​ Yekta beyin sahte yeğenine dikkat / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Nisan '07

 
Kategori
Siyaset
 

Yekta beyin sahte yeğenine dikkat

Yekta beyin sahte yeğenine dikkat
 

Telefonun öbür ucunda eski Anayasa Mahkemesi Başkanı Sn. Yekta Güngör Özden bey. Kendisine çok kısa bir sohbetten sonra soruyorum. Sizin yeğeniniz olduğunu, ve geçen dönem C.H.P den milletvekili adayı olduğunu söyleyen şu isimli şahsı tanıyormusunuz? Hatta bu şahıs Sn. Adnan Polatın ortağı ve Sn. Hıncal Uluç'un da yakın arkadaşıymış diyorum. Sn. Yekta Güngör Özden, adamın ismini duyunca "aman Metin Bey bu adam dolandırıcının teki. Benim yeğenim filan değil. Ankara'da bir çok kişiyi dolandırdı. G.A.T.A danda iki hocayı bu yolla kandırdı. Aman dikkatli olun" deyince şüphelerimin ve araştırmalarımın boşuna olmadığını iyice anlamıştım. İşte benim ufak bir parayla kurtulduğum ve kimbilir arkasından nelerin çıkacağı henüz belli olmayan, gümrükten çekilecek ucuz laptop hikayesi.

Oğlum birinci ligdeki Tokat Plevne Voleybol Takımının oyuncusu. Arçelik ile olan maçını seyrettikten sonra dönme hazırlıklarındayken Tokat Plevnenin geçen dönemki yönetiminde olduğunu söyleyen, orta yaşlı hafif tombalak bir kişi arabamızda yer olup olmadığını sordu, bizde gelin sıkışırız deyip aldık arabamıza. Adamın yol boyunca bir başbakanı aramadığı kaldı. Siparişler, hava alanından biletler, okuyan çocuğunun okuluna en lüks otobüs firmasından özel otobüs göndermeler. Eşim Sarar'da modacı diyorum, hemen telefona sarılıp Sarar'ın sahibi Cemalettin beyi bağlatma çabaları. Yok Canan hanım yokmu? (Sarar'ın eski sekreteri) İşten ayrılmış nidaları. Adama şöyle bir bak Çanakkale sepeti, fakat çevreye bakarmısınız. Ben Maçka'da antikacılık yaptım polat apartmanının yanında diyorum. Adnan Polat'la beraber ortaklık yapıyoruz diyor. Yahu size hayran kaldım, nasılda bu kadar insanı tanıyorsunuz diyorum. Bana ne dese beğenirsiniz. "Eee o kadarcık olacak bendeniz Yekta Güngör Özden'in yeğeniyim"

Adam bizi 5 kilometre yol gitmeden pişmiş kelle kıvamına getirdi. İçimden vay be arabaya kimi almışızda haberimiz yokmuş diyorum. Neyse yine onbeş saniyede bir, eline aldığı telefonuna sarıldı ve birileriyle laptop muhabbeti yapmaya başladı." Tamam 107 tane gelecekti. Kaçını çekecektik? gibi konuşmalar dikkatimi çekti ve hemen atladım sazan gibi. Siz laptopmu satıyorsunuz? "Yok serbest dolaşım ve gümrükten ucuz çekme şansımız var bizim" deyince. Aklıma hemen Tokat'ta ogo denen minik bir aletle msn yapmaya çalışan garip oğlum geldi. Adamı Tokat'a gönderdik bir laptop alamadık diye biraz da yolunu yapıp. "Yahu söylesenizde bizim çocuğada bir laptop ayarlayabilirlermi acaba?" Hemen seri bir şekilde telefonu kapıp aradı ve konuşmaya başladı. " Bizim sporcumuza da bir tane ayarlayın. Birde karşı tarafa ufak bir fırça kayıp; sporcumuzdur bu seferlik olsun "diyerek telefonu kapadı. Bir gün sonra antika galerime gelip 300 ytl kapora aldı ve gitti. Ve bir gün sonra bir daha gelip "verdiğiniz 50 ytl sahteymiş deyip bir elli daha götürdü. İşte o zaman köşeli jetonum düştü.

Aradan bir hafta geçti telefonlara çıkmamaya başladı. Benim telefonumu tanıdığı için açmadığını anladım ve arkadaşımın telefonundan aradığımda çıktı beyimiz. "Kesin haftaya laptop elinde" hikayesini yarıda kesip kendisine "sen Yekta Güngör Özden'in yeğeni olamazsın. Sen sahtekarın tekisin ve seni savcılığa şikayet edeceğim dediğimde, hala, ben Yekta Beyin yeğeniyim diye ısrar ediyordu. "Pekala hadi Yekta Beyi ara beni arasın" dediğimde ise bana, "sen çok meşhur bir adamsın sen arada sen sor deyince artık iplerin koptuğunu anladım. Tam bir dakika sonra (4 nisan 2007 saat 14 00 civarı) Yekta Güngör Özden Bey telefonun öbür ucundaydı. Daha sonra da C.H.P. İl Başkanlığından Zeliha Hanım da kötü haberi veriyordu. Geçen dönem milletvekili adayı olduğunu söyleyen şahısı hiç tanımıyorlardı. Hemen aradım bizim laptopçuyu tabiki inanamadı. Dayın dedim senden telefon bekliyor.

Yazık değilmi diyorum insanlığına. Geçmişte, Tokat Plevne Voleybol Kulübünün yönetiminde yer almış bir şahsiyetsin. 350 YTL için değermi bu tiyatroya. Tabiki bu oyunu kaç kişiye oynamıştır. Kimbilir kaç kişinin canını yakmıştır. Pekala bu adamın dolandırıcı olduğunu bilen, adalet dağıtıcılığı yapmış, kendisi aynı zamanda Eski Anayasa Mahkemesi Başkanı olan çok değerli büyüğümüz Sn. Yekta Güngör Özden o zamanlar gerekli merciilere herhangi bir şikayette bulunmuşmudur? Ya da kendini, yeğeni olarak tanıtan ve bir çok insanın canını yaktığını bizzat şahsıma söyleyen bir vatandaş olarak şu saatten sonra bir şikayette bulunmayı düşünüyorlarmı? Kendileri şikayette bulunacaklarmı bilemiyorum ama ben yarın hazırladığım dilekçemi savcılığa veriyorum. Hep "bana dokunmayan yılan bin yaşasın" diyerek toplum bu hale geldi.

METİN ÖZKAYA

 
Toplam blog
: 116
: 3217
Kayıt tarihi
: 15.01.07
 
 

İstanbul' da doğdum. Antikacı, saray restoratörü ve eksperim. Antika konusunda 50’ye yakın belgesel ..