Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Aralık '10

 
Kategori
Kent Yaşamı
Okunma Sayısı
812
 

Yaşam kalitesinin arttırtmasında, estetik ve modern yapılaşmanın önemi

Bu sene, Ağustos ayında, sıcak ve rutubetin etkisini yoğun şekilde hissettirdiği günlerde, Tatil yapmak üzere Rize’ye geldiğimde, ilk defa bazı şeyleri akletme, hissetme ve kıyaslama şansına sahip olduğumu fark ettim.

Yaklaşık bir yıla yakın bir süredir, Harran platosunun güneşli, sıcak ve sıfır nemin yaşandığı ortamında gündüz, zor anlar yaşarken, akşamları serinleyen havanın dingin atmosferinde saatlerce oturup sohbetler yaptık. Akşam oturmalarında, gecenin geç saatlerine kadar, hoş bir esintinin ve ılık bir havanın insan ruhuna verdiği mutluluğun keyfini hissettim.

Gece meydana gelen rüzgâr esintilerinin, havaya kattığı güzelliği fark ettim, gündüz aşırı şekilde bunalan bedenimin kavuştuğu rehavete her zaman şükrettim ve mutlu oldum.

Rize tatilimde ise, şehir merkezindeki yüksek katlı yapılaşmanın, rüzgâr esintilerini engellemesini ayrı tutarsak, Ağustos’un yağmurlu, nemli ve boğucu akşamlarında yaprak sallanmayan, olmayan bir esintinin insana verdiği iç sıkıntısını benimle birlikte herkesin yaşadığını fark ettim. Benim tek ayrıcalığım; Harran Platosunda yaşamanın tecrübesine bağlı olarak bu olayı kıyas edebilme şansımdı.

Bu tecrübemi yanımda bulunan dostlarımla paylaştım, anlattım ve bana hak verdiler.

Şehrin plansız şehir mimarisinin de rol oynadığı, dolayısıyla, şehrin denizden irtibatının kesildiği arka caddelerinde ve kuytu mahallelerinde, apartmanlarda yaşayan insanlar için, yaşamın ne kadar kasvetli geçtiğini, tahmin etmekte zorluk çekmediğinizi hisseder gibiyim.

Tatilim kısa olmakla birlikte, bir ara klima kullanmayı denedim, artan klima satışları, yaz sıcağının etkili olduğu ülkemizin diğer bölgelerinde son derece fayda sağlar ve satış rakamları artarken, hısım-akraba- arkadaş, her kiminle görüştüysem, yoğun nem ve sıcağa karşı klima kullanım alışkanlığının henüz yeterli düzeylerde olmadığını ayrıca müşahede ettim.

Tabii bunda zor geçim temin eden, kaçak elektrik kullanma alışkanlığı da olmayan söz konusu hemşeri, yakınlarım ve dolayısıyla, yöre halkı açısından, borç yükü doğuran, elektrik faturası baskısının da etkisi olduğunu düşünüyorum.

Tatillerini benim gibi, baba ocağında geçiren İstanbul’da yaşayan hemşerilerimden, her kiminle konuştuysam, tatil süresini azami bir ayla sınırlı tuttuklarını, yoğun yağmur ve yüksek ölçüde nem oranı nedeniyle, süreyi daha fazla uzatamadıklarını, memleketinden ayrılıp uzun yıllar gurbette yaşamış hemşerilerimizin zaman içerinde bulundukları ya da yaşadıkları şehirlerde iklim özelliklerini kanıksayıp uyum sağladıklarını gördüm.

Diğer taraftan; Modern yaşamın sağladığı imkânları kullanarak, oturduğumuz evleri mükemmel hale getirmediğimizi, binalarımızın dışını sıva yapmadığımızı, gözden nazardan korktuğumuzdan, oturduğumuz evlerin dış görünümüne gereken estetiği veremediğimizi, şehrin çirkin görünümünde haddinden fazla pay sahibi olduğumuzu, bina çatılarını yapmaktan erindiğimizi. Soğuk, sıcak, nem gibi insan sağlığını tehdit eden unsurlara karşı mücadele etmediğimizi, teknolojik gelişmelere duyarlı olmadığımızı, bilgiye değer vermediğimizi ve bilgiyi paylaşmadığım yolunda bir kanaate ulaştım.

Ayrıca; Mimarın çizdiği projeyi anlayabilecek bilgiye sahip kalifiye eleman sıkıntımız var, yani, mimar projesinde ortaya koyduğu ve uygulatmak isteği yapı modelini vücuda getirecek, donanımlı yetişmiş ustadan, kalfadan, ara elemandan mahrum halde olduğumuzu gördüm.

Estetik ve Modern yapılaşma bilgileri ile kendini teçhiz ederek yeni piyasaya girmiş mimarlarımızın yaptığı binaları görünce oturduğumuz binaları beğenmez olduk, beğenmez olmayı kibirlilik anlamında değil, yeni anlayışa göre yapılan binaların daha mükemmel kalite ve faydayı -yararı- sağlayan, yönünü vurgulamak, dolayısıyla müşteri memnuniyetini karşılayan yönünü ifade etmek açısından söyledim.

Orta ve İç Anadolu’da, ilkel usullerle üretilen çatı kiremitlerine hala para ödüyoruz. Son derece kaliteli ve dayanıklı, kullanımı uygun beklenen faydayı karşılayan malzemeler piyasaya arz edilmişken pahalılığından öte, tutuculuğumuz, şüpheci yaklaşımımız nedeniyle, hayatımızın kalitesini -yaşam konforumuzu- artıran ürünlerin varlığını bilmiş olmakla birlikte, bu ürünleri kullanmıyoruz, ya da birileri bizi yanlış yönlendiriyor.

İyi döşeme ve çatı ustalarımız yok. Örneğin; Son derece sağlıklı olan tahta masif parkenin benzeri olmasına rağmen, aynı özellikteki iki veya üç katmanlı yapının birleştirilmesi yoluyla üretilen ve ucuz olması nedeniyle tercih edilen, lamine ya da laminant parke kullanımının son zamanlarda artması ve yaygınlaşmasının getirdiği sürümün doğurduğu moda etkisiyle, son derece sağlıklı olan, tahta döşeme yapma alışkanlığımızı kaybettik.

Bina, inşaat ve marangozluk mamullerindeki bazı iyi sonuç veren gelişmeleri, bölgesel özellikler dikkate alınarak kullandığımızda, iyi sonuçlar alındığı hususu bilinen bir gerçektir.

Çarpık yapılaşmadan kaynaklanan görüntü kirliliğini ortadan kaldırmak için, Valilik ve Belediyelerin ve Resmi Kurumların ortaklaşa yaptıkları çalışmaların verimli sonuçlar verdiğini söylemek fazla iyimserlik olur. Her şey halkın gözünün önünde cereyan ederken, kesin kararlı ve adaletle iş yapmanın idareciler açısından son derece önemli olduğunu düşünüyorum.

Şehirde yapılması düşünülen otopark yapılar, mevcut olanlar da ihtiyacı karşılayamadığından, caddelerin otopark haline dönüştürülmesi ve sürecin devamı, her zaman için yanlış bir karardır. Sürecin devamı da yanlışın devam etmesi anlamına gelir.

Yapılaşmada, otoparklı binaların yapımının hızlandırılması, şehrin ya da şehirlerin güzel görünümüne katkı sağlayacağından başka, araç kirliliği ile cadde ve sokaklarda yaşanan trafik çilesini azaltıcı yönde, olumlu etkileri olacaktır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 136
Toplam yorum
: 133
Toplam mesaj
: 41
Ort. okunma sayısı
: 1305
Kayıt tarihi
: 29.09.07
 
 

Ali Emir KARAALİ, 1961 Rize Doğumlu, 1978 Rize Lisesi Mezunu, (1988)T.C. Anodolu Üniversitesi   '..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster