​ Yazmak hüzün işidir / Deneme / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Ocak '13

 
Kategori
Deneme
 

Yazmak hüzün işidir

Yazmak hüzün işidir
 

Bir pazar sabahı kalktığında her yer bembeyaz...

Kar yolları kapatır...

İnsanlar bakkallarda, fırınlarda ekmek bulamazken, sen bakkallarda, kırtasiyelerde, bayilerde "o gazeteyi" bulabilme telaşına düşersin...

***

Akşamüstü  banliyö trenine biner, Sirkeci Garı'nda inersin, hemen oradan erken baskı yarınki "o gazeteyi"alır beklemeden geri dönersin...

***

Resimde görülen Sirkeci'deki Büyük Postane'nin merdivenlerini heyacanla çıkarsın, içeri girmeden girişteki  "dağıtım" yazan bölüme elinde pulu yapıştırılmış mektubu bırakırsın...

***

Bir film gibi "geri dönüş"ler den günümüze geldiğinde çok şeylerin değiştiğinin  farkına varırsın.

Kendinin bile...

62 kg'dan 100 kg çıkmışındır...

Saçların beyazlamıştır örneğin...

***

Zahmetler azalmıştır  artık...

Peki gençliğinin heyecanı-umudu-değiştirebilme duyguları?

---

Geçteğimiz aylarda CNNTÜRK'teki Enver Aysever'in Aykırı Sorular'daki konuğu İlhan Şeşen'di...

"Sanat hüzün işidir"diye tanımladı kendisinin sanata, müziğe bakış açısı olarak...

Sanatta "acı"olgusunun bir yere kadar olması gerektiğini...

Ve "hüzün" olmadan üretken olunamayacağını...

***

Resimde gördüğünüz Büyük Postane'nin hatırası-önemi büyüktür benim için...

Baştan beri anlatmaya çalıştığım yaklaşık çeyrek yüzyıl öncesinin koşuşturmacalarının heyecanlarının (benim açımdan)yeridir burası.

Yayınlanan-yayınlanmayan nice okur mektuplarının postaya verildiği yer...

Öncesinde ve sonrasında daha fazla beklemek için sarf edilen gayretler.

***

Önceki tecrübelerden edindiğimiz;bir okur mektubunun gönderildikten sonra yayınlanma süresi 7 gündür...

10 günü geçen bir mektubun yayınlanma şansı yoktur.

Bir istisnası olmuştu. Öğle üzeri gönderdiğim mektup (o zaman gazeteler Cağaloğlu'nda olduğundan) ertesi gün kendi yayınlanmayıp (bir ay beklemiş) bir öncekinin  yayınlanmasına sebeb olmuştu...

***

Şimdi öyle mi?

Geç bilgisayar başına;karşında ekran parmakların ucunda klavyenin tuşları...

Ne pul.

Ne mektup.

Ne de yol katetmeler.

***

Sanat (yazmak) hüzün işi gerçekten.

Peki nedir, yazanın -yazma heveslisinin derdi?

***

Öncesini bir kenara bıraksak bile en hızlı-sıradan yazılan bir yazı bile ortlama 1 saati alır...

Bizimkisi 600 küsur yazı, 600 saat eder en azından.

Peki ne için? 

 
Toplam blog
: 180
: 901
Kayıt tarihi
: 25.07.09
 
 

Önceleri Milliyet Gazetesi'nin "Okur Mektupları" vardı...Şimdi ise "İnternet", "Milliyet Blog" ve..