- Kategori
- Gündelik Yaşam
Yazar ve okuyucu arasında sözleşme olur mu?

İnsan, sürekli hayatın genel anlamını sorgular ve bu sorgulamalarına kendince yanıtlar bulmaya çalışır.İnsanın bu anlam arayışında yazı da bir yardımcı görev görür.
Yazı, aslında yazarın okurlarına bir şeyler paylaşmasından çok, kendisiyle sessizce derinden konuşmasıdır. Tam da bu noktada yazının okuyanlar için mi, yazılması gerektiği yoksa, yazarın içinden geçenleri paylaşması mı gerektiği sorusu önemli bir yer işgal etmektedir.
Birilerinin hoşuna gidecek, onların egolarını pohpohlayacak yazılar yazmak, ses getirmek için, medyatik olmak için, gündemde yer işgal etmek için, kısacası sadece okur için yazılar yazmak, ne kadar yerinde bir durum. Eğer bir yazı sırf okunması için, birilerinin beğenebileceği türde yazılıyorsa, o zaman o yazılanlar her ne kadar birilerinin kaleminden, birilerinin parmaklarının ucundan çıkıyor olsa da gerçek özgün değere ulaşamazlar.
Ben de bu yüzden, bundan sonraki yazılarımda nasıl bir tavır takınacağıma karar verdim. Birileri okusun, birileri beğensin, medyatik konular işleyeyim de dikkat çeksin tavrını takınmayacağım. İçimden gelenleri, parmaklarımın ucundaki kalıplara dokunarak modern zamanın bize bahşettiği imkanları kullanarak okuyucularıma aktarmayı düşünüyorum.
Önemli olan çoğunluktan daha çok, etkin bir çoğunluğun olmasıdır. Bir yazıyı okuyup geçen değil, o yazının kendince gördüğü, hissettiği olumlu ve olumsuz yanları belirtmesidir. Okuyucu ve yazar arasında sıcak bir iletişim olmadan sadece tek taraflı bir şeylerin yazılıp bir şeylerin okunması tek başına bir anlam ifade etmez. Bir yazının keyifli bir hale gelebilmesi, yazar ve okuyucunun karşılıklı birbirini beslemesinden geçer.
O yüzden yazılarımı beğenenler kadar beğenmeyenler de olacaktır. Ama zaten benim kendimi birilerine beğendirmek gibi bir amacım yok. Sadece içimde hapsolmuş kelimeleri özgürlüğüne kavuşturuyorum. Okuyuculardan gelecek olan eleştiriler, içimdeki düşüncelerin filizlenmesine, onların yeşerip bir çiçek açmasına yardımcı olacak. Ancak bu şekilde, içimde hapsolmuş kelimeler, okuyucuların denizinde akıp özgürlüğüne kavuşacak ve hayat bulacak...
recepcebiroglu@hotmail.com