Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Eylül '12

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
244
 

Yeni anayasa süreci ile amaçlananlar

Yeni anayasa süreci ile amaçlananlar
 

Ülkemizde özellikle son yıllarda  yeni  anayasa yapma beklentisi çok üst noktalara çıkarılmıştır. 1982 Anayasası ısrarla ve kasıtlı olarak  kötülenerek toplumun sivil ve demokratik bir anayasaya ihtiyacı olduğu vurgusu üzerinden yeni anayasa süreci meşrulaştırılmak istenmiştir.

1982 Anayasası 1980 askeri darbesinin bir ürünü olması nedeniyle demokratik niteliği her zaman tartışılmış olan bir anayasadır. Ancak 1982 Anayasası’nın üzerinden 30 yıl geçmiş ve bu otuz yıl içerisinde bu anayasanın 80 civarında maddesinde çok esaslı değişiklikler yapılmıştır.

Özellikle ülkemizin Avrupa Birliği sürecinde demokratikleşme adımları olarak tabir edilen anayasa değişiklikleri dönem dönem gerçekleştirilmiş ve 82 Anayasası demokratik nitelikleri haiz bir anayasa haline gelmiştir.

Elbette anayasalar kutsal metinler değildir ve  değiştirilebilirler, zaten yukarıda da ifade olunduğu üzere 1982 Anayasası’nda ihtiyaçlar doğrultusunda çok önemli değişiklikler yapılmıştır.

Son birkaç yıldır, milli birlik ve beraberlik hususunda sicili pek de parlak olmayan çevreler toplumda yeni anayasa beklentisi ve ihtiyacı oluşturmaya çalışmışlardır. Oluşturulmaya çalışılan bu beklenti, toplumda  ancak kısmi bir karşılık bulmuş toplum anayasa değişikliğini esaslı bir ihtiyaç olarak görmemiştir.

Kaldı ki 12 Eylül 2010 tarihinde büyük bir gösterişle yapılan anayasa değişikliğinin hüsranla neticelenmesi de yeni anayasa hususunda toplumdaki beklentileri çok aşağıya  çekmiştir. Toplum artık yeni anayasa üzerinden sürdürülen demokratikleşme zırvalarına itibar etmemektedir.

Başkanlık sisteminin ülkemizde tartışılmaya başlanması, yerel idarelerin çok geniş yetkilerle donatılması ve devletin temel dinamikleri üzerinde önemli tahribatların gerçekleştirilmek istenmesi yeni anayasa sürecinde özellikle iktidar partisinin ve yandaşlarının ısrar ve heyecanını anlamak açısından son derece önemlidir.

Anayasa toplumsal sözleşme niteliğini haiz bir metin topluluğudur. Yani toplumun tamamının üzerinde asgari müşterekte buluşacağı bir anayasa toplum için elzemdir. Şu anki yapısı itibarıyla 1982 Anayasası da bu birlik ve beraberliği sağlayacak derecede bir anayasadır. 1982 Anayasası’nı antidemokratik bir anayasa olmakla itham edenlerin 1982 Anayasası’nın yürürlükte olduğu şu dönemde bölücü ve ayrılıkçı mihrakların cesur söz ve tavırlarını dikkatle irdelemesi gerekir. Bu çevrelerin yeni anayasa hususundaki beklentilerinin temel nedeni eğer ki bölücü ve ayrılıkçı emellerin bu söz ve eylemlerine hukuki bir zemin hazırlamaksa bunun çok kirli bir niyet olduğunu belirtmekte yarar vardır.

Toplumda oluşturulan koro yeni anayasa çığırtkanlığı içerisinde, yeni anayasa hususunda endişelerini ortaya koyanları darbeci ve statükocu olarak nitelendirse de bu her zaman gerçeği yansıtmaz. Oluşturulan koronun aksine sivil anayasa adı altında toplumsal ayrışma sürecine sebebiyet verecek bu yaklaşıma karşı çıkmakta büyük yarar vardır. 

Bu çerçevede tarih, doğruları ve yanlışları kaydeder. Anayasa hususundaki bu gerçekliği tarihe bu şekilde not etmek isterim.  Zihinler demokratikleşmeden, fikirler özgürleşmeden yeni anayasadan demokrasi beklemek, insan haklarının gelişeceğini ummak, toplumsal taleplerin dikkate alınacağını zannetmek büyük bir hata olur.

Saygı ve sevgilerimle.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 47
Toplam yorum
: 70
Toplam mesaj
: 12
Ort. okunma sayısı
: 643
Kayıt tarihi
: 28.09.07
 
 

1987 yılında Konya Ereğli'de doğdum İlköğretim ve Lise öğrenimimi Konya'da tamamladıktan sonra 20..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster