- Kategori
- Gündelik Yaşam
Kayıp olacak yolu bulamamak (1)
Alıp başımı gidesim var,
Emekli olsam, sakin bir köye yerleşmek istiyorum..
Çiftlik kurmak istiyorum..
Köyüme dönmek istiyorum.
Bir sahil kasabasına bir grup arkadaşla yerleşsek, en büyük hayalim.
Buradan çıkayım da nere olursa olsun gitmek istiyorum.
Mağara gibi bir yerde kitaplarımı alıp , kitaplara dalmak istiyorum..
Yaylara çıkmak,
Bir dağın zirvesinde çadır kurmak, sabah güneşi uyandırmak istiyoruz.
Masalımsı hayallerimiz var.
Karavanlarla gezenleri gıpta ile izliyoruz.
Yelkenlilerle dünyayı dolaşanlardan olmak belki ufuklar ötesinden hayaller devşirmek gibi.
Bazen bir yolculuk anında camdan seyir ederken, gördüğümüz yollarda bisiklete binmenin ne kadar zevkli olacağını hepimiz aklımızdan geçirmişizdir.
Ya uzaklarda otlarken fark ettiğimiz arap atına binmeyi şimdi hayal dahi edemiyoruz.
Oysa ata binmek, bizim yaşam biçimi idi. Atı, kartlı olmayan bir Türk düşünebilir miydik.
Cirit ustası , seyis, nalbant saraç olan ataların torunları değil miydik biz.
Hayallerimizi gerçekleştireceğimiz yerde, gerçeklerimizi hayallerin uzak noktalarına savuruyoruz.
Değil mi.
Ne için, daha iyi insan olmak için mi?
Daha mutlu olmak için mi?
Daha adil olmak için mi?
Niçin?
Hangisi olabildik..
Olanı da kaybetmedik mi ?
Şimdi kaybettiğimiz gerçeklere ulaşmak için bulunduğumuz noktada kaybolmak istiyoruz.
Neden?
Uygarlık diye bize dayatılan içinde insanlık, adalet, hak, paylaşım olmayan o ambalaj içindeki ürüne ulaşmak için mi?
İnsanları modern köleler haline getiren modern dünya da mutluluk aramak için mi?
İnsanlar bulundukları ortamdan sıkılmış, yaşam şartlarının çarkları arsına sıkışmış bir çıkış noktası arıyor.
Kaybolmak kolay mı?
Çok kolay kaybolmadık mı?
Şimdi kaybolmak istiyoruz da..
Kayıp olacak yolu bulamıyoruz.