- Kategori
- Güncel
Yaşar Kemal aldı, Erdoğan Teziç ve Kamran İnan iade etti...

“Benim gibi yaşlı bir devrimciye böyle bir ödül vermek, kapitalizmin öç alma girişiminden başka bir şey değildir”. Bu sözleri Yaşar Kemal’in söylemiş olmasını ne kadar çok isterdik... Bu sözler 1964 yılında kendisine verilen Nobel Edebiyat ödülünü reddeden Fransız düşünür ve yazarlarından J. P. Sartre’ye aittir...
Doktor JİVAGO kitabını veya filmini çoğunuz okumuş veya izlemişinizdir... Kitabın yazarı Rus Boris Pasternak da kendisine 1958 yılında verilen Nobel edebiyat ödülünü reddeden yazardır... Pasternak, rejim aleyhtarıdır. Kitaplarında Sovyet Devrimini eleştirmektedir..Ödülün kendi yazarlığı için değil, ülkesini eleştirdiği için verildiğini anlayan bir birikime ve olgunluğa sahip bir kişilik olarak ödülü reddetmiştir...
Nobel ödülünü reddedenlere bir örnek daha vermek istiyorum... Fransızlara karşı özgürlüğü savunurken 1930- 44 tarihleri arasında Fransızlar tarafından tutuklanan Wietnamlı Le Duc Tho’da ; Nobel Barış ödülünü reddetmiştir...
John Le Carre de; İngiltere’nin en prestijli Edebiyat ödülü Man Booker’i reddetmiştir...
Fransa’nın verdiği nişan da çok sayıda kişi tarafından reddedilmiştir. 1957 yılında Cezayir’de kaybolan- Fransız askerler tarafından ortadan kaldırılan- matematikçi Audin’e verile nişan kızı tarafından reddedilmiştir...
Bizi ilgilendiren ve gurur veren reddedişleri de YÖK eski başkanı Erdoğan Teziç ve eski Bakanlarımızdan Kamran İnan yapmışlardır.
Erdoğan Teziç, Chirac’a nişanı iade mektubunda:
Fransa Ulusal Meclisi’nin, 12 Ekim 2006’da gerçekleştirdiği toplantıda “Ermeni soykırımının inkarını suç sayan”kanun tasarısını kabul ettiğini anımsatarak, şunları kaydediyor :
“Sayın Cumhurbaşkanı, yapılan açıklamalarda bu önerinin milletvekillerinin girişimi ile gündemde yer aldığı , hükümetin bunun dışında kaldığı, yer yer tarafınızdan dile getirilmektedir. Oysa Ekim başında Ermenistan’a gerçekleştirdiğiniz resmi ziyarette “Türkler’in Ermeni soykırımı yapmış olduğunu ifade etmekle bu konunun Fransa’nın bir devlet politikası olduğu , hukuken bütün açıklığıyla teyit edilmiştir...
Ermeni soykırımının inkarını suç sayan metin, henüz kanunlaşmamış olsa da bu konunun Fransa’nın bir devlet politikası haline gelmiş olması karşısında sizin tarafınızdan Türkiye’deki Büyükelçiliğiniz aracılığıyla bana tevdi edilen Fransa’nın en yüksek devlet nişanlarından biri olan ‘Commandeur de la Legion d’Honneur’ü taşıyamayacağım için mektubumla iade ediyorum.”
"Hayır Diyebilen Türkiye" adlı kitabını da okuduğum eski bakanlarımızdan Kamran İnan da verilen nişanı iade mektubunda şunları yazıyor :
"Fransız Parlementosunun ve hükümetinin memleketime karşı aldığı düşmanca kararlardan sonra, daha önce Cumhurbaşkanınız Francois Mitterrand'ın bana verdiği Legion d'Hanneor nişanını muhafaza edemeyeceğimden ilişikte size iade ediyorum"
Orhan Pamuk'a, Ermenilerin trenine bindiği için Nobel Edebiyat ödülü verildi...Orhan Pamuk’un çoğu kitaplarını okudum...Orhan Pamuk o malum sözleri söylememiş olsaydı, Nobeli alamazdı...Nobel ödülleri başta olmak üzere çoğu uluslar arası ödüller siyasallaşmıştır...
Yaşar Kemal’in, Orhan Pamuk’un kitaplarını okumamış olanlar köşelerinde bu konu hakkında şakşakçılık yapmaktadırlar...Ülkemizi insanlık aleminin en adi suçu olan soykırımıyla suçlayarak ülkemizin alnına kara bir leke yapıştırmak istiyorlar. Bunları yapanlar, en yüksek makamlarca ağırlanıyor, taltif edililiyor ,onurlandırılıyorlar...Yaşar Kemal'in kitaplarını çok iyi okuduğunuz zaman Fransız nişanının niçin verildiğini çok iyi anlayabilirsiniz.... Fransa Meclisinde oylanacak olan "Ermeni soykırımını inkarı suç sayan kanun tasarısının ve Yaşar Kemal'e verilen nişanınn zamanlaması çok dikkat çekicidir...


