​ Yaşlılık işte / Psikoloji / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Ekim '06

 
Kategori
Psikoloji
 

Yaşlılık işte

Yaşlılık işte
 

- Kaç yaşındasın ki sen daha?
- Yirmi beş…
- Sanki çok uzun bir geçmişin var da gelmiş neler konuşuyorsun.
- İnsan kendini hissettiği yaştadır ama.
- Laf bunlar, sen bizim yaşımıza gel de o zaman göreceğim ben seni.
Bir insanın gerçekten yaşlandığını nerden anlarsınız? Çok basit: Eğer her konuyla ilgili bir anısı varsa anlatılacak, o insan yaşlanmıştır artık. Nasıl mı? Anlatayım…
Benim anneannem çok tatlı bir kadındır. Ama anlatmayı çok sever. Hemen her konuyla ilgili mutlaka bir anısı vardır. Mesela laf arasında ‘duvar saati’ mi geçti, hemen başlar: "Bir gün biz Gebze’deyken…" diye anlatmaya. Diyelim ki birisi bir yerin fuarından bahsetti. Laf anında hazır: "Seneler önce bir gün…" ve dakikalarca devam eder. Hele de ramazan, bayram gibi örf ve adetlerimizi çağrıştıran bi konu geçerse, eyvah: "Biz eskiden bayramlarda…"

Kim bilir aynı hikayeleri kaç kez dinlemişimdir ondan. Ama her seferinde ilk defa dinliyormuş gibi ilgi gösterdim, kırılmasın diye. Evet, isteseydim, "Anneanne, biliyorum daha önce de anlatmıştın." diyebilirdim; ama ozaman üzülürdü bence.

Bayram deyince aklıma geldi, biz çocukken ablamla arife gecesi cicili bicili bayramlıklarımızı hazırlar, ayakkabılarımızı da başucumuza koyardık. Heyecandan uyunur mu? Mümkün değil. Sabaha kadar dön babam dön. Sabah gün ışımaya başlarken hemen kalkıp sabırsızlıkla giyerdik o güzel elbiseleri. Annem sesimizi duyar, "Yatın uyuyun çabuk, bu saatte kalkılır mı?" diye kızardı bize.

Bayram boyunca babaannemin evi cümbüş halinde olurdu; gelenler, gidenlerle… En çok da bayram harçlığı kısmını severdik biz, çocuk aklımızla. Sanki o paralarla ne yapacaksak…

Şimdi nerde o eski bayramlar…

- Sen kaç yaşındasın ki?
- Yirmi beş dedim ya…
- Oooo daha çok var bu lafı söylemen için.
- Ama…

Anneannem hep benzer sözcüklerle başlar, anlatır da anlatır, daha önce en az beş defa anlattığının farkında olmadan: "Eski domateslerin tadı yok artık bunlarda." "Eski filmler ne güzeldi." "Eskiden şarkılar…" "Bizim zamanımızda…" "Eski komşuluk…" "Eski fotoğraflar…" " Eskiden…" "Bir zamanlar…" Sanırım anneannemi ayakta tutan bu ‘eski’ler.

Gerçekten de, ne varsa eskilerde var.

- Yaşın kaçtı senin?
- Yirmi beş!

 
Toplam blog
: 152
: 1957
Kayıt tarihi
: 19.08.06
 
 

Ortada bir problem görüyorsak bu bizim de problemimizdir. Ve eğer 'birisi'nin bu konuda bir şeyle..