- Kategori
- Gündelik Yaşam
Yavaşlayın biraz...

Çalışma hayatımızda dikkat etmediğimiz en önemli sorun ne biliyor musunuz? “Sağlığımız.”
Herhangi bir sorun yaşamasak kıymetini hiç bilmeyeceğiz. İnanılmaz bir hırsla çalışıyor üzüntülerimizi belli edemeden başarılı olmaya çalışıyoruz ama asıl unuttuğumuz bu koşuşturmaların stresin sağlığımıza etki edebileceği gerçeğidir. Öyle bir zamanda karşımıza çıkıyor ki yaşama tesadüfen dönüyor sevenlerimizi dostlarımızı merak ettiriyor üzüyoruz.
Oysa yapmamız gereken biraz yavaşlamak sağlığımıza zarar vermeden geleceğe umutla bakabilmek aşırı hırslarımıza engel olmaktır.
Size bu konu ile ilgili 2000 yıl önce Hititlere ait bir kazıda bir evin duvarında bulunan yazıyı gönderiyorum. Umarım herkes okur ve hırslarını dostlarını ve planlarını gözden geçirir.
“Tanrım, beni YAVAŞLAT, aklımı sakinleştir, kalbimi dinlendir. Günün karmaşası içinde
Bana sonsuza kadar yaşayacak tepelerin sükûnetini ver. Sinirlerim ve kaslarımdaki gerginliği, BELLEĞİMDE yaşayan akarsuların melodisiyle yıka.
Anlık zevkleri yaşayabilme sanatını bana öğret, bir çiçeğe bakabilmek için YAVAŞLAMAYI, güzel bir köpek veya kediyi okşayabilmek için durmayı, bir kitaptan birkaç satır okuyabilmeyi, balık avlamayı, hülyalara dalmayı öğret.
Bana her gün kaplumbağa ile tavşanın masalını hatırlat, hatırlat ki YARIŞI HERZAMAN HIZLI KOŞANIN BİTİRMEDİĞİNİ, yaşamda hızı artırmaktan daha önemli şeyler olduğunu bileyim.
Heybetli meşe ağacının dallarından aşağılara doğru bakmamı sağla, bakıp göreyim ki onun böyle güçlü ve büyük olması yavaş ve iyi büyümesine bağlıdır.
Ve hepsinden önemlisi: TANRIM bana değiştirebileceğim şeyleri değiştirebilmem için
‘CESARET’ değiştiremeyeceğim şeyleri kabul etmek için ’SABIR’ ikisinin arasındaki farkı bilmek için ‘AKIL’ ver beni aşkın körlüğünden ve yalanlarından koruyacak gerçek DOSTLAR ver.”
Bundan birkaç yıl önce Antakya’ya geziye gitmiştim, tam dönmeye hazırlanırken midemde başlayan bir sancı yüzünden hastaneye gittim ve o akşam ameliyat olmak zorunda kaldım. On iki parmak bağırsağımda olan bir delik yüzünden ölüm tehlikesi atlattım ancak çabuk karar verilen başarılı bir operasyonla ve Antakya’daki yakın dostların ve Özel bir hastanenin sağlık ekibinin yardımlarıyla hayata döndüm. Doktorumun ve dostlarımın söylediğine göre tesadüfen yaşıyorum biraz geç kalmış olsalardı bugün karşınızda olmayacaktım, demek ki. İkinci bir şans ve belki bir daha hiç verilmeyecek avans…
Bunu anlatmak istememdeki amacımı sanırım anladınız, hayata daha sıkı sarılın bazı değerlerin bizi hayatta tutamayacağını bilin ve bazı çok önemli sandığınız aslında hiçbir işe yaramayan zamanla değerini de önemini de yitiren birçok olgudan uzak durun, dostluğa sevgiye ve kendinize çok önem verin yeter…
İyi akşamlar dostlar…
Erdoğan Özgenç