım, Süleyman Demirel, Necmettin Erbakan, Turgut Özal, Mesut Yılmaz, Tansu Çiller ve bu günkü iktidar sahipleri!
Yukarıda saydıklarım, Cuma günleri Cuma namazını, nerde kılacaklarını davul zurna ile duyurup! Peşlerinde bir medya ordusu ile ibadetlerini(!) yapmaya giderler…
Şimdi insanın aklına şu soru geliyor. Bizim Camilerimizde ibadet eden insanların, böylesine bir koruma ve medya ordusu ile ibadet için gelen(!) insanlara bakmak için, dikkatleri dağılmıyor mu acaba?
Bizim camilerimizde tüm dikkat Allaha verilmiyor mu acaba?
Veya bizim camilerimiz Siyasi arena mı?
Benim bir de merak ettiği konu şu! Barack Obama ABD seçimleri kazanırken, kömür ve gıda maddesi dağıttı mı acaba?
Herkesin bildiği gibi biz küçük bir ABD değil miyiz?
Biliyorsunuz 2007 seçimlerinde kömürler Temmuz sıcağında dağıtılmıştı. Bu yıl ise soğuklar başlayıp, ilk karın yağması ile yoğunlaştı!
İnsan o kömür yüklü tırları görüp, üzerindeki kara kömür torbalarının dağıtımını izleyince ve hele bir de kömür torbalarının üzerinde Başbakanlık yazısını okuyunca, birden sosyal devlet olmanın nasıl bir şey olduğunu anlayıveriyor!
Yalnız, bu kömür dağıtım olayında çok dikkat çekici bir taraf da var. Örneğin Erzurum’un 70 haneli bir köyünde 65 haneye kömür veriliyor (her aileye iki ton) beş haneye verilmiyor. Acaba bu beş hane AKP’ye oy vermedi mi?
Bu gün siyahî başkandan başlayıp, siyah kömür torbalarına geldik. Yine siyahtan gidelim deyip, CHP’nin Kara Çarşafa olan ilgisini de gündeme getirmek gerekir.
Basına yansıdığı kadarı ile CHP Genel Merkezine Mescit yapılacakmış. Ayrıca Deniz Baykal da Hacca gidecekmiş!
Naçizane benim bir önerim olacak! Deniz Baykal bu günlerde iyice çarşafa dolanıyor! Hızını alamayıp, türbansız ve çarşafsız parti binalarına gelenlerin alınmaması talimatını vermeli!
Yine bu günlerde diğer partiler Alevi açılımından bahsedip, Alevi oyların peşinde koşarken, Deniz Baykal Alevi oylarını çantada keklik gördüğünden dolayı olsa gerek, o tarakta hiç bez bırakmadan, kara çarşafa sarılmış görünüyor.
Tıpkı partiye eski ANAP’lıları aldığı gibi…
Türkçemizde güzel bir atasözümüz var ya “Eskiye rağbet olsa, Bit pazarına nur yağardı” aynen öyle…