​ Yaşamak için dövüş / Sinema / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Ağustos '12

 
Kategori
Sinema
 

Yaşamak için dövüş

Yaşamak için dövüş
 

ÖLÜMÜNE DÖVÜŞ


“Baskın-Serbuan Muat” Uzak Doğu sinemasının dövüş geleneklerine uygun, şiddetin en çiğ şekilde gösterildiği bir film. Ülkesi Endonezya, yönetmeni Galler doğumlu Gareth Evans, türü “Extreme Asian” olarak adlandırılan dövüş ve aksiyon kırması. Galler gibi çok farklı kültürden gelen bir yönetmenin Güney Kore veya Hong Kong sinemasından alışkın olduğumuz, şiddetin abartılı ve kesintisiz sürdüğü bir filmi neden ve nasıl çevirdiği sorusu sorulabilir. Gareth Evans’ın bu uzak kültür ile tanışması Endonezyalı eşi vasıtasıyla olmuş. 101 dakika süre ile izleyiciyi nefessiz bırakan,  ustaca kurgulanmış aksiyon “Baskın”ı üzerinde konuşulacak bir film yapıyor. Altı dakikaya kadar uzayan dövüş sekansları, genellikle bıçak ve baltanın öldürücü silah olarak kullanıldığı kanlı sahneler adrenalini sürekli yüksek tutuyor. Söz konusu dövüş sanatı bu kez Kung Fu, Aikido veya Karate değil, Endonezya’ya özgü Pencak Silat. Dövüş sanatları konusunda yetkin olmayan gözlere, diğerlerinden çok farklı gelmeyecek bu hızlı hareketler silsilesi Galli yönetmen Evans’ın hayranlık duyduğu bir konu. 2008 tarihli “Merantau” isimli bir önceki filminde Pencak Silat ustası olmak için mücadele eden bir taşralı gencin öyküsünü anlatmıştı.

Cakarta varoşlarında polisin yıllardır giremediği, suçluların yaşadığı 30 katlı bir binaya yirmi kişilik özel tim operasyon düzenler. Hedef binanın en üst katında konuşlanmış olan uyuşturucu baronu Tama’yı ele geçirmektir. Sabahın erken saatlerinde Teğmen Rama (Iko Uwais) komutasında başlayan operasyon daha ilk katlarda gizliliğini kaybeder. İki çocuğun üst kata haber uçurmasıyla akıl almayacak bir çarpışma başlar. Üst katlardan kopup gelen insan ordusu önce ağır silahlar ile saldırır polislere. Sayıları gittikçe azalan polisler dağılır ve katlarda ikili üçlü gruplar halinde dövüşerek yaşamda kalmaya çabalar.

Kamera öndekinin görüş açısında ilerleyerek bir bilgisayar oyunu gibi çalışıyor. Tehlikenin nereden geleceğini izleyici ve karakter aynı anda araştırıyor ve görüyor. İlk bölümde ağır silahların çarpışması yerini ikinci bölümde yumruk yumruğa dövüşlere, bıçak ve palaya bırakıyor. Bina labirent ve kasvetli yapısı ile bilgisayar oyunlarındaki “her kapı arkasında tehlike bekliyor” sinyalini veriyor.

Mesele aksiyon olunca karakterlerin işlenmesi genelde zayıf kalır. Bu kez zayıfın da ötesinde öykünün karakterleri konusunda hiçbir bilgi sahibi olamıyoruz. Her şey aksiyona odaklı sadece Teğmen Rama’nın özel yaşantısına sızıyoruz, başlangıç sahnesinde kıldığı namaz ile inançlı birisi olduğunu ve eşinin hamile olduğunu öğreniyoruz. Bir binaya hapsolmuş bir avuç polis ve onlardan sayıca fazla kötü adam arasındaki yaşam savaşı John Carpanter ustanın kült klasiklerinden “Assault on Precinct 13” (2005 yeniden çevrimi de Baskın olarak gösterime girmişti) anımsatıyor. Bir karakolun dar mekanı içinde hapsolmuş, polisler ve mahkumların üzerlerine, dışardaki çetelerin yağmur gibi yağdırdığı kurşunlar unutulmayacak şiddette bir atmosfer yaratmıştı. Benzer bir atmosferi Baskın’da yakalıyor. Yönetmen Evans hayranı olduğu Bruce Lee filmlerinin dövüş estetiğini Takeshi Kitano ve Takeshi Miike gibi ustaların polisiyelerinin yüksek şiddet dozu ile harmanlaması son yılların en ilginç filmlerinden birisini ortaya çıkarmış. Filmin tekrar çevirimi için Hollywood anlaşma yapmış bile.

Aksiyon sevenleri tatmin edecek bir film. Belki de yetmişlerin bol dövüşlü filmlerini  canlandırmaya öncülük eder. Sinema sanatını karakter ve diyalog üzerine yaşamak isteyenler ise uzak dursun.   

 BASKIN-SERBUAN MAUT

YÖNETMEN: GARETH EVANS

OYUNCULAR: IKO UWAIS, JOE TASLIM,DONNY ALAMSYAH

FİLMİN NOTU: 3(5 Üzerinden)

 
Toplam blog
: 223
: 1093
Kayıt tarihi
: 12.01.11
 
 

İzmir’de doğdu. Viyana Tıp fakültesini bitirip doktor ünvanını aldıktan sonra Genel Cerrahi ihtis..