- Kategori
- Deneme
Yazgı

Umutsuzdun, ürkektin, bitkindin, yılgındın, yorgundun, hülasa olarak kendini salmıştın…
İlişkilerin kötü! Yanında seni seven biri yok! Her şey tepetaklak gidiyordu…
Daha bir sürü sorun, mesele, problem... (…)… buraya daha kaç kelime sığarsa...
Peki, neden böyle oldu? Neden kendini saldın ve hayata küstün?
Daha birçok soru ve bunları doğuran etken…
Sorunsuz kim var ki?
İşte bir yaşam gerçeği…
Doğumda bile çelişki var!
Hayata ağlayarak başlanmıyor mu?
Bazen de birinin ağlaması, birine iyi geliyor…
Biri ağlarken, diğerlerinin de ağlaması, onunla birlikte üzülmesi, elbette güzel olanıdır.
Ama…
Mahvoldun, elindeki servet gitti… Karşı komşu, rakibin, bazen ne yazık ki kanından biri resmen göbek atıyor!
Bu ağlama ve sevinme ne kadar da göreceli değil mi?
Ama bu bir realite, biri ağlarken biri gülüyor…
Sen sevdin olmadı ağla…
O başkasına gönül koydu. Gönül koyulan sevinç içinde…
Buna çokça örnekleme yapılabilir ve bunlar çok zaman çelişki içindedir.
İşte en çelişkisiz olanı: Sen doğdun…
Zavallı yavrucak! Ağlayarak aç gözlerini Dünya’ya… Ama anan baban göbek atmaya başladı…
Büyüdün, terbiye edildin! Eğitilmeye başladın.
Hımmm… Sevmeye de başladın…
Umarım gülersin… Ağlamamaya çalış ya da seni ağlatmayacaklara bak…
Ama ne kadar da insancıl olsan risk var… Sen gülerken ağlama ihtimali olan olabilir… Bu ne kadar da olasılık üzerine bir cümle değil mi?
Ne yapalım, hayat olasılıklarla dolu ve bunları yönetmek bir yere kadar senin elinde…
Havayı, suyu, toprağı, ateşi; dört elementi bize bahşedence yazılmış olana, Yaradanın bize çizdiği yazgıya inanırım.
Ama Yaradan bu yazgıda bir yere kadar da sana belirleme fırsatı veriyor.
Bazı kararların, seçimlerin, gönül koydukların ya da gözünün önünde olup da koymadıkların…
Yaradan sana da biraz seç, sev, çalış, kazan, dağıt ve birçok konuda, sana da kendini yönetme fırsatı veriyor… Nasıl yönetirsen, nasıl seversen, nasıl seçersen, yazgındaki o kanala giriveriyorsun bilmeden…
Yazgını yönetme hakkı senin. Çünkü sana da biraz görev verilmezse, herkes “İşte yazgım bu” der, yatar uyur.
Yaşamda tembelliğe de yer yok.
Yaşamak; sevmek, çalışmak, kazanmak, şükretmek elbette inanmak ve paylaşmakla güzelleşecek…
Buraya kendinden bir şeyler koymalısın… Çünkü biraz evvel tembellikten de bahsedildi…
Doğdun ve hemen ağladın!
Bir ömür sürdün ama yaşam sonludur…
Ebediyete yol alırken sen de ağlatabiliyorsan birilerini...
Ardında ağlayanlar kaldıysa: yazgını iyi yönettin demektir…
Bojidar Çipof
8 Aralık 2009 Yeşilköy