- Kategori
- Haber
Yasaksız(!) ilk gün...

Cumhurbaşkanı'nın nahoş bir günde de olsa yasa değişikliğini onaylamasından sonra tüm gözler üniversitelere çevrilmişti.
Kararın Resmi Gazete'de yayınlanmasından sonra belli bir cepheden sevinç çığlıkları yükseliyordu.
Olacaklar az çok tahmin ediliyordu elbette.
Böylesine altyapısız, tamamen kişisel çıkarlara dayalı bir değişikliğin kaos ve kargaşa yaratacağı kesindi.
Beklenen oldu ve bu pazartesi olaylı başladı üniversitelerde.
Kimi Rektörler YÖK yasasının değişmesini bekliyordu, bu yüzden öğrenciler türbanla içeri alınmadılar.
Yasak devam ediyordu yani.
Kimi üniversiteler de durum bu ben karışamam deyip türbana izin verdiler ancak bu seferde başka sorunlar vardı.
Yazılarımı takip edenler hatırlayacaklardır, bugün yasak kalksa dahi türban sorunu çözülemez demiştim.
Nitekim kendi okulum (Kadir Has Üniversitesi) da türbana izin verenler arasındaydı.
Okula eskisi gibi gelen arkadaşlara türbanla girebileceklerini söylediğimde hocaların düşük not vermesinden ya da ayrımcılıktan çekindiklerini belirtiyorlardı.
Koridorlarda da türbanlı öğrenci sayısı çok azdı.
Demekki konunun sadece salt bir yasak kaldırımından öte noktalarda toparlanması gerekiyor.
Zaten çok ani bir karardı.
Bugüne kadar türbansız eğitim görmüşlerdi bundan sonra da en azından okul bitene kadar böyle devam edebilirdi.
***
Türbanın üniversiteleri ikiye bölmesi sürpriz değil.
Yalnız ortada önemli bir gerçek var.
Kapıdan rahatça girmelerine izin veren Rektörlerle ''dur'' emri veren rektörler arasındaki tek fark basit bir yorum farkından ibaret.
Bir taraf herşey tamam derken diğer taraf 17. madde değişmeli diye ısrar ediyor.
Karar tek, sonuçlar farklı.
Siyasetçiler beceremediği için topu Rektörlere attı.
Topu alan Rektörlerin bir kısmı hızlı bir atakla gole giderken bir kısmı tekrar siyasetçilere pas göndermeyi seçti.
Şimdi ne olacak?
Hiçbir şey.
Tüm bu aman girdi-girmedi yarışının ötesinden ana muhalefetin bir Anayasa Mahkemesi desteği var.
Zaten şu anda türban karşıtlarının hepsi buna güveniyor.
Güvendikleri karlara kar yağar ya da yağmaz ama daha işin rengi başka.
Her şey türban yanlıları lehine sonuçlansa bile öğrenciler not ya da benzeri korkuları olmadan nasıl rahat eğitim görecekler?
Hepsinden önce bu sorunun cevabını bulmak zorundadır iktidar kanadı.
Evet, belki paranoyak derecede türban karşıtı profesörler var.
Ve onların dahil tüm AKP’ye güvenmeyen kesimin güvensizliğini daha da arttıran bir faaliyetle istenildiği kadar eğitimlerine izin verilsin yine de türbanlı kızların içlerinde bir endişe hep olacak.
Yasağın kaldırılması böyle bir durumu engelleyici olmak bir yana daha da tetikledi.
AKP’ye oy verdiğine pişman olmak üzere olan Sinan Çetin’in de uyardığı gibi bu konuda uzlaşmacı adımlar atılması gerekiyor.
Yoksa durum pek de iç açıcı değil.
Öyle ya da böyle türbanı üniversitelere sokmakla iş çözülmeyecek.
Asıl sorun ondan sonra başlayacak..
Özgün Kaplama