​ Yazarın hayatı sıradan olmamalı... / Ben Bildiriyorum / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Ekim '07

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
 

Yazarın hayatı sıradan olmamalı...

Yazarın hayatı sıradan olmamalı...
 

Bir yazarın verimli, üretken, sürekli kendini yeniye bilmesi için hayatının sıradan olmaması, aynı tempoda devam etmemesi gerekiyor kanımca. Yaşadığı her olay, çevresi, yaşantısı sıra dışı olmalı veya abartılı olmalı, olmalı ki esin kaynakları, ilham perileri tükenmesin.

Mesela yazarın aşık olduğunu düşünelim. İlk heyecanlar, ilk telaşlar geçip her şey rutine döndüğünde yazılacak esin kaynağı olacak bir konuda olmuyor.

Yazar aşık olmalı hem de öyle sıradan aşıklardan değil abartı aşıklardan. En güzel aşk yazıları, şiirleri, hikayeleri duyguların en yoğun olduğu ve yaşandığı dönemlerde yazılıyor. Ya yeni aşkın en şiddetli yaşandığı başlangıçlarda yada hüznün bol olduğu bitişlerde. Sevgiliye seslenişler, sevişler, özleyişler, okuyucusunun yüreğini titrettirsin.

Aşkın içinde heyecan olmalı, ihanet olmalı, nefret olmalı, karşılıksız aşklar yaşamalı veya yaşatmalı yazar, korku olmalı, kaybetme korkuları yaşamalı veya yaşatmalı ki esin kaynakları, ilham perileri tükenmesin.

Aşkında kavgalar olmalı, küsmeler, barışmalar, çekip gitmeler, ve sonra kavuşmalar yaşamalı yazar. O geri dönüşlerde ki kavuşmanın tadını, özlemi hissettirebilmeli okuyanın yüreğinde.

Yalnız olmalı bir yazar, istediğinde kabuğuna çekilebilmeli, istediğinde bir sevgilinin kollarında uyuyabilmeli.Fikir sahibi olduğum yeni veya eski çoğu yazarlarımız hep yalnız şövalyecilik oynamışlar hayatlarında.Yaşantılarına giren her rengin, her tadın bir anısı, bir hikayesi çıkmış böylece ortaya.Sonra ‘’ah ah esmerin tadı, sarışının adı’’ nerden bilinebilirdi.

Aşkı karşılıksız olmalı, beslemeli, kamçılamalı onun, duygularını, yüreğinin dilini , her karşılıksız sevdalarda konuşturabilmeli yürek dilini, duygu seli olup dökebilmeli kağıda kaleme..

Yazar hassa olmalı, duygusal olmalı, yüreğiyle kalemi aynı dili konuşmalı.Yaşadığı her olay karşısında ruhu, beyni, yüreği hepsi bir olmalı.

Yazar seyyah olmalı, çok yer gezmeli, çok yer görmeli, her gezdiği, her gördüğü yeri öyle anlatmalı ki, okuyanına hissettirmeli oralarda olduğunu o an.

Yazarın hayal gücü yüksek olmalı, olmayanı oldurmalı, yaşanmayanı yaşatmalı, Olmayan ülkeler, mekanlar yaratmalı, yaşanmamış aşklar, akla hayale gelmedik kişilikler yaratmalı.Okuyucuyu hayal ile gerçek arasında yüzdürmeli.

Yazar iyi bir gözlemci olmalı.Senin benim görmediğimi o görmeli.Bir objeye bile farklı gözle bakabilmeli, görüş penceresi ve ufku geniş, bakış alanı ummanlar kadar olmalı.

Sizce bir yazar nasıl olmalıdır ?

 
Toplam blog
: 529
: 3765
Kayıt tarihi
: 29.08.06
 
 

İstanbul'da doğmuşum... Dünyalar tatlısı bir kızım var... Herkesi kolay kolay sevemem... ..