- Kategori
- Siyaset
Yasaksız Türkiye – Seçime doğru

V for Vendetta
Zeki Alaysa ile Metin Akpınar’ın ‘Yasaklar’ oyunu gerçek olmak yolunda.
Sigara sağlığa zararlıdır. Sigara paketlerinin üzerinde sigaranın zararlı olduğu açıkça belirtilmiştir. Ancak yöneticilerimiz tarafından bu yeterli görülmemiş. Bizim televizyonlarımız dışında hiçbir ülkenin televizyonunda sigara görüntüsü sansürlenmiyor. Bir film izliyoruz, içindeki markalar da dahil olmak üzere hep sansürlenmiş sahneler var. Görüntüleri yasaklamakla acaba sigara içiminin azalacağı mı düşünülüyor? Reklamlardan elde edilecek para tabi önemli ama bu kadarı da fazla değil mi? Eskiden tv yoktu. Peki ne kadar etkili oldu acaba bu yasak? Acaba sigaranın bu kadar yaygın olarak kullanılması yasaklardan kaynaklanıyor olmasın? Bilinir ki liselerde sigara içmek yasaktır. Peki bu yasakla sigara içmek önlenebildi mi? Hayır. TVlerde görüntüleri sansürlemekle önlenecek mi? Sanmıyorum.
Ülkemizde içki içmek yasak değil (acaba?) Evinde içersen, ibadet yerlerine birkaç yüz metre uzakta isen, sokakta değilsen içebilirsin. Ama içki reklamı yasak. Peki içki reklamının yasak olması içkiyi ortadan kaldırıyor mu? Sanmıyorum. Üstelik içki fazla içilirse zararlı. Azı bazen yararlı bile olabilir. Örneğin şarap bazen ilaç niyetine bile kullanılabilir. Bira besleyicidir. Peki neden yasak içki reklamı? Çünkü dinimizce haram kabul edilmiş. O zaman gerisi teferruat olarak kalıyor. Yararlı bile olsa önemli değil.
Toplantı ve gösteri yürüyüşü yasaları AB standartlarına göre yeniden düzenlendi. Buna göre gösterilerde valilikten izin almak şartı kaldırıldı. Ama polis hala gösteri yasal değil deyip göstericilere izin vermediği gibi patır kütür girişiyor. Tabi göstericiler camiden çıkmadıysa, sakallı ve başörtülü değillerse.
Türkiye’de cinsel ilgi duymak yasak. Duyduğun ilgiyi dillendirmek yasak. Parkta elele gezmek yasak (bu yüzden ceza alan, dayak yiyen çok kişi olmuştur). Cinsellik tümüyle devletin resmi kurallarına dayandırılmış durumda. Dinsel açıdan kişilerin görücü usulü ile evlenmesi istenir. Öyle ki insanlar eşlerini ilk kez bazen gerdek gecesi görürler. Ama kimileri dört kadınla evlenmek ister. Kimileri de reşit olmanın çok uzağındaki kızlarla cinsel ilişkiye girer. Bunlar da dine dayanır. Aynı zamanda Türkiye’de kapısında polislerin beklediği genelevler vardır. Kadınların vesika aldıktan sonra cinsel ilişkiye girmesi serbesttir. Genelevler için yollardan kızlar kaçırılır. Ailesinden başka kimse peşine düşmez. Devlet de bu işi örtülü olarak destekler. Kadına tecavüz beredeyse serbesttir. Bu gibi durumlarda tecavüz eden değil edilen suçlu çıkar. Ama elele tutuşmak, hele eşin omzundan tutmak, beline sarılmak, öpmek zinhar kesinlikle yasaktır. İnsanların cinselliği bu kadar bastırılan bir ülkede bunun doğal sonucu olarak spor olsun diye veya gezmek için ülkemize gelen yabancı kadınların önce tecavüz edilip sonra öldürülme oranı çok yüksek oluyor.
İnternette binlerce siteye girmek yasak. Yakında yeni yasaklar gelecek. Bu yasaklar içinde çok masum kelimeler var. Örneğin yasak demek yasak. II. Abdülhamit döneminde vatan demek yasaktı. O günlere dönüyoruz. ‘Çentleşme’ de yasaklanacak. Amaç çocukları korumakmış. Ama bazı çocuklar gece aç uyurlarmış. Orası çok önemli değil. Peki bu yasaklar başarılı olacak mı? Sanmıyorum.
Türkiye’de tohum üretmek yasak. Bunun ne demek olduğunu kavrayabilmek akıllara zarar bir durumdur.
Azerbaycan bayrağı Ermenilere ayıp olmasın diye yasak. Bazen bazı toplantılara Türk bayrağı ile katılmak bile yasak. Bu kadar yalakalık olmaz.
Din ülkemizde hiçbir zaman yasak olmadı. İsteyen herkes dini görevlerini serbestçe yerine getirdi. Türban ve başörtüsü ile üniversite gibi resmi devlet dairelerine girmek bir zaman yasaktı. Ama bunun olamayacağını gördük.
Kürtçe yasaktı. Değil konuşmak, Kürtçe müzik dinlemek bile yasaktı. Ama bunun da olamayacağını gördük.
Bir yasak kalkınca onun tam karşısında olan yeni yönetici keyfine göre başka yasaklar koymaya kalkıyor. Dünyada hiçbir şey bastırılarak yasaklanamamıştır. Demokrasiler II. Abdülhamit dönemlerinin başarılı olmaması nedeniyle vardır. Bu saçmalıkları çıkaranlar, yasakları koyanlar bir gün geldikleri gibi gidecekler. Bu gidişi kolaylaştırmak için önümüzde bir fırsat var. Bu fırsatı değerlendirelim. Yasaklar gün gelir onu koyanları da vurur.