- Kategori
- Siyaset
Yaz boz tahtası haline gelen turistlik kent

Kuşadası Bu Halini Kimlere mi Borçlu? Cevap belli 30 yıllık yerel iktidarlara
YAZ BOZ TAHTASI
Türkiye ekonomi açısından ihracattan sonra en çok önem verdiği gelişim kaynağı turizmdir.
Fakat dünyanın yaşadığı küresel ekonomik kriz ve ülkemizde ani gelişen Taksim-Gezi olayları turizm alanında gelirlerin azalmasına sebep olmuştur. Turizm Araştırmaları Derneği (TURAD) 'ın Kasım 2012 tarihinde yapmış olduğu araştırmaya göre turizm gideri, gelirlerin yüzde 31'ine çıktığını belirtmiş ve kişi başı turist gelirinin düştüğünü açıklamıştır.
Dünya Turizm Fuar'ında Antalya, Alanya, Bodrum'dan sonra artık Side ve Kemer'inde Türk turizminin içinde olduğu gerçeği gösterilmiştir. Fuar organizasyonlarında tanıtım işini en başarılı şekilde yürüten yerlerimiz Antalya, Bodrum ve Çeşme'de bulunan sivil toplum örgütlerimiz ve belediye başkanlıklarıdır. Kültür ve Turizm Bakanlığı son yıllarda ülkemizde bulunan turizm yörelerinin tanıtımını hızlandırarak bu çalışmalara ivme kazandırmıştır..
Almanya, Fransa, İtalya, İsveç, İsviçre, ABD, Japonya, Belçika, İngiltere ve Danimarka gibi ülke turizm fuarlarında katılan ülkemiz, kaybolan değerlerimizin daha fazla kaybolmaması adına Türkiye turizmi için kalıcı reformlar yapması gerekmektedir. Ülkemizde konaklama işletmelerinin Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü ( The United Nations World Tourism Organization (UNWTO) standartlarına uygun bir hale getirilmesi zorunlu bir hale gelmiştir.
Dünya Turizm sıralaması, Birleşmiş Milletler'e bağlı Dünya Turizm Örgütünün ülkelerden gelen verileri toplayarak yılda üç kez düzenlenmesi ile açıklanır. Bu barometre; bölgesel ve toplam uluslarası ziyaretçi sayılarını, uluslarası turizm gelirlerini, turistlerin gittikleri ülkedeki harcamalarını ve en çok ziyaret edilen şehirlerin listesini içermektedir. Türkiye 2012 yılında İngiltere'yi geçerek Dünya'da 6. sıraya, Avrupa'da ise 4. sıraya yükselmiştir. 2012 Yılında ülkemize gelen turist sayısı 35,7 Milyon kişi olmuştur. Turizm kentlerimizde uygulanan her şey dahil uygulamalarının konaklama işletmelerinde sunulan kaliteyi düşürdüğünden dolayı bu konu hakkında gerekli araştırmaların Sivil Toplum Örgütleri tarafından acilen yapılarak, raporların ilgili devlet kurumları ve STK’larla paylaşmalı ve gerekli değişimlerin yapılmasına öncü olmaları gerekmektedir.
Ege sahilinin en gözde yerlerinden olan Kuşadası; Kumsalı, güneşi ve hava şartları
bakımından Türkiye'de bulunan bir çok turizm yöresinden coğrafi konum olarak daha çekicidir. Avrupa da hava kalitesi, uygun nem oranı dolayısıyla hasta ve emeklilere tavsiye edilen ilçemiz. Turistik yerleri ile de önemli bir turizm kentidir. Örneğin; Kadı Kalesi, Panionion, Neapois (yılancı burnu), Ilıca Tepe, Güvercinada, Öküz(Öksüz) Mehmed Paşa Kervansarayı, Kale Kapısı, Roma Hamamı, Kurşunlu Manastırı, Su Kemerleri, Andız Kulesi, Kale içi Camii, Hanım Cami, Hacı İbrahim Cami ve Türkmen Camii tarihten bugüne kadar gelmiş değerlere sahip olan Kuşadası Meryemanaya 20, Efes Antik Şehir'e 12 km ve Şirince Köyü'ne yaklaşık 35 km mesafededir. Bu gezilip, görülesi yerlerin kente yansıtılamaması ve gerekli tanıtımların Dünya Fuarlarında başarılı bir şekilde yapılamamasından dolayı, kentimiz de turizm düşüşe geçmiştir. Kruvaziyer turizminde başarılı olan kentimiz, aynı başarıyı konaklama alanında gösterememektedir.
Daha öncede belirttiğim gibi coğrafi konum olarak iyi bir kent olsa da; Çarpık kentleşmenin olması, eğlence mekanlarının yetersizliği, kumsallarının bakımsızlığı, merkezde olan trafik sorunu ve otopark alanlarının olmayışı Kuşadası'nı dışarıdan kötü görünmesine sebep olmaktadır. Kuşadası'nın çarpık kent olmasının sebebi yerel yönetimlerin bilinçsiz bir şekilde imarları açmasından kaynaklanmıştır. Nerede park olacak, nerede okul olacak, nerede sosyal alanlar oluşturulacak sorusunu kendilerine sormadan oluşturdukları imarlar Kuşadası'nı bu hale sokmuştur. Ağustos ayı Kuşadası Belediye Meclis toplantısında Belediye Meclis Üyesi Av. Behçet ALP tarafından söylenen "Kuşadası'nı yaz-boz tahtasına çevirdiniz" sözü hoşuma gitti. Bu söz kentimizin ne hale geldiğini kısaca anlatmıştır. Bugünden geçmişe doğru bakarsak, gelen yönetimlerin hatasını anlayabiliriz. Kuşadası'nda artık ideolojik bakmamak gerekir. Hizmet getirecek kişilere destek vermemiz ve başarıya ulaşmalarını sağlamamız gerekmektedir. Yaz boz tahtasına bir son verip, hizmeti ayağa getiren başarılı il ve ilçe belediyelerini görmemiz gerekmektedir.
Kentimizin ve halkımızın kaybedecek bir günü bile olmadığını kendi adıma düşünmekteyim.
Konaklama işletmelerimizi Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü (UNWTO)
standartlarına getirerek yerli ve yabancı ziyaretçilerimize bu doğrultuda hizmet vermemiz ve fuar alanlarında tanıtımlarımızı bu güvence altında profesyonel kişiler tarafından tanıtım organizasyonlarına katılmalıyız. Hatır, gönül için tanıtımlara giden kişiler yerine işi bu olan turizm gönüllüleri, profesyonelleri, Üniversiteler ve STK’lar ile bu işlerin yapılmasını sağlamalıyız. Kentimizin otopark, yeşil alan, çocuk parkı, alt yapı ve kumsallarımızdaki kirliliğin önüne yerel yönetim ve sivil toplum örgütleri beraber çalışarak, çözümünü beraberce üretmeleri gerekmektedir. Özellikle sivil toplum örgütleri bu konularda araştırmalarını yaparak bir rapor halinde sunmaları herkesin ne yapması gerektiğini gösterecektir. Kuşadası esnafı ve halkı artık bol kazançlı yaşanabilir bir kenti hakketmiyor mu? Bu yaz boz tahtası iyi bir ekiple, iyi bir belediye başkanı ile yeniden düzene kavuşabilir.
Hak ettiğimiz turizm gelirlerini, Kuşadası'na kazandırmak için Şimdi Tam Zamanı….