​ Yaşam koçum benim / Kişisel Gelişim / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Ağustos '11

 
Kategori
Kişisel Gelişim
 

Yaşam koçum benim

Yaşam koçum benim
 

Yaşam Koçu


Kişisel gelişim tüm dünya buna adamış gibi kendisini. Kişi ve toplum gelişmek uğruna yaşıyor tüm zamanlarını, peki gelişeceğiz de ne olacak. Daha tatminkar daha mutlu daha huzurlu ve daha başarılı olacağız sonunda da şansında etkisiyle zenginlik ve maddi kazanç tabi ki. Gelişen tüm toplumlarda bu böyle kişisel gelişim uzmanları insanları bir şeylere hazırlar, bir şeylere geliştirir. Kimi gelişir başarır kimi yerinde sayar şikayet etmeye devam eder. Sonra iki grup meydana çıkar ‘eğer’ciler ve ‘rağmen’ciler. Sanırım hangisinin başarı sırasında yer aldığını tahmin etmişsinizdir. Onlar her şeye RAĞMEN başarılı olurlar ve tatminlikleriyle etrafa hikayelerini anlatan kesimi oluştururlar. EĞERCİLER de onları dinler ve her ortamda okur. Sonra, sonra ne mi olur, sızlanmalar baş gösterir, kıskançlıklar, fesatlıklar, ve arkasından da alaycılık .Onlara yakışanda budur zaten. Başarılı olmak için kişisel gelişim, şart mı peki? Bu kadar insan hep kişisel gelişimle mi başarılı oldu, yoksa doğuştan kazanılan bir şey mi yada doğmadan önce ki genlerde mi saklı başarılarımız. Bunu sanırım bilim insanları araştırmışlardır. Şu bir gerçek ki daha sonradan bu yolları izleyen kişiler de başarıyı yakalamaktadırlar. Burada devreye azim ve sabır girmekte. Azim ve hırs ikisi insanlar tarafından hep karıştırılmakta oysaki azim, hırsa üstündür ve kötülük den fenalıktan da korur. Hırs başarı yolunda her yol mübahtır der, azim başarırken edepli ol ve kimseyi manen madden ezme adaletli ol der. Kişisel gelişim şu anda ülkemizde hızla dile getirilmekte ve uygulanmaya başlanmakta son yıllarda. Gidişat olumlu ve hızlı. Geç başladı ama hızlı ilerliyor, birçok şirket ve şahıs gelişim akademileri ve kursları kurarak iş hayatında olan olmayan herkese yeteneklerini keşfetmelerini öğretiyor. Kimisi keşfi gerçekleştiriyor kimisi avucunu yalıyor o da ayrı mevzu. Belki de kişisel gelişimcilerinde bir kısmının gelişime ihtiyacı olduğu aşikardır. Birkaç sertifika programı 5 -10 bin dolar masrafla bu işe girişilebilinir. Tabi kalıcı olmak ilk hedef çoğu kaybolup ilk üç senede yok oluyorlar. Kişisel gelişim de öyledir sürdürülebilirlik oldukça gelişim gelişimini tamamlamış demektir. Yoksa yolun yarısında dön başa tekrar. Yaşam koçlarının genelde yolu aynı, alınan sertifikalar çünkü genelde aynı yolu izlerler. Başarılı oluyor mu genelde oluyor gibi duruyor. Sonuç da insanlar başkalarının başarı hikayelerini okuyup hayal kurmaya ve çekim yasasını aktive etmeye çalışırlar tabi farkında olanlar ve canı gönülden bu yasaya inananlar. Yaşam koçları istedikleri işi tercih ederek yaparlar ve popülasyonları düşük dür, ne de olsa yaşam koçu olmak için bazı badireleri atlatmış olmak gerekir. En faydalı yaşam koçu en dipten başlayandır. İş te o gerçek yaşamın koçu olmuştur çünkü gerçekten en alttakini de en üsttekini de görebilir ve yaşar . o noktalarda bulunmuştur sindirerek gelmiştir. Vıp üniversitelerden hiçbir zorluk çekmeden yaşamını sürmüş ve yurt dışı deneyimleriyle bunu pekiştirmiş kişi ve kişiler yaşam koçluğunda şu anda en üstteler neden? Çünkü sindirerek gelenler bu kavramı farklı yaşarlar. Kısaca bu işi çevrelerindeki ve ulaşabildiklerine ücretsiz sunarlar, onlar hiçbir zaman kolay para kazanmamışlardır ve hala mücadeleleri devam etmektedir. Sertifikaya ihtiyaçları yoktur. Kolay gelinen mevkiler ve alınan yetiler çok kalıcı olmaz ve eğitilen koyunlar da kısa yaşarlar. Sonra bir dünya sıkıntı ve pişmanlıkla baş başa kalırlar oysaki pişman olmamayı öğrenmiş olmaları gerekliydi. İşin özü şu kişisel gelişim ve yaşam koçluğu üzerine ülkemizde faaliyetler sürdürülmekte fakat basmakalıp bir şekilde yapılmaktadır. Bu şu değildir ki üniversiteye hazırlık kursları gibi bir kitaptan okutulsun ama sanırım öle. Başarılı da olunuyor bir şekilde çünkü insanımız Türk toplumu okuma özürlü. Sen okumasan biz sana okur anlatırız sorun değil ama paranı da alırız gerisini sen düşün .Yıllardır okuduğum kişisel gelişim kitaplarında çok şey öğrendim reel yaşama uygulayabildim mi çok azını maalesef. Çünkü burası Amerika değil. Bu konuda Mümin Sekman başarılı bir kişilik çünkü gemileri yakmış ve iz sürerek başarıyı yakalamış. Hayat gelsin bildiği gibi diyen Sezen Aksu gibi hayat istediği yönden gelsin. Direksiyon kimin elinde önemli olan bu. Girişim ve girişimcilik sektörü hızla büyüyor devlet destekli olarak. Çok güzel bir gelişim bu ülke adına. Dragon larda bu girişimlerde bizzat yer alarak ülke gençliğine ve geleceğe dokunuyorlar. Onlarda iğne iplikle bina dikerek geldiler en üst tepelere. Darısı bizlerin ve gelişime aç ve her zaman açık olan kişilerin başına. Şu bir gerçek ki edindiklerim ve okuyup idrak ettiklerim derki çalış çalış çalış. Başka şeylere odaklanma başkalarının başarılarını araştır ama başarısız olanları da öğren ki onların yaptıkları hataları yapma. Bu dünyaya ne verirsen sana onu verir düşüncelerin gibi. Olumlu düşün pozitif ol her olumsuzluğu ve kör talihi yen. Ama çalış, fırsatları ancak bu şekilde yaratabilir ve yakalayabilirsin. İletişimini ve networkünü güçlendir, yeri geldiğinde konuş yeri geldiğinde dinlemeyi bil çünkü bazı fırsatlar kapıyı hafifçe çalar. 

Başarılar Ferhat Horasan 

 
Toplam blog
: 14
: 1150
Kayıt tarihi
: 08.04.07
 
 

Ben Kimim? Herkesin kendisine sorması gereken farkındalık sorusu... Dünya hayatını deneyimleyen, ..