​ Yeni anayasa ile değiştirilmek istenen "rejim değişikliği" değildir; "İdare Tarzıdır"... / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Kasım '16

 
Kategori
Siyaset
 

Yeni anayasa ile değiştirilmek istenen "rejim değişikliği" değildir; "İdare Tarzıdır"...

Yeni anayasa ile değiştirilmek istenen "rejim değişikliği" değildir; "İdare Tarzıdır"...
 

Yeni Anayasa, Türkiye'nin böyle bölünmesine mi yol açacak; yoksa Türkiye'de "eyalet sistemi" mi uygulanacak?


Yeni Anayasa'nın, Türkiye için öngördüğü ya da göreceği yönetim sisteminin, adı, ister "başkanlık" olsun, ister "cumhur başkanlığı"... Her ne olursa olsun, değişecek olan,YENİ TÜRKİYE CUMHURİYETİ'Nİ Kurucusu  M. KEMAL ATATÜRK'ÜN dediği gibi, yalnızca ve yalnızca "TARZ-I İDARE"dir; "REJİM" değildir... 

*

MUSTAFA KEMAL(ATATÜRK)... "YENİ TÜRKİYE" ve "yeni rejim, CUMHURİYET"...

M. Kemal(Atatürk), 2 kasım 1922 tarihinde, bir Fransız gazetecisine verdiği ve içinde TBMM Hükümeti'nin yeni "idare şekli" konusunun da yer aldığı demeçte(X) aynen şöyle demiştir : "Yeni Türkiye'nin eski Türkiye ile bir alakası yoktur... Şimdi yeni Türkiye doğmuştur"(1).

M. Kemal, devam eden demecinde, Yeni Türkiye'nin "idare şekli" için de şunları ifade etmiştir :"...Gerçi millet değişmemiştir... Ancak, "Tarz-ı İdare" değişmiştir..."

M. Kemal, bu sözleri, "Halife-Sultan" eşliği ile --bir dönem "Meşruti monarşi" ve bir dönem de "mutlak monarşi-- ile idare edilen Osmanlı Saltanatı'nın kaldırılmasından bir gün sonra söylemiştir...

Buna rağmen, bana göre, büyük bir "siyasi bir devrim" sayılan hareketin sonrasında bile, bunun bir "rejim" değiştirme işi olduğunu söylememiştir... Bu, yalnızca, Halife-Sultan eşliği ile ile idare edilin Monarşik rejimin bir ayağının kırılması olarak kabul edilmiştir.

M. Kemal, aynı demeçte, "...Bizim şekli hükümetimiz, tam bir demokrat hükümettir. Ve lisanımıza bu hükümet, 'halk hükümeti' diye anılır"(2) demekle yetinmiş ve bir rejim değişikliğinden söz etmemiştir.

Ne zaman Cumhuriyet kurulmuş ve ne zaman Osmanlı yönetim şeklinin, "Halife-Sultan" eşliğinin ikinci ayağı olan Halifelik de lağvedilmiş; ancak o zaman M. Kemal, "siyasi ve sosyal değişim ve dönüşümüm" adını koymuş ve "Cumhuriyet rejimi"demiştir...

Daha sonra da, cumhuriyet ve demokrasiyi özdeşleştirerek şöyle demiştir(3): "CUMHURİYET REJİMİ DEMEK, DEMOKRASİ SİSTEMİYLE DEVLET ŞEKLİDİR"

*

İŞ, 29 EKİM 1923 GÜNÜ BİTMİŞTİR... CUMHURİYET REJİMİ TARTIŞILMIŞ VE YERİNE OTURMUŞTUR...

Yani tartışma konusu ortadan kalkmıştır... Şimdi tartışılması gereken devletin ve hükümetin, yukarıda da değindiğin ve M. Kemal'e atıf yaparak dillendirdiğim, "Tarz-ı İdare"dir...

Devletin ve hükümetin daha iler bir demokrasi düşüncesiyle yapmaya çalıştığı yeni anayasaya, daha şimdiden, farklı anlamlar yükleyerek sulandırmak kimsenin yararına değildir...

Bu anayasanın, Türkiye'nin bölünmesine yol açacağını söylemek ise, yalnızca ve yalnızca, aynı düşüncenin gerçekleşmesini isteyen "iç ve dış düşmanlarımızdan" başka kimsenin işine yaramaz...

Siyasi "beklentilerini ve ikballerini ", "vatan ve milletin" önüne koyanlar, zaten bizden değildir...Bu iki düşmandan hangisini seçerlerse seçsinler, bir gün gelir bunun hesabını, bir şekilde verirler...

*

Gönül isterdi ki, iktidarı ve muhalefeti ile, Meclisi'in tüm üyeleri, bu anayasa çalışmalarına katılsın ve ortak bir "metinde" uzlaşmaya varsınlar... Ne mümkün...

Yalnızca Hükümet ve MHP'nin --daha tam olarak belli değil ama-- uzlaştığı bir anayasa metni hakkında, daha metin Meclis'te okunmadan ve tartışılmadan, peşinen, bu anaysa "Türkiye'nin bölünmesine yol acar" yargısını ve de algısını ortaya atmak ne kadar doğrudur...

*

SON SÖZÜM...

Bu anayasanın, Türkiye'yi böleceğinden korkanlar; bir an için olsun ,Türkiye için, daha iyi bir geleceğe yol açacağı neden düşünmezler ki?...

cdenizkent

------------------------- :

(X) Bu Fransız gazeteci, "Petit Parisien Gazetesi'nin Bursa muhabiridir.. M. Kemal ile yaptığı söyleşi, ertesi gün, zamanın gazetelerimiz olan "Tanin" ve "İkdam"da da yayınlanmıştır.

(1) M. Kemal Atatürk, Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Ankara: 1989, Cilt-III, s.72

(2) A. g. y.

(3) Afet İnan, Atatürk Hakkında Hatıralar ve Belgeler, 1933, s.25

 
Toplam blog
: 979
: 1425
Kayıt tarihi
: 11.12.07
 
 

İstanbul doğumluyum. İlk, orta ve lise öğrenimi İstanbul'da tamamladım. İstanbul Üniversitesi'nde..