- Kategori
- Ben Bildiriyorum
Kurban olam ayına yıldızına

Bugün iki şehit, dün 13, evvelki gün? Ondan önceki gün? Daha daha öncesi? Kan denizinde usul usul yol alan gemi yarın hangi iskeleye yanaşıp kaç canı daha alacak acaba? Bilmiyoruz...
Haberleri duyunca dondum kaldım bir an. Çok şükür bana sıradan bir haber gibi gelmiyor gencecik fidanların şehadet haberleri. Hala duyduğumda içime bir ateş düşüyor taş kesiliyorum o an. Ruhlarına birer fatiha okudum, yakınlarına sabır vermesi için dua ettim Allah'a.
Yaslandım koltuğa gözlerimi kapadım. İçimden vatan millet nutukları atmak gelmedi. Yaşananların suçunu kimsede arayamadım. Önce kendi muhasebemi yapmak istedim. Gazetelerde yazılanlar geldi gözlerimin önüne. Hainlerini kendi eliyle besleyen bizden başka ülke yokmuş. Adamlar bu topraklarda bayrağına ihanet etmet için çalışıyor para kazanıyor. Bugün de haberlerde gördüm. İzmir'de terörist bir grubu tekrar canlandırmak için çalışan bir grubu yakalamışlar. Hainler devlet imkanlarını kendi davaları için kullanıyor, destek sağlıyor, haberimiz yok. Kim işe alıyor o insanları? İzmir'dekileri yakalandılar da öğrendik. Diğer şehirlerimizdekilerden haberi olan var mı? Adam oraya çalışıp ekmek parası kazanmaya mı gelmiş yoksa onlara yardım ve yataklık yapmaya mı? Birileri koruyup kollamasa böyle rahat rahat tepeden gelebilirler mi acaba? Ya alışveriş yaptığım market? Aynı caddede 99.cu marketi ihtiyaçtan mı açtırıyorlar yoksa militanları kamufle ve finanse etmek için mi? Bilmiyorum...
Orada askerime sıkılan kurşun burada namluya sürülüyor artık. İstanbul'da, İzmir'de, Ankara'da. Paketi de dışardan geliyor karanlık bir dağ gecesinde eliyle koymuş gibi buluyor helikopterler o mağaraları. Artık o mağaralarda başka şeyler yapıldığını da öğrendik. Nasıl da dağbaşlarında kaybolmuyor o maşayı tutan eller hayret. Görünmez kırmızı halılar var demek ki. Geliyorlar, talimat veriyorlar, pazarlık yapıyorlar ve buhar olup uçuyorlar anında. Dünyanın heryerinden oluk oluk para akıyor ama bir garip köye okul yapmaya değil sanırsam. Elektrik yol su olarak da yok ortada bir şey, bizimkilerin çaktığı iki çividen başka. Dağda eğitim veriyorlarmış diye duydum, silah ve savaş eğitimi veriyorlarmış hedef benim askerimmiş. Eğitim verenlerin içinde yabancılar çokmuş, plan büyük belli. Ama taşıma suyla olmuyor işte. O kadar malzeme, eğitim, para ama üzerine de iki uyarıcı hap attırmadan yetmiyor. Yettiği de masum köylü, acemi asker. Asker ve polisin ailesi bir de. Duymuşsunuzdur Doğu'da asker ve polis çocuklarına okulda neler yapıyorlar. Okul servisine bile tuzak kurdular hatırlayın. Dostlarımdan bir subayımızın yıllar önce o görevdeyken eşini ve ilkokula giden oğlunu şehit ettiler.
Kimler ne şekilde destek verirse versin istediklerine ulaşamayacaklar. Askerimin elini kolunu bağlamışlar, hikaye. Devlet yetersizmiş, hikaye. Politikacılar gevşekmiş, olabilir ama hepsi değil. Benim insanım şehit oğlunun cenazesinde ''vatan sağolsun, öteki evladım da vatana kurban olsun'' diyorsa, içi yansa da başı dik ve gururluysa orada kazanan taraf yedi düvel olmaz.O gözü yaşlı babanın, gözü yaşlı ananın, eşin, çocukların olduğu taraf olur. Tek başına olduğu için kaybetmez. Düşmanları çok olduğu için kaybetmez. Yüreğinde olan, yeter.Çünkü yürekte olmayan birşeyi parayla pulla koyamazsınız oraya. Yoksa yoktur.
İçim yanıyor ama sayfamı karartmayacağım. Ülkemi karartmalarına da izin vermeyeceğim. Ağlayıp sızlamakla olmuyor. Etrafıma dikkat edeceğim, alışveriş yaptığım yeri araştıracağım, verdiğim parayı takip edeceğim kuruşuna kadar. Başka türlü şehidime hesap veremem hesap gününde.