- Kategori
- Türkiye Ekonomisi
Yeni bir ekonomi anlayışını yapılandırmak …

Yapısal krizlerin de önüne geçmek içindir… Ekonomik meseleler siyasal olgulara feda edilemeyecek denli önemlidir. Zaten siyaseti de bir yerde ekonomi belirler. Türkiye’ nin IMF aksından sıyrılması ve borçluluğunu azaltması için yatırımlara öncelik verilmesi gerektiği çok açıktır. Yatırım ise kaynak ister. Kaynağı toplamanın temel yolları vergi, tasarruf ve dış yatırım çekmek, dış ödemeler dengesinde artı vermektir. Dünya’ yı da bizi de etkileyen kriz çevriminde yatırım yaratacak kaynak üretmenin zorluğu da ortadadır. Ancak yine de işsizliği azaltmak, yoksullukla mücadele etmek, hayat pahalılığının önüne geçmek, enflasyonu dizginlemeye devam edebilmek için Türkiye de temel tercihlerini aşamalı olarak gözden geçirmelidir. Sıcak paranın dolanımı, düşük kur ve yüksek faiz sarmalı ile sorunlar azalmamakta tam tersine birikmektedir.
Dünya ve Türkiye bu çevrimden en az hasarla çıkabilmek için yapısal dönüşüm katsayısını yükseltmelidir: katma değer yaratan üretim ve üretkenlik anlamda sektörel yapılanma esastır.
Uluslararası alanda;
1. Dünya' nın borç yapısı yenilenmeli. Bir kereliğine özgü bütün borçlar yarı yarıya indirilmelidir.
2. Dünya Bankası sosyal, eğitim, sağlık alt yapı projelerine daha çok kaynak ayırabilmelidir.
3. Çevre değerleriyle uyumlu bir yaşam için, "kirleten öder" ilkesi parasal geçerlik kazanmalı, karbon salınımları denetlenmeli, alternatif enerji kaynaklarının kitlesel üretimi teşvik edilmelidir.
4. Nükleer ve biyolojik silah denemeleri ise, elli yıl askıya alınmalıdır.
5. Mal ve hizmet üretiminde çocuk işçiliğine karşı yaptırım uygulanmalı, dünyanın her yerinde ürün kalitesini gösteren " CE" damgasına benzer bir kodifikasyon, emeğin korunması açısından da geliştirilmelidir.
6. Sıcak paranın denetimsiz salınımına engel olabilmek için Tobinn vergisi ya da uygulanabilir önlemler alınmalıdır.
8. Mikro kredi uygulamasına yönelmek isteyen ekonomiler cesaretlendirilmelidir.
8. Tarımda karşılaştırmalı üstünlük kuramının gelişmekte olan ülkeler için taşıdığı önemin gerçekliğini unutmadan, ülkeleri gıda anlamında muhtaçlığa götüren plantasyon ve genetik kodlama bozulmalarının önüne geçilmeli, saydam bir uluslararası veri tabanı kurulmalıdır.
9. Teknolojik gelişmeler, uydu teknolojisi ve bilim bir ekonomik girdi anlamında gelişmekte olan ülkelerin hizmetine daha fazla sunulabilmelidir.
10. BM Ekonomik Güvenlik Konseyi etkinleştirilmelidir.
Ulusal anlamda;
1. Vergi oranları indirilmeli, yatırımlar üzerinden alınan vergiler olabildiğince azaltılmalı, istihdam vergileri mümkünse kaldırılmalı, geniş tabana yaygın ve vergilendirilmemiş kişi ve kesim bırakmayan uygulamalar tam anlamıyla yaşama geçirilmelidir.
2. Üretken yabancı yatırımlara her türlü olanak daha fazla sağlanmalıdır.
3. Bir çok üründeki ÖTV iç pazarın canlandırılması açısından sıfırlanmalıdır. Temel maddelerdeki KDV oranlarının %8'in de altına indirilmesi düşünülmelidir.
4. Orta ve dar aileler başta olmak üzere, ailelerin, eğitim ve sağlık harcamaları nedeniyle vergi iadesi yoluyla desteklenmesi sağlanmalıdır.
5. Ekonomi hamiline yazılı olmaktan nama yazılı hale getirilmelidir. Kayıt-dışılıkla mücadelede en etkin önlemler alınmalıdır. Kıdem tazminatı kaldırılmamalıdır.
6. Güneydoğu ve Doğu Anadolu'da tarım ekonomisini de içine alan entegre projeler desteklenmelidir.
7. Liman ve sınır kentlerimizde daha fazla serbest bölgeler kurulmalıdır.
8. Aile planlaması kavramına asla zorlayıcı olmadan ve demokratik şekilde önem verilmeli, aile yardımları yaşama geçirilmelidir.
9. Eğitimin sanayi ile ilişkisi daha fazla güçlendirilmeli, teknoparkların tesisi artırılmalı, üniversite-iş yeri-yerleşim alanı-okul ilişkileri daha da etkinleştirilmelidir.
10. Bilgi teknolojisine önem verilmelidir.