- Kategori
- Gündelik Yaşam
YENİ BİR SAYFA İÇİN KAYBOLMAK (2)
Kapıldım gidiyorum, bahtımın rüzgarına misali;
Yaşamın şartlarına daha doğrusu bize dayatılan yaşamın şartlarına öyle bir kapılmışız ki;
Ne isteklerimizden vaz geçiyoruz, ne de sahip olduğumuz şeylerin hayatımız üzerindeki baskısına dayanabiliyoruz.
İsteklerimiz kapitalizmin dayattığı kamçı ile azdırılıyor, borçlanma mekanizmaları ya da kolaylığı ile satın aldırılıyor ve borçlanıyoruz.
Şartlar hayalimizin peşinden koşup gitmemizi engelliyor.
Dayatılan yaşamda geri kalma korkusu, daha iyiye sahip olamama endişesi bir şekilde hayallerimizin gerçeklerle buluşmasını engelliyor.
Sadece satın alınarak elde edilen yaşamlar değil, olmak istediğim görünüm, imaj , algımızda ulaşmamız gereken hedefler arasında.
Bu yolda gözümüzü bir hedefe sabitlemiş, onun dışında hiçbir şeyi göremez olmuşuz.
Sosyal ilişkiler , psikolojik durumumuz, bedensel sağlığımız, insanlarla ve çevre ile iletişimimiz hatta kendimiz ile iletişimiz daha da önemlisi insanlığımız bu hengamede tamamen unutmak üzereyiz. Çoğumuz bu yoğun ortamda kaybolmuşuz.
Böyle bir ortamdan kurtulmak için kaybolmak gerekiyor.
Belki Mandıra filozofu filmi bunun için çok rağbet gördü.
İnsanlar tekrar tekrar izliyor.
Filmi izlerken insanlar, kaybolmuş kendini arıyor.
Bu filmde kaybolmuş; kendimizi nasıl bulacağımızla ilgili, ip uçları veriyor.
Doğallığa dönmemiz, doğal hayatla yeniden uyumlu hale gelmememiz, isteklerimizle azan nefsimizle değil, ihtiyacımıza göre nefsimizi kontrol etmekle kendimizi bulabileceğimizi, öz eleştiri de yaparak anlatıyor.
Elbette dayatılan isteklerden kaçınmadan, ruhumuzu hapseden şartlardan kurtulamayız.
Gerçekten kaybolmuş yaşamlara çevremizde, hatta kendi yaşamımızda çok sık rastlıyoruz.
Bazen bir çok kente bakıyorum, çok kısa mesafelerde hala çok bakir köyler var.
İnsanlar eğer isterlerse oralarda bile mütevazi yaşamlar kurabilir.