Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Temmuz '22

 
Kategori
Alışveriş - Moda
Okunma Sayısı
14
 

Yaz Akşamı Gezmelerim

                                                                            Yaz Akşamı Gezmelerim
Akşam üzeri çıkan kuvvetli rüzgar gökyüzüne durup bakınca yere çok yakın görünen farklı yerlerde dağınık bulut kümelerini kısa sürede ufkun en sonuna sürükledi.
Batan güneşin sarı ışıkları koyulaşan gri gün ışığı ile beraber alçak binaların üzerinde kayboldu. Şehrin sokak ışıkları belirli bir düzende olmadan aralıklarla yandı.
Yaz akşamı açık renkleriyle ve bütün canlılığı ve ihtişamıyla başladı. Bense şehir turuna yalnız çıktım. Akşamın dingin sessizliği ve içime huzur katan sakinliğinde kaldırımlar üzerinde kollarımı iki yana serbest bırakmış, aydınlık yaz akşamının verdiği özgürlüğün tadını sıcak esen nemli havada sürmenin keyfine bakıyordum.
 
Yaşadığım şehrin cadde ve sokaklarında iki- üç kilometre kadar yürüdüğümü zannediyorum ki, sıcak  havanında etkisiyle yorulduğumu hissettim. Dinlenmek için bir yol buldum. Yerin altından kaynayan sulardan insanların içmeleri için yakın aralıklarla çeşmeler yapılmıştı. Bir tanesine sokulup, elektrik direklerinden bana ve çeşmeye kadar gelen ışıkların yardımıyla önce elimi ve yüzümü bir güzel yıkayıp, serinledim. Ardından hayrat çeşmesinden kana kana şu içtim. Yaz akşamı sıcağında yolumun üzerinde serinlemek için bundan daha güzel bir yol bulamazdım herhalde.
 
İki saat yürüyüşten sonra eve dönmemin zamanı gelmişti. Geceye yakın bir saatte çalıştığım gazetenin bürosuna on beş bilemedim yirmi dakika bir zaman mesafesindeydim. Gazeteye sıcaktan terleyen ellerimi temizlemek için üzerime giydiğim mavi göleğimin sol cebindeki selpak mendil paketinden bir adet selpak mendili çıkartıp, bir güzel ellerimi temizledikten sonra yola çıktım. Çevremdeki her yer sokak lambalarının ve hızlıca gelip, geçen araçların ışıklarıyla neredeyse gündüz gibi aydınlanmıştı.
 
Cadde asfaltından yürümek için kaldırıma çıktım. Gazeteme yürüdüğün kaldırım üzerinde küçük gruplar halinde insanlar ve aileler çekirdek çitleyerek çarşıya veya evlerinin olduğu mahallelerine ağır ağır yürüyorlardı.
 
İyi aydınlatılmış caddenin kenar bölümlerinde tek tük sokakta yaşayan hayvanlar ile yaz sıcağının susuz bıraktığı ağaçların kurumaya yüz tutmuş yaprakları ve dallarını görüyordum.
 
Gazetemin kapısına geldim ve anahtarla kapıyı açarak, dışarısı aydınlık olmasına rağmen neredeyse karanlık olan içeriye adımımı attım. İlkönce bilgisayarların olduğu bölümdeki lambayı açtım. Daha sonra mutfağa geçerek, kendime bir fincan orta Türk kahvesi pişirdim. Kahvemin yanımda müzik olarak youtubeden Salim Dündar Ustanın seslendirdiği Kalbimi kim çalıyor şarkısını görüntülü izleyerek, dinledim. Kalbimi bu akşam gezmelerimde bir yaz gecesi çalmıştı.
Abdülkadir Güler bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 575
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 67
Kayıt tarihi
: 20.02.17
 
 

Eğitim Durumu Halkla İlişkiler Yüksek Lisansı İsletme Fakültesi Sosyoloji Bölümü Gazeteci ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster