- Kategori
- Güncel
Yaz mı geldi ne?

Amanın bu ne sıcak.. Vallahi fabrika içinde iki adım yol yürüdüm, beynim pişti.. Hatta bir ara aklımda ''yerime kadar sağ selamat varabilirmiyim acaba'' diye konuşma baloncukları oluştu.. Onları okuduğumu hatırlıyorum..
Offf Allah'ım yaaa.. Tamam kar kaplı kışları sevmiyorum.. Kayıp düşme korkusuyla yürümekten, daha doğrusu yürüyememekten, sürekli beyaza bakınca tansiyonumun düşmesinden nefret ediyorum. Dedim di zamanın da ya.. Unutmadım. Dedim. Tamam da böyle de ceza verilmez ki.. Al sana öyle olmaz böyle olur deyip, attın beni cehennemlere.. Vallahi 15 yıl oldu. Alışamadım ben bu Adana'nın sıcaklarına.. Tamam iyi memleket, güzel memleket de güneşe çok yakın burası..:))
Yaa yaz gününün de bir sabahı olur, bir akşamı olur. Dimi ama? Şöyle akşam serinliğinde bir şal alırsın omuzuna. Ya da sabah hafif serin olur da bir yelek giydirirsin çocuğuna. Biz böyle gördük memleketimizde.
Nerdeeee? Vallahi yazın 7 gün 24 saat aynı. Hatta sabaha karşı rutubet öyle bir tavan yapıyor ki, klimanız yoksa yapışıyosunuz çarşafa. Klimanız da varsa bütün yaz gripli geziyorsunuz zaten.
Yaz gelince herkes huzur bulur, mutlu olur.. Ben de tam tersi. İnsan mevsimden korkar mı? Ben yazdan korkuyorum.
E okullar da kapalı nasılsa al çocukları da git memleketine (al ananı da git. der gibi oldu ya biraz! Töbe töbe)diyen olur belki.
Tabi yaa.. İş veren de öyle diyordu zaten.. Bütün kış benim için çalışıyon. Al yazın sana 2 ay izin, dilediğin yere git.. Bütün yıl çalıştıktan sonra hakettiğim izin 21 gün.. O da eski eleman olduğum için. (Maşşallah! mucccux.. Tahtaya vuruymda nazar olmasın. Malum özel şirkette eski eleman pek bulunmaz!) 21 günün en az 2-3 günü bayramda, yıl başlarında falan, fazla yaptırdıkları tatillere sayılıyor. 2-3 günü doktor, okul v.s. sebeplerden alınan özel izinlere gidiyor.. Kalıyor sana, yani bana 15 gün. ben bunun 5 günü kışın sömestri (şimdiki adıyla yarı yıl) tatilinde kullanıyorum. Çocuklarla birlikte olabilmek için. 5 gününü Eylül'de okul açılışında kullanacağım. Küçük çocuğum ilk kez okula daha doğrusu kreşe başlayacak. Onun kolay alışmasına yardımcı olmak adına. Kaldı bana 5 gün. Onu da Ağustos'un sonlarına doğru alacağım.
Hala izne ayrılacağıma inanamıyorum ama 5 gün tatil benim için servet demek.(Öğretmenler duysun.) Akşam işten çıktığım gibi düşeceğim yollara. Bu yıl Karadeniz beklesin beni geliyorum. Yani umuyorum, dilerim, inşallah.
Sıcaklar yetmezmiş gibi bir de içimdeki sesle boğuşuyorum bütün yaz.. Hergün bana ''Ohh.. olur sana. Tekstil yerine öğretmenlik okuyaydın bugün bunları yaşamazdın.''Diyor. Arada bir içinden gelen sesi dinleyeceksin. Ya değilse böyle çenesi durmaz oluyor işte..
Daha bunun pamuk sıcakları vaaar.pastırma sıcakları vaar..:((
Sıcaktan kavrulmak kaderim olmuş. Alın yazım olmuş benim.:)) Off yaaa..off.. Arabesk bile yapar oldum valla..
Anlayacağınız Ekim'e kadar yaz devam ediyor Adana'da hatta Ekim'de de sıcak oluyor da işte ne de olsa sabahları ve akşamları biraz serin oluyor. Aahh Ekim aahh nerdesin.. Ben sanki seni bu yıl hiç göremeyecek gibiyim.. Sıcaktan ayaklarım şişti, migrenim azdı, negatif düşüncelerim arttı.. Nerdesin Ekim?
Allah'ım sen bu yazımı okuma noolur.. Şimdi yine kızarsın bana neme lazım. Bu kez de Antartika'ya yada Arabistan çöllerine falan atarsın. Ben naparım oralarda ? Sen en iyisi beni bi 5 gün Karadeniz'e at. Hıı? olmaz mı Allah'ım noolur..!!! Ben seni çok seviyorum. Sen de beni sev. Tamam mı?